Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/1164 E. 2023/5901 K. 17.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1164
KARAR NO : 2023/5901
KARAR TARİHİ : 17.10.2023

MAHKEMESİ :Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın Doğu Sanayi/Kayseri Şubesi ile borçlu davalı şirket arasında imzalanan kredi genel sözleşmeleri gereğince krediler kullandırıldığını, davalının ise söz konusu sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun zamanında ödenmemesi nedeniyle banka tarafından hesaplar kat edilerek ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen ödeme gerçekleştirilmediğinden davalılar aleyhine takipler başlatıldığını, davalıların takiplere itiraz ederek durmasına sebep olduğunu ileri sürerek icra dosyalarına yapılan itirazın iptaline ve icra takiplerinin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Kayseri 5. İcra Müdürlüğünün 2018/12205 E. sayılı icra takibinde belirtilen borç için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile de takibe geçildiğinden mükerrer olduğunu, diğer icra dosyalarında sadece faize itiraz ettiklerini, müvekkilinin icra takibinden önce 1.000.000,00 TL civarında ödeme yaptığını, bazı kredilerin vadesi gelmeden icra takibine konu edildiğini, bankanın istemiş olduğu faiz ve faiz oranının çok yüksek olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında aldırılan bankacı bilirkişinin raporunda dosyaya uygun hesaplama yapıldığı, bu nedenle mahkemece benimsendiği ve hükme esas alındığı gerekçesi ile taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişilerce banka akdi faiz ve temerrüt faizi alacağının eksik hesaplandığını, bu doğrultuda faiz oranlarının müşteriye daha önceden ihbarda bulunma zorunluluğu olmaksızın tek taraflı olarak artırmaya yetkili olunduğunu, kredi genel sözleşmesi ve banka genelgelerine göre hesaplama yapılması ve davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik hesaplama yapılan rapora dayanılarak kısmen kabul kararı verilmesi hatalı olduğunu, diğer yandan söz konusu raporda yapılan hesaplamalarda; banka uygulamasına göre gecikme tarihinden itibaren kat tarihine kadar akdi faiz, kredinin kat edildiği tarihten itibaren ise temerrüt faizi uygulanması gerekirken, raporda akdi faizin gecikme tarihinden ihtarname tebliğ tarihine kadar; temerrüt faizinin ise tebliğ tarihinden itibaren başlatılarak hesaplandığını, ek raporda da herhangi bir değişiklik yapılmamış ise de banka ile borçlular arasında imzalanan kredi genel sözleşmesinde; “Her durumda alacağın muacceliyet tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar (ödemenin yapıldığı gün de dahil olmak üzere) temerrüt faizi uygulanır.” düzenlemesine haiz olup borçlular bu hususu kabul ettiklerini belirterek kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesince delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, özellikle hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerin hukuken isabetli ve yerinde olmasına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu’ nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı banka harçtan muaf olduğundan, ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı bankaya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.