YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1257
KARAR NO : 2023/2417
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasındaki tescilli endüstriyel tasarıma tecavüz ve haksız rekabet nedenlerine dayalı maddi ve manevi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin uzun yıllardan beri lokum ve şekerleme üretim-pazarlama işi ile uğraştığını, ürettiği ürünlerin ambalajları üzerindeki endüstriyel tasarımların Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde 05.06.2007 tarih, 2007/02948 tescil numarası ile müvekkili adına tescil ve ilan edildiğini, müvekkilinin ürettiği ephesus lokumu, elma çayı ve helvasına benzetmek suretiyle davalının ”hobi” ve ”monetti” adı altında lokum, elma çayı ve helva üretip piyasaya sürdüğünü, ürünlerin içeriği ve paketlerinin birbirine benzediğini, bu durumun ürünler arasında iltibas yarattığını, davalı tarafın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 61’inci maddesinde işaret edilen fiilleri işlemek suretiyle davacı şirketin endüstriyel tasarım hakkına tecavüz ettiğini, davacı şirketin şöhret ve ününden faydalanmak suretiyle kendisine haksız kazanç sağladığını ve tasarımlarını taklit ettiğini ileri sürerek, davalının müvekkilinin tasarımını ihlal eden eylemlerinin durdurulması için tedbir kararı verilmesini, taklit tasarımlı ambalajlı ürünlerin üretim ve satışının durdurulmasını, piyasadaki ürünlerin toplatılmasını, üretimi gerçekleştiren cihazlara el konulmasını, davalının haksız rekabet ve endüstriyel tasarım ihlali eylemleri nedeniyle 70.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı adına kayıtlı bulunan 2007/02948 nolu endüstriyel tasarım tescil belgesini hükümsüzlüğüne karar verilmesi amacıyla açılan davada davacıya ait tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 21.03.2017 tarih, 2014/180 E., 2017/76 K. sayılı kararı ile davalının çalışanlarına davacının ürünlerini sattığı şirketlere kendi ürünlerini satması için baskı yaptığı, hatta aynı ürünleri gramajını düşürerek daha ucuza sattığı, davalı eylemlerinin davacının ürünlerini karalama, şirket itibarına zarar verme ve kötüleme niteliğinde olmasa da, davalının taklit ürün üretip bunları davacıdan daha ucuza satma şeklinde haksız rekabet eylemini gerçekleştirdiği ve böylece maddi zararın oluştuğu, manevi zararın ise davalı eylemlerinin şirket itibarını zedeler nitelikte olmaması ve tüzel kişilik haklarına yönelik bulunmaması gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 13.610,96 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin ve manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir. Taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 21.01.2019 tarih, 2017/3323 E., 2019/557 K. sayılı kararı ile“ 1-…Dairemizin 09.12.2013 tarihli bozma ilamında, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile “davalının pazarlama elemanları eliyle müvekkili şirket ve ürünleri hakkında karalayıcı ifadelerle müvekkilinin itibarını zedelediği” iddiasına bağlı olarak davalı tarafından haksız rekabet hükümlerinin de ihlal edildiği davacı vekilince ileri sürülmüş olmasına rağmen bu husus mahkemece gerekçeli kararda tartışılmaksızın salt endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüz kılınması sebebiyle davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş olması bozma sebebi yapılmıştır. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine ve dinlenen tanık beyanlarına göre davalı şirket elemanlarının davacıyı kötüleyerek ticari itibarını zedeleyen ifadelerde bulunmadıkları yönündeki kabule rağmen, davalının taklit ürün üreterek haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. 2- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığı..” gerekçesiyle karar bozulmuştur. Davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
C. Karar Düzeltme Kararı
Dairemizin 21.01.2021 tarih, 2019/1501 Esas ve 2021/251 Karar sayılı kararı ile Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440’ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Endüstriyel tasarıma tecavüz iddiası ile davalı adına 2007/02948 tescil nosu ile tescil tasarımlı tescil belgelerinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep olunmuş isede; Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere, tanık beyanlarına göre, davalı şirket elamanlarının davacıyı kötüleyerek ticari itibarını zedeleyen ifalerde bulunmadıkları anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme’nin bozma kararına uymak suretiyle dosyayı haksız rekabet olup olmadığı hususunda bilirkişiye gönderdiğini, uzman bilirkişi heyetince davalı tarafın davacı müvekkil aleyhine haksız rekabette bulunduğunun tespit edildiğini 23.11.2016 tarihli ek raporla da haksız rekabetin olduğu tarihteki davacının yoksun kaldığı karının davalının 2008 yılına ait net karının %36’sına isabet eden 13.610,96 TL olduğunun belirlendiğini, haksız rekabet olgusunun ilk bozma ilamı doğrultusunda tespitine ve müvekkilinin oluşan maddi zararının yerel mahkemece hüküm altına alınmasına ve bu haksız rekabet nedeniyle müvekkilin ticari itibarının zedelenmesi söz konusu olmasına rağmen sonradan yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmesi, dosyadaki tanık beyanları,bilirkişi raporları ve tüm dosya içeriğine,hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2-Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hem maddi tazminat hem de manevi tazminat yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca hükmün 5. bölümünde 150,00 TL’nin davacıdan alınmasına karar verilmiş ancak bu miktarın yargılama gideri v.s oluşuyla ilgili açıklama yapılmadığını belirterek kararın düzeltilerek onanması istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tescilli endüstriyel tasarıma tecavüz ve haksız rekabet nedenlerine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, endüstriyel tasarıma tecavüz veya haksız rekabet koşullarının oluşup oluşmadığı uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve 55 inci maddeleri, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (554 sayılı KHK) 45 inci maddesinin birinci fıkrası,
3.Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davcı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Dava, tescilli endüstriyel tasarıma tecavüz ve haksız rekabet nedenlerine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacının, her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiş olması 6100 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesi gereğince davaların yığılması niteliğinde olup, reddedilen istemlerin her biri için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir. Mahkemece dava reddedilmiş ancak tek bir vekalet ücretine hükmedilmiştir. Oysa, tasarıma tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle maddi tazminat ile manevi tazminat istemlerinin her biri için hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekeceğinden, mahkemece davalı yararına reddedilen manevi tazminat yönünden de vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan ”…4.080,00 TL..” ibaresinin çıkartılarak yerine ”…8.160,00 TL..” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Davalının yatırdığı peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.