Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/1328 E. 2023/2225 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1328
KARAR NO : 2023/2225
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2019/308 Esas, 2019/865 Karar
HÜKÜM :Kısmen kabul

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı …. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Eti Holding çalışanı …’ın piyasa koşullarına göre oldukça yüksek faiz veren bir madencilik fonu olduğu söylemi üzerine 15.10.1999 tarihinde toplam 23.500,00 TL’yi …’a teslim ettiğini, karşılığında müvekkiline Eti Bank A.Ş.’ye ait hesap cüzdanı verildiğini, 31.10.2000 tarihinde Eti Bank’a devlet tarafından el konulmasıyla ortada bir dolandırıcılık olayı olduğunun anlaşıldığını, davalıların davacının zararından sorumlu olduklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 23.500,00 TL davalı …’e verilen para, 399.500,00 TL munzam zarar olmak üzere toplam 423.000,00 TL’nin 18.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı …. vekili cevap dilekçesinde; …’ın Etibank A.Ş.’nin bölünme öncesinde veya özelleştirme sonrasında personeli olmadığını, ceza davası yargılaması sonucunda işlediği sabit görülen suçları doğrultusunda … hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, dava konusu olayda davalı bankanın hukuken sorumlu tutulmasını gerektirecek bir nedenin bulunmadığını, davalı Banka ile … arasında hiçbir maddi veya hukuki beraberliğin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 08.07.2015 tarih, 2010/398 E. ve 2015/500 K. sayılı karar ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne, 63.934,12 TL’nin (davalı … Bankasının 31.967,06 TL kısmından sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 23.500,00 TL kısmına davalı … yönünden 15.10.1999 tarihinden, davalı … yönünden 23.500,00 TL’nin 1/2’si olan 11.750,00 TL’ye 27.11.2009 tarihinden, 40.434,12 TL geri kalan miktara davalı … yönünden 15.06.2010 dava tarihinden, bu miktarın 1/2’si olan 20.217,06 TL’sine 27.11.2009 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı …. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 22.12.2016 tarih, 2015/15809 E. ve 2016/9767 K. sayılı kararı ile davalı … Bank A.Ş.’nin boş hesap cüzdanlarını gereği gibi saklamadığı ve bu yönüyle davacı zararının meydana gelmesinde kusurlu olduğu ancak mahkemece zararın doğmasında davacının müterafik kusurunun bulunmadığı kabul edilmiş ise de davacının bankacılık mevzuat ve mutad uygulamalarına uygun olarak davalı bankaya gidip gerekli belgeleri vererek hesap açtırmak yerine mutadın dışına çıkarak dava dışı … bünyesinde memur olarak çalışan davalı …’e parayı verdiği, davalı banka ile dava dışı …’nün farklı tüzel kişi ve kuruluş oldukları, aynı binanın farklı katlarında faaliyet gösterdikleri, bina girişinde yeterince ayrıntılı ve aydınlatıcı tabelaların bulunduğu ve yine davacının beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde, zararın meydana gelmesinde davacının da müterafik kusuru bulunduğunun kabulü ile müterafik kusur konusunda gerektiğinde bankacılık hukuku alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan denetime uygun rapor alınarak ve sonucuna göre bir karar verilmesi ve bankanın harç muafiyeti gözetilmeden aleyhine harca hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçeleriyle karar davalı banka yararına bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başka bir mudi tarafından aynı içerikle ilgili olarak açılan 2016/596 E. (eski esas 2010/547) sayılı dosyada tarafların müterafik kusurlarının belirlenmesi yönünden bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, mahkemece bilirkişi raporu da nazara alınarak %50 oranında davacının müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek karar verildiği, kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 10.09.2019 tarih, 2018/45 E., 2019/5215 K. sayılı ilamı ile onandığı, tüm dosya kapsamı itibariyle davacının müterafik kusur oranı yönünden yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek olmadığı, bozma ilamında bu husus “gerektiğinde” denilmek suretiyle belirtildiğinden bilirkişi incelemesi yapılmamasının bozma ilamına aykırılık oluşturmadığı, zararın meydana gelmesinde davacının müterafik kusurunun bulunduğu ve bunun %50 oranında olduğu kabul edilerek bozmanın mahiyeti de nazara alınarak davalı …. yönünden bozma öncesi zarar miktarı olarak belirlenen toplam 31.967,06 TL’nin davacının müterafik kusuruna isabet eden %50’sinin düşümü ile 15.983,53 TL olduğu anlaşılmakla davalı … yönünden davanın kısmen kabulüne, 63.934,12 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağın 23.500,00 TL’sine 15.10.1999 tarihinden, geri kalan 40.434,12 TL’sine 15.06.2010 dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine yönelik bu davalı yönünden verilen karar kesinleşmekle yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı …. yönünden davanın kısmen kabulüne, alacağın 5.875,00 TL’sine 27.11.2009 tarihinden, geri kalan 10.108,53 TL’sine 27.11.2009 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, tahsilde tekerrüre yer verilmemesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı …. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı …. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı …’ın davacıyı haksız fiilleri ile zarar uğrattığını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının 15.10.1999 tarihinde yatırdığı tutarı talep ettiğini, davanın ise 15.06.2010 tarihinde açıldığını, …’ın gerek davacının parasını teslim ettiği dönemde, gerekse daha önceki dönemde Eti Bank A.Ş.’de çalışmadığını, müvekkili bankanın külli halefi durumundaki Eti Bank A.Ş.’nin tamamıyla kusursuz olduğunu, davacının munzam zarara ilişkin taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, aynı konuda açılmış davalarda davaların müvekkili banka yönünden zamanaşımına uğradığı ve davaya konu tüm taleplerin haksız olduğunun hüküm altına alındığını, mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek olmadığı belirtilerek davacının %50 kusurlu olduğuna karar verildiğini, müvekkili bankanın yapılan işlemlerde hiçbir kusuru bulunmadığını, dava tarihi 15.06.2010 olup bu tarihten önceki bir tarihten itibaren faiz işletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükmedilebilecek faiz oranının yasal faiz olduğunu, davalılar yararına hükmolunan vekalet ücretinin her bir davalı için ayrı ayrı hükmedilmesi gerekirken tek bir vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız fiilden kaynaklanan alacağın tahsili ve munzam zararın tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60 ıncı maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı …. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı …. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalı ….’den harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.