YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1351
KARAR NO : 2023/3756
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/285 Esas, 2021/371 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2017/177 E., 2017/856 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemi olmaksızın davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 13.06.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı … vekili Av……ve davacı … vekili Av. … ile Av…… vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili … ve babası …’nın bankada müşterek hesap açtığını ve 55.520,79 euro tutarında mevduatları bulunduğunu, diğer müvekillerinin de mirasbırakan …’nın mirasçıları olduğunu, davalı bankanın 31.12.2001 tarihinden itibaren mevduat hesabının hiç işlem görmediğini belirterek zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle 2012 Mayıs ayı sonunda müvekkillere ait mevduatı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devrettiğini, ancak bu devir işleminin usulsüz ve hukuka aykırı olduğunu, tebligatın … isimli şahsa ve müvekkiller ile hiçbir ilgisi bulunmayan adrese çıkarıldığını, davalının adres araştırması yapmadığını muris …’nın 15.10.2008 tarihinde vefat ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 55.000,00 euronun devir tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların hesabının uzun süre hareket görmemesi nedeniyle zamanaşımına uğrayarak 21.05.2012 tarihinde yasa ve mevzuata uygun olarak TMSF’ye devredildiğini, devir öncesi davacılara yapılması gereken tüm yazılı bildirimlerin yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu hesabın ilk olarak Sümerbank A.Ş. Halit Ziya şubesinde müteveffa … tarafından 2000 yılında açıldığı, hesap açılışı sırasında her iki mudi için aynı adres bilgisinin verildiği, vadeli hesabın otomatik olarak yenilendiği, ancak 10 yıl süresince herhangi bir şekilde işlem görmediği, tebligatların banka kayıtlarında yer alan fakat güncellenmeyen adrese yapıldığı ve mevzuata uygun gazete ilanlarının verildiği, bu kapsamda bankanın yükümlülüklerini yerine getirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından yapılan tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğunu, davalı bankaca yapılması gereken ihtarın … ve …’ya ayrı ayrı gönderilmesi gerektiğini, bunun yerine … şeklinde ismin gösterilmesinin doğru olmadığını, bankanın bila tebliğ dönen belgeye rağmen adres araştırması yapmadığını, mevduatın zamanaşımına uğradığı iddiasının dinlenebilmesi için mudilerin durumdan usulüne uygun iadeli taahhütlü mektupla haberdar edilmesinin şart olduğunu, gerçekleştirilen devir işleminin usulsüz olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılara yapılan tebligatın davacıların ayrı ayrı isimleri yerine … ismine çıkarıldığı fakat bila tebliğ döndüğü, davalı bankanın davacı ve murisin mernis yerleşim adreslerini araştırmadığı, dava konusu mevduatın TMSF’ye devri için ön şartın gerçekleşmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kabulü ile 55.000,00 euronun devir tarihi olan 21.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; hesap müşterek hesap olup Sevdağ ve Yağmur için yarı yarıya paylaştırılması gerektiğini, …’nın 2008 yılında vefat ettiğini ve tüm mirasçılarının davacı tarafta yer alması gerekirken taraf teşkilinin eksik kaldığını beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hesabın açıldığı bankadan evrakların ve hesabın devir yoluyla geldiğini, evraklarda hesap sahibinin …../… şeklinde yer aldığını, mudiler için aynı adresin yazılı olduğunu, verilen bilgilerle araştırma yapılmasının mümkün olmadığını, kaldı ki mernis sistemine erişimlerinin olmadığını, yasal mevzuat gereği bilinen adrese tebligat çıkarıldığı gibi internet sitesinde ve gazetelerde de gerekli ilanların yapıldığını, hesaba faiz işletilemeyeceğini, yasal faiz talep edildiğini beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hesapta bulunan mevduatın zamanaşımı nedeniyle fona devredilmesi nedenine dayalı alacak istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, mevzuatın gereğinin yerine getirilip getirilmediği ve mudilere usulüne uygun tebligat yapılıp yapılmadığı hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 62 nci maddesi.
3.Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Bankada müşterek hesabı bulunan … ve …’nın mevduatının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle TMSF’ye devredildiği, …’nın 2008 yılında vefat ettiği, dava dilekçesi ekinde bulunan 30.07.2015 tarihli veraset ilâmında …’nın mirasçılarının yazılı olduğu, … ile birlikte bir kısım mirasçıların işbu davayı açtığı, konusu para alacağı olan davaların mirasçılar tarafından birlikte açılması zorunluluğunun bulunmadığı, mahkemece hüküm altına alınan miktarın mirasçı sıfatıyla davacı olanlar yönünden ancak kendi miras payları oranında sonuç doğuracağı ve davacı tarafta yer almayan diğer mirasçıların kendi miras paylarıyla ilgili her zaman talepte bulunabileceğinin kabulü gerekmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı … vekilince ve davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.4000,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince Tüketici Mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, ödediği anlaşılan temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.06.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Dava, bankada bulunan mevduatın zamanaşımı nedeniyle TMSF’ye devrinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla açılan alacak istemine ilişkin olup, Bölge Adliye Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 640 ıncı maddesine göre, birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Buna göre, hesap sahibi …’nın 2008 yılında vefat ettiği, veraset ilâmından anlaşıldığı üzere murisin 5 mirasçısının bulunduğu, bunların bir kısmı davacı tarafta yer almakla birlikte mirasçılardan Ayşe Kutlu ve Selma Horata’nın davacı sıfatıyla dosyada bulunmadığı, mirasçılar tereke üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebilecekleri, bu haliyle taraf teşkilinin sağlanmamış olduğu, mahkemece davanın, diğer mirasçıların muvafakatlarının sağlanması veya 4721 sayılı Kanun’un 640 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye temsilci tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekirken işin esasına girilmesi doğru olmadığından, kararın onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.