YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1395
KARAR NO : 2023/1216
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın kabulü
Taraflar arasındaki menfi tespit, istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; taraflar arasında mal alımına dair sözleşme imzalandığını, davacının tanımlanan işin miktarı kadar elektriği temin ederek sözleşmede yazılı satış bedelini tahsil ettiğini, ancak daha sonra davalının ödenen satış bedelleri içinde BTV (Belediye Tüketim Vergisi) de bulunduğunu, bazı tesisler bakımından BTV’nin sözkonusu olmadığını, bunların hataen ödendiğini belirterek 71.187,80 TL’nin iadesini talep ettiğini, sözleşmede bedelin götürü olarak kararlaştırılmış olduğunu, BTV’ye tabi olan ve olmayan yerler diye ayrıştırma yapılmadığını ileri sürerek borçlu bulunmadığının tespiti ile birleşen davada bu tutarın faizi olarak ödenen 15.100,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleşen davada cevap dilekçesinde; davacı ile 17.01.2012 tarihinde sözleşme imzalandığını, elektrik tedarikine 01.04.2012 tarihinde başlandığını, davacının ihalede teklif sunarken teknik şartnamenin 8 inci maddesi gereği birim fiyat içerisine BTV’yi de eklediğini, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 36 ncı maddesi gereği davalı Kurumun BTV’den muaf olduğunu, davacının Nisan 2012 tarihinde kestiği faturada BTV için ayrı kalem oluşturulduğunun farkedildiğini, davacının faturayı geri aldığını, yeni faturada ise BTV oranını %0 gösterdiğini, ancak ödenecek bedelin değişmediğinin farkedildiğini, davacıya konuya ilişkin ihtarnameler gönderildiğini savunarak davaların reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 28.12.2015 tarih, 2014/1281 E. ve 2015/1027 K. sayılı kararı ile davalının BTV ödememesi gerektiği, davacının bir kısım faturalara %5 BTV yansıttığı, daha sonra BTV oranını %0 olarak gösterdiği, ancak birim fiyatı oluşturan bir başka kalem olan aktif enerji bedeli kalemini artırarak BTV bedellerini dolaylı olarak edindiği, bunun dürüstlük kurallarına aykırı, haksız bir uygulama olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 28.05.2018 tarih, 2016/17957 E. ve 2018/3014 K. sayılı kararı ile hükme esas alınan raporda, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davacı tarafından davalıya satılan elektrik bedelinin birim fiyatı ile ilgili olarak hangi faturalarda BTV tahsil edildiği, hangi faturalarda BTV’nin diğer kalemlere dahil edilerek BTV %0 olarak gösterildiği hâlde birim fiyatının yükseltildiği hususlarında inceleme ve araştırma yapılmadığı, davacının tek faturada BTV’nin faturaya dahil edildiğini, diğer faturalarda dahil edilmediğini iddia ettiğinden, Mahkemece bu iddialar üzerinde durulmadan yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak eksik inceleme ile karar verildiğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi raporu alındığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme bedelinin götürü nitelikte olduğu, zira sözleşmede vergiler ve masraflar hariç sadece aktif elektrik enerjisi bedelinin birim fiyatı üzerinden sözleşme yapıldığı, KDV hariç tüm vergi, masraflar dahil edilerek 1 kwh karşılığı fiyat teklifi alındığı, sözleşme bedeli hesaplanırken alınacak toplam elektrik miktarı ile birim fiyat çarpılarak toplam sözleşme bedeli belirlendiği, değişen vergi ve masraflara nazaran aktif elektrik enerjisi birim fiyatının ayarlanmaya çalışıldığı, ancak sonuç faturadaki kullanılan enerji miktarı ile sözleşme teklif birim fiyatı çarpıldığında fatura miktarının davalı aleyhine değişmediği, mevcut dosya kapsamına göre BTV kesilsin, kesilmesin sözleşmeye göre davalının bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 71.187,80 TL’nin dava tarihi olan 11.06.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşen davanın kabulüne, 15.100,00 TL’nin ödeme tarihi olan 23.07.2014 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Davacı tarafından teklif edilen ve sözleşmede yer alan birim fiyatların, sadece aktif elektrik enerjisi tüketimine ait bedeller olmayıp teknik şartnamenin 8 inci maddesinde belirtilen BTV, TRT payı vs. gibi bedellerin eklenerek oluşturulacak birim fiyatlar olduğunu,
2.Elektrik ve havagazı tüketimi ile ilgili iş yapan tesislerin tükettiği elektriklerin, belediyeler tarafından tahakkuk ettirilen tüketim vergisinden muaf olduğunu,
3.Bilirkişi raporunda yapılan tespitin aksine taraflar arasında yapılan sözleşmenin götürü bedel usulüne göre düzenlenmediğini,
4. Bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, eksik ve hatalı şekilde düzenlendiğini,
5. Kanuni muafiyetin faturaya yansıtılmamasının kamu zararına yol açtığını,
6.Aynı davacı tarafından müvekkili Kurum aleyhine başka bir mahkemede açılan menfi tespit davasının reddedildiğini ve kararın onanarak kesinleştiğini belirterek asıl ve birleşen davaların kabulüne dair kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava, enerji alım satımı konusundaki sözleşme uyarınca davalıdan tahsil edildikten sonra davalıya faizi ile iade edilen satış parasının istirdadı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.