Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/1397 E. 2023/5512 K. 03.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1397
KARAR NO : 2023/5512
KARAR TARİHİ : 03.10.2023

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/663 Esas, 2021/1124 Karar
HÜKÜM : Esastan ret; asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/46 E., 2018/121 K.

Taraflar arasındaki asıl davada tasarıma tecavüzün meni ile maddi ve manevi tazminat davası, birleşen davada tasarımın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin pet ambalaj üretimi yapmakta olan bir firma olduğunu, müvekkiline ait bu tasarımlardan birinin de dava konusu olan ve Türk Patent ve Marka Kurumunda (TPMK) 28.11.2014 tarih ve 2011/07158 numarası ile tescilli “Pet Kavanoz” tasarımı olduğunu, bu tasarımın davalılardan … … Şirketinin belli miktarda ve sürekli alım garantisi vermesi sebebiyle geliştirildiğini, tescil edildiğini ve üretim için kalıp ve sair yatırımların yapıldığını, yapılan uzun ve maliyetli çalışmalar sonrasında davalı … … Şirketine bir kısım ürün satışı yapıldıktan sonra davalı tarafından hiçbir neden gösterilmeden durdurulduğunu, ancak yaptıkları araştırma sonucu müvekkilinin tasarımı olan ve davalı ….. Şirketine satışı yapılan pet kavanozun “Yılka” markasıyla çeşitli yerlerde satışının yapıldığını tespit ettiklerini, ihtarnameye rağmen söz konusu tasarıma tecavüzün durdurulmadığını, davalı şirketlerin söz konusu eylemleri bilerek kötü niyetle gerçekleştirdiklerini ve eylemlerinde ısrar ettiklerini, davacının ticari itibarının zedelenerek manevi zarara yol açtığını ileri sürerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 159 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihtiyati tedbir yoluyla tecavüzün durdurulmasını, aynı Kanun’un 81 inci maddesi gereğince tasarıma tecavüzün men’ini, şimdilik fazla hakları saklı ve ıslah etme hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın ihtarname tebliğ tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketlerden müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının tescil ettirmiş olduğu 2011/07158 numaralı kavanoz tasarımının Dünyanın pek çok yerinde üretilmiş, kamuya sunulmuş ve kullanılmış olduğunu, yenilik şartlarını taşımadığını, ayırt edici olmadığını ileri sürerek davalı şirket adına kayıtlı 28.11.2011 tarih, 2011/07158 başvuru ve tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Asıl davada davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davacı şirkete ait tescilli ürünleri gerek diğer davalı şirkete, gerekse üçüncü bir şirkete yaptırma yoluna gitmediğini, tüketicilerin ürün seçerken pet ambalaja değil, doğrudan doğruya markaya dikkat ettiklerini, müvekkili şirket ürünlerinin diğer ürünlerden ayırıcı niteliğinin ürünün ambalajı veya saklaması değil, doğrudan doğruya ürünün logosu olduğunu, müvekkilinin ürününün logo ile ayırt edildiğini, öte yandan, davacının her ne kadar müvekkilinin talebi doğrultusunda bu ürünü geliştirdiklerini iddia etmiş ise de buna ilişkin bir sözleşme, bir mutabakat metninin dosyaya sunulmadığını, söz konusu tasarımın salt müvekkili için üretildiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Asıl davada davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacının tasarımının yeni ve ayırt edici bir tasarım olmadığını, davacıdan önce birçok şirket tarafından aynı ve benzer tasarımların üretilip, kamuya sunulduğunu Türk Patent ve Marka Kurumunda tescilli 2005/05019, 98/00380 ve 4390 nolu tasarımlar ile davacının tasarımlarının aynı olduğunu, davacının tasarımı ve üretimi hakkında müvekkilinin bilgisinin bulunmadığını, davacı tarafından gönderilen ihtarname ile haberdar olduğunu, tasarımlar incelendiği zaman farklı olduğunun görüldüğünü ve davacıya bu durumun ihtarname cevabı ile bildirildiğini, müvekkilinin şişe tasarımı ile davacının tasarımının tamamen birbirinden farklı olduğunu, gövde ve kapak kısmı, kavanozun yüksekliği, çapı, ağız kısmı, kapak ve gövde arasında bulunan geometrik şeklin tamamen birbirinden farklı olduğunu, tasarıma tecavüzün söz konusu olmadığını, öte yandan manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını, ihtiyati tedbir taleplerinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Birleşen davada davalı … vekili vekili cevap dilekçesinde; öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak, davacının söz konusu tasarımdan Kasım 2015 yılında haberdar olduğunu, o tarihten beri söz konusu tasarımın yeni olmadığı yönünde iddiada bulunmadığını, 2015 yılında davacı yanın yazılı taahhüt verdiğini, ancak davacının bu taahhütte rağmen üretime devam ettiğini, tasarımın yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğunu, dava dışı şirketlere ait tasarımların tümünden farklı olduğunu, ilgili kullanıcılar tarafından farklılıkların anlaşılabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporunda 2011/07158 numaralı tasarımın hükümsüzlük konusu edilen kısımlarını inceleyerek, … tarafından gösterilen kıyas, eski tarihli belgelerle karşılaştırıldığı, alınan belgelerin yenilik ve ayırt edicilik şartlarına olumsuz bir etki yapmadığı, bu deliller karşısında … adına kayıtlı tasarımların yeni ve ayırt edici olduğu sonucuna varıldığı, buna bağlı olarak tasarım ihlali ile ilgili inceleme ve hesap da yapıldığı, davalılar … ve … firmalarının tasarımları kullanarak üretim ve ticaret yapmalarının sabit olduğu ve tecavüz dönemi boyunca tasarım bazındaki kâr kaybı, lisans esasına göre hesaplandığı, davanın açıldığı tarih ile 26.11.2015 tarihleri arasında kalan dönemde toplam 1.628,17 TL kâr kaybı hesaplandığı ve raporun tasarım uzmanı ve mali müşavir tarafından dosyadaki tecavüzle ilgili kanıtlar, mali ilkeler ve ticari verilere göre düzenlendiği, davalıların basiretli davranmadıkları, başkasına tescilli tasarımı kullanarak üretim ve satış yaptıkları anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü yolunda karar kurulduğu, işin mahiyetine, yanların sosyal-ekonomik konumlarına, iki tasarım ihlal konusu olmasına göre 7.000,00 TL manevi tazminatın uygun olacağının değerlendirildiği gerekçesiyle asıl davada davalıların, davacı adına kayıtlı 2011/07158-2 ve 3 çoklu tasarımların aynısını/ belirgin benzerini üretme ve ticarete konu etme eylemlerinin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, tecavüz oluşturan ürünlerin toplanarak el konulmasına, tecavüzün giderilmesine, dava tarihinden itibaren değişen oranlı ticari faiziyle birlikte 1.000,00 TL maddi, 7.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek- müteselsil tahsil edilerek, davacı yana ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat hakkının saklı kalmasına, birleşen davada sabit olmayan 2011/07158 numaralı tasarım hükümsüzlüğü davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl davada davacı-birleşen davada davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davada maddi ve manevi tazminatın eksik hükmedildiğini, maddi tazminatı belirleme konusundaki talepleri doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespit edilecek maddi tazminatın ve talep edilen tüm manevi tazminatın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, birleşen davada ise davanın tümden reddedilmesine rağmen lehlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmediğini savunarak kararın bu yönlerden kaldırılmasını istemiştir.

2. Asıl davada davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama kapsamında müvekkili şirkete isnat edilen fiilerin ispatlanamadığını, davacı firmaya ait olan ve tescillenen ürünleri gerek diğer davalı şirkete gerekse de üçüncü bir şirkete yaptırma yoluna gitmediğini, zira müvekkili şirket açısından ürünlerinin ayırt edici özelliğinin söz konusu pet ambalaj değil doğrudan doğruya şirketi temsil eden … markası olduğunu, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında herhangi bir mutabakat metni ya da sözleşmenin dosyaya sunulmadığını, söz konusu ürünün salt olarak müvekkil şirket için tasarlandığının iddiası karşısında işbu hususun da ispatının davacı tarafa ait olduğunu, bilirkişi raporlarına yönelik olarak yapmış oldukları itirazların göz önünde bulundurulmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

3. Asıl davada davalı-birleşen davada davacı … Plastik Amb. San. Nak. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; açtıkları karşı davada tasarımın hükümsüzlüğüne dair bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadan hüküm kurulduğunu, yargılama sırasında alınan kök ve ek raporda bu yönde bir değerlendirmede bulunulmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, alınan kök raporda bilirkişinin 2005/05019 tescil numaralı 22.12.2005 tarihli tasarımda dört ürün olmasına rağmen iki numaralı ürünü seçerek yalnızca bu ürün ve dava konusu davacıya ait kavanozu seçerek davacının ürününün yeni ve ayırt edici olduğu kanaatini bildirdiğini, bilirkişinin bahsettiği tasarımların tek ortak noktasının omuz bölgesinde bulunan desen olduğunu bildirdiğini, bu durumun sonraki tarihli davacı tasarımının yeni ve ayırt edici kılmayacağını, bilirkişi tarafından … Cam Sanayi A.Ş. tarafından 14.01.2019 tarihinde çizildiği belirtilen 169199 nolu tasarımın kamuya sunulduğuna dair bilgi ve kanıt olmadığından değerlendirilmediğinin beyan edildiğini, raporda … Ambalaja ait tasarımın davacının tasarımı ile aynı olduğunun belirlendiğini, ilgili ürünün ne zaman piyasaya sürüldüğünün müzekkere ile anılan firmaya sorulmasını talep etmelerine karşın mahkemece müzekkere yazılmadığını, toplanmasının istedikleri belgelerin celbedilmediğini, bu nedenle eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, özellikle 2005/05019 tescil numaralı ve 22.11.2005 tescil tarihli tasarım bakımından yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, tasarımın değerlendirilmesinde ortak özelliklerden çok farklılıklara ağırlık verilmesi ile tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yarattığı genel izlenimin dikkate alınmasının gerektiğini, 2005/05019 tescil numaralı tasarımla davacının tasarımının farklı kabul edilirken, müvekkili ile davacı/karşı davalının tasarımlarının aynı kabul edilmesinin çelişkili olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece asıl dava yönünden, yazılı şekilde asıl davanın davalılarının asıl davanın davacısına ait tasarıma tecavüz ettikleri sabit görüldüğünden, yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede ise, birleşen davalı … Plastik Ürünleri ve Pet Ambalaj San. Tic. A.Ş. adına tescilli 2011/07158 numaralı ve halen geçerli bulunan tasarımın yeni ve ayırt edici olduğu alınan bilirkişi raporu ile saptandığından, hükümsüzlük koşulları oluşmadığından birleşen davanın reddinde de usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacı-birleşen davada davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Asıl davada davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.

3.Asıl davada davalı-birleşen davada davacı … Plastik Amb. San. Nak. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada tasarıma tecavüzün meni ile maddi ve manevi tazminat davası, birleşen davada tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 43 ve 45 inci maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.