Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/1453 E. 2023/4961 K. 14.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1453
KARAR NO : 2023/4961
KARAR TARİHİ : 14.09.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/296 Esas, 2021/2050 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/309 E. – 2018/318 K.

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti ve meni, maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, 29,30 ve 32 numaralı emtia sınıfında tescilli “FRUPPA” markasını 25.10.1995 tarihinde tescil ettirdiğini 2015 yılında 10 yıl süre ile haklarının yenilendiğini, davalı tarafından kullanılan “FRUTTO” markasının, açık bir şekilde müvekkili şirketin usulüne uygun tescil edilen “FRUTTA” markasını taklit etmek suretiyle ve birebir aynı mal ve hizmetler üzerinde kullanarak tescilli markaya tecavüz ve haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiğini, davalının markasının müvekkil markası ile semantik, fonetik özellikleri anlamında benzer olduğunu, her iki şirketin aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, bu nedenle “FRUTTA” yazılı ürünlerin üretiminin, ambalajlanmasının, stoklanmasının, satılmasının, dağıtılmasının, önerilmesinin, sipariş alınmasının veya başka bir suretle ticaret mevkine konulmasının, ithal ve ihraç, yurt içi ve yurt dışı satışa sunumunun, ilanlara ve reklamlara konu yapılmasının ve bütün bunlara girişilmesinin ve hazırlık yapılmasının ve her türlü kullanımın önlenmesini ve mevcut kullanımların toplanarak muhafaza altına alınması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ise müvekkili şirketinin FRUPPA markasını iltibas oluşturacak şekilde kullanım sonucu ortaya çıkan haksız rekabet durumunun ve marka tecavüzünün hükmen tespitine, haksız rekabetin menini, bu ürünlerin satışından elde edilen kazancın, itibar tazminatı talep etme ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.500,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin kesinlikle FRUTTO adlı ürünleri ve reçelleri üretmediğini, piyasaya sürmediğini ve satışını da yapmadığını, müvekkilinin kendisine ait ve tescilli olan markalarıyla üretim, satış ve pazarlama yapan, ihracat kalitesi çok yüksel bulunan ve piyasalarda uzun sürelerden beri tanınmış bir firma olduğunu, müvekkilinin …, …, …, …, …, …, … vb. gibi markalar ile çalıştığını, müvekkilinin İsrail’de bulunan bir firmaya kendi tescilli markaları ile ürünler ihraç etmişse de, İsrailden söz konusu ihraç edilen bazı mallar iade edilmiş ve iade edilen bazı malların arasında üzerinde FRUTTO yazılı kavanozların da bulunduğunu kaldı ki Fruppa ve Frutto kelime markaları arasında hiçbir karışıklığa ve iltibasa yol açabilecek bir durum olmadığını, davacı tarafın iddialarının tamamen gerçek dışı olduğu için davacının hiçbir zararı da olmadığını, bu nedenle davacı tarafın tedbir talebinin ve davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konu FRUPPA VE FRUTTO isimlerinin arasında benzerlik olduğu, her iki şirketin aynı iş kolunda faaliyet göstermesi, her iki ibarenin fonetik benzerliği açısından ayırt edici karakterini zedeleyebileceği ve tüketicilerin karşısında iltibasa yol açabileceği kanaatine varıldığı, alınan D.İş raporundaki davalı üretimhanesinde tespit edilen 444 adet üründe ”Frutto” markalı ürünü bulunduğu ve Gaziantep İl Tarım Müdürlüğünün 16.11.2017 tarihli ürün ihraç talep listesi karşısında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Orta Akdeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü Mersin Gümrük Müdürlüğü’nden gelen yazı cevabında adı geçen firmanın “Frutto” markalı ürünlerin ihracına ilişkin herhangi bir bilgi kaydına rastlanmadığının bildirilmesinin sebebinin ihracata konu faturada ürün markasının belirtilmediğinin anlaşıldığı ve davalı adına tescilli markanın olmayışına dair tespitler dikkate alınarak davalının itirazları yerinde görülmeyerek dosya kapsamı ve deliller ışığında söz konusu kullanımın markaya tecavüz olup başkasına ait işaret ve unvanın benzer şekilde kullanılması haksız rekabet olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığını beyanla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, ancak müvekkilinin yoksun kaldığı kazancın, gelen yazı cevaplarından anlaşılacağı üzere hükmedilen 4.364,39 TL’dan çok daha fazla olduğunun anlaşıldığı, bilirkişi raporundaki miktar üzerinden bedel arttırım yoluna gitmişlerse de, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak belirsiz alacak davası açmaları nedeniyle hükmedilen tazminat yönünden kaldırılarak, müvekkilinin zararının yalnızca 11 adet üründen ibaret olmadığının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gözetilerek, zararlarının yeniden bilirkişilerce hesaplanmasını ve davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan celp edilen kayıtlardan fru- ön eki ile başlayan ve frutto içeren çok sayıda markanın tescilli olduğunun anlaşılmasına rağmen mahkemece değerlendirilmediğini, Mersin Gümrük Müdürlüğü tarafından yazılan cevabi yazıdan, müvekkilinin 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarındaki ihracatlarında, “FRUTTO” ibareli ürünlerin ihracına ilişkin her hangi bir kayda rastlanmadığının bildirildiğini, bunun FRUTTO markalı ürünleri üretmediği ve ihraç etmediğini gösterdiğini, bilirkişi raporunda da FRUTTO markalı faturaya, Gümrük çıkış beyannamesine rastlanmadığını bildirmesine rağmen faraziyeye dayalı olarak hesaplama yaptığını, Gaziantep İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne yapılan başvuruların ihraca konu ürünlerin gıda sağlık sertifikalarının alınması ve gıda güvenliğinin sağlanması için olup, ürünler fiilen ihracat yapılmadıkça, satılmadıkça ve bunlar ihracat beyannameleri ile ispat edilmedikçe hukuksal değerinin bulunmadığını, marka vekili ve hukukçu bilirkişilerden rapor alınmasının hatalı olduğunu, bu kişilerin uzmanlıklarının bulunmadığını, her iki markanın aynı olmadığını, markaların fru- ön eki ile başlamalarının her iki marka arasında tüketiciler nezdinde iltibasa ve karışıklığa yol açmayacağını, davacının davasını ispatlayamadığını, sadece delil tespiti raporuna dayandığını, boş kavanozların üzerinde yazılı Frutto yazısı ile hiçbir sonuca ulaşmanın mümkün olmadığını, davacının “FRUPPA” markası ile “FRUTTO” markası arasında ne marka hukuku bakımından ve ne de haksız rekabet hukuku bakımında iltibas ve karışıklık oluşturacak durum bulunmadığını, aralarında aynı hece ile başlamak dışında işitsel benzerlik olmadığını, yabancı kökenli olan fruit-meyve kelimesinden reçel markası türetmenin davacının tekelinde olmadığını, her iki kelimenin fru-dan sonra gelen kısımlarının birbirlerinden kolaylıkla ayırt edilebildiğini, müvekkilinin “frutto” yahut “fruppa” markaları ile üretim, satış, tanıtım ve pazarlama yaptığının ispatlanamadığını, marka tecavüzü ve taklidinin bulunmadığını, davalı adına tescilli başka markalar bulunduğunu, davacının kazanç kaybının da bulunmadığını, davaya konu işyerinde bulunan kavanozların müvekkiline ait olmadığı konusunda bilgi sahibi tanıkları bulunmasına ve dinletmek istemelerine rağmen tanıklarının mahkemece dinlenmediğini, işyerinde bulunan kavanozların, müvekkilinin bilgi ve rızası dışında, İsrail’den gönderilen iade edilen ambalajlar arasından çıktığını, bilirkişilerin mahkemenin talimatı dışına çıkarak delil topladığını, belirterek mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; maddi zararının hükmedilen 4.364,39 TL’dan çok daha fazla olduğunu ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da, ibraz ettiği 17.07.2018 tarihli talep arttırım dilekçesiyle, talebini 4.364,39 TL olarak sınırladığından, ıslah talebinde hukuki yararının bulunmadığı, Davalı vekili yargılamada ve istinaf dilekçesinde, markaların benzer olmadığını, “fruits” ibaresinin İngilizce meyve anlamında olduğu, reçel ürününün de içeriğinin meyveden oluştuğu, gelen kayıtlardan “FRU” ön eki ile başlayan markaların çoğunlukla 29 ve 30. sınıflarda tescilli olduğu, bu ekin yanına başka ekler getirilerek, meyve esaslı içecek ve yiyecek emtialarında tescil edildiği ve “fruit” ibaresinden türetilen markaların zayıf marka olduğu, davacının da “fruit” ibaresinden türetilen “FRUTTA” ibaresini tescil ettirdiği, zayıf ibarenin başka eklerle türetilerek kullanılmasına katlanmak zorunda olduğu, davalı tarafça kullanılan “FRUPPA” ibaresinin üç harfinin davacı markasından farklı olduğu gibi kullanım şekli itibarıyla da iltibas bulunmadığı, mahkemece bilirkişi raporundaki iltibasa yönelik hatalı tespite itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı müvekkil şirketin markası ile davalı şirket markası benzerliği yanında, davalı tarafından, davacının satış yaptığı müşterilere ürün ihracatına girişilmiş, bu ürünlerde ise doğrudan davacı müvekkil şirkete ait ürünün birebir aynısı olan köşeli kavanoz ve aynı tipte ambalaj kullanılmış olduğunu, bu durumun tespit raporu ile de sabit olduğunu, markaya tecavüz yanında, haksız rekabet yaratacak şekilde müvekkil şirket ürünün ambalajının ve etiketinin de taklit edilerek ürün satışı yapılmaya çalışıldığını, markaların ses, görsel ve ürün yönlerinden benzer olduğunu, davalı şirketin “ Frutto” ibareli ürünün ihracatını yaptığı sabit iken, yalnızca 11 kalem ürün yönünden hesaplama yapılarak zararın 4.364,39 TL olarak belirlenmesinin de hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men ve ref’i ile, 4.364,39 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
Davacı, şirketinin FRUPPA markasını iltibas oluşturacak şekilde kullanım sonucu ortaya çıkan haksız rekabet durumunun ve marka tecavüzünün tespitine, haksız rekabetin menini, bu ürünlerin satışından elde edilen kazancın maddi tazminat olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Tespit dosyası ile davalıya ait üretimhanenin arka tarafında, üzerinde herhangi bir ibare yazılı olmayan koliler içerisinde toplam 37 adet kutu ve her bir kutuda 12 adet olmak üzere 444 adet kavanozun bulunduğu, ürünler üzerinde FRUTTO ibaresinin yer aldığı belirlenmiştir.

Davacının “FRUPPA” markası 25.10.1995 tarihinde davacı adına tescil edilmiş, davalının ise … ibareli tescilli markası bulunmaktadır. Dava konusu “FRUTTO” markası için tescil veya başvuru söz konusu değildir. Bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere “FRUPPA” markası siyah zemin üzerine beyaz puntolarla, “FRUTTO” ibaresi ise yine siyah zemin üzerine italik beyaz harflerle yazılmış olup her iki ibare aynı hece ile başlamakta, görsel olarak birbirine benzediği gibi işitsel olarak da benzemekte ve her ikisi de meyve kelimesini çağrıştırmaktadır. Davalının kullandığı ibare ile davacının markası arasında benzerlik ve ortalama tüketici tarafından iltibas söz konusu olup davalının kavanozlar üzerinde kullanım itibariyle de davacının markasına tecavüz teşkil eder şekilde kullanımı olduğu nazara alındığında markaya tecavüz eyleminin gerçekleştiğinin kabulü ile diğer taleplerin buna göre değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.