YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1500
KARAR NO : 2023/1237
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 22.10.2013 tarihinde saat 14.22’de Diyarbakır Finansbank…şubesinden 30.000,00 TL çektiğini, bu parayı İş Bankası A.Ş. hesabına yatırmak üzere 22.10.2013 tarihinde saat 15.00 sularında davalı …Ş.’nin … şubesine gittiğini, banka içerisinde bulunan oturma yerlerine para saymak ve sırasını beklemek üzere oturduğunu, tanımadığı şahısların yanına gelerek Arapça bir şeyler anlatmak istediğini ve dikkatini dağıttıklarını, bu şahıslar dışarı çıktıktan sonra müvekkilinin parasını saydığında 12.000,00 TL’sinin eksik olduğunu fark ettiğini, bu olayla ilgili karakola şikayette bulunduğunu, davalı bankanın yaşanılan hırsızlık olayından sorumlu olduğunu iddia ederek 12.000,00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 15.000,00 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasını maddi delillerle kanıtlaması gerektiğini, çalındığı iddia edilen paranın davacının zilyetliğinde ve muhafazasında olduğunu, müvekkili bankanın sorumluluğu olmadığını, davacının doğrudan kişilik haklarına tecavüz söz konusu olmadığı ve manevi tazminat isteme koşulları oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Diyarbakır 1. Tüketici Mahkemesinin 03.07.2015 tarih ve 2014/1385 E., 2015/1889 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 24.10.2017 tarih ve 2016/7349 E., 2017/5647 K. sayılı kararıyla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 10.10.2019 tarih, 2018/576 E. ve 2019/494 K. sayılı kararı ile dava dilekçesinde davacının 12.000,00 TL’sinin çalındığının ileri sürüdüğü, davacının çalınan parasının ne kadar olduğu hususunda soruşturma dosyasında herhangi bir tespitte bulunulmadığı, davacının çalınan parasının miktarına ilişkin herhangi bir delil de sunulmadığı, davacının maddi zararının tespitinin dosya kapsamında ispatının mümkün olmadığı, davacının maddi tazminat davasının sübut olmadığı ve davacının parasının davalı banka sorumluluk alanı içerisinde çalınması nedeni ile davalının gerekli güvenlik tedbirlerini yeterince aldığından söz edilemeyeceği, davalının henüz sözleşme kurulmadan önce de sözleşme hazırlığı aşamasında akidinin malını koruma yükümlülüğü olduğu, davacının da gerekli tedbiri almadığı ve davalı banka ile birlikte kusurlu olduğu gerekçesiyle davacının maddi tazminat davasının sübut bulmaması nedeni ile reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 03.11.2020 tarih ve 2020/718 E., 2020/4707 K. sayılı kararıyla davacının manevi tazminata ilişkin temyiz itirazı miktar bakımından kesinlik sınırının altında kaldığından temyiz isteminin reddine, maddi tazminata ilişkin temyiz itirazının ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi gereğince olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarının hakkaniyete göre belirlenmesi ve 6098 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi gereğince davacının davranışlarının da zararın doğmasına sebebiyet verdiği dikkate alınarak belirlenen zarar miktarı üzerinden hakkaniyet indirimine gidilmesi gerekirken, maddi tazminat davasının sübut bulmaması nedeni ile reddine karar verilmesinin doğru görülmediğine işaret edilerek bozulmuştur.
E. Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olayın meydana geldiği yer, oluş biçimi, zaman ve dosyaya yansıyan diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde, 6098 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi gereğince davacının davranışlarının da zarar doğmasına sebebiyet verdiği kanaatine varıldığından zarar miktarından %50 hakkaniyet indirimi uygulanarak 6.000,00 TL maddi tazminatın faizi ile tahsiline, manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; somut zararın belirli olmadığını, zararın ispatının davacıya ait olduğunu, parayı başka bir bankadan çekip geldiğini, yolda düşürmüş ya da başka bir sebeple verilmiş olabileceğini, yankesicilik eyleminin kim ya da kimlerce yapıldığının tespit edilemediğini, kameralarda bu eylemin net olmadığını, müvekkili kusurlu kabul edilemeyeceğinden kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı bankaya para yatırmak için giden davacının parasının banka içinde üçüncü şahıs tarafından çalınması nedeni ile tazminat istemine istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Kanun’un 50 nci ve 52 nci maddeleri
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.