YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1860
KARAR NO : 2023/2099
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/328 Esas, 2021/594 Karar
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının el koyduğu Bank Ekspres A.Ş.’nin dava dışı takip borçlusu Koray Ltd. Şti.’ye taşıt kredisi verdiğini, kredi sözleşmesine Cenk Ltd. Şti. ile…’ın kefil olduklarını, bankanın araç kredi sözleşmesi imzalatırken “Yediemin Sözleşmesi” başlıklı bir belge imzalattığını, bu belge altındaki müvekkili adına atılı imzanın sahte olduğunu, müvekkiline ait olmadığını, borcun ödenmemesi üzerine müvekkili hakkında takip başlattığını ileri sürerek müvekkilinin Antalya 6. İcra Müdürlüğünün 2010/66 E. sayılı dosyasına ilişkin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve davalı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın konusu taşıt kredi sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davası olduğundan görev itirazlarının olduğunu, icra müdürlüğüne dosyanın 2002 yılında açılmış olduğunu, davacıya usulüne uygun tebligatın yapıldığını, herhangi bir itirazlarının olmadığını, işbu dava açısından zamanaşımının söz konusu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 26.09.2014 tarih, 2015/3011 E. ve 2015/15831 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 23.05.2016 tarih, 2016/4908 E. ve 2016/9120 K. sayılı kararıyla yedieminlik sözleşmesi altındaki imzanın …’a ait olup olmadığının hiçbir şüphe ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi ve davalının bu yöne ilişkin itirazlarının değerlendirilmesi için konusunda uzman kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetinden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı taraf ileri sürülen yediemin sözleşmesi altındaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş ise de, davacıya ait yediemin sözleşmesinin imzalandığı tarihlere yakın ıslak imzalar ve davacının kendi imza örnekleri ile yediemin senedi üzerinde yapılan imza incelemesi sonucunda İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda; inceleme konusu yediemin sözleşmesinde davacı … adına atılı imza ile …’ın mukayese imzaları arasında benzerlik saptandığından söz konusu imzanın …’ın el ürünü olduğu, dolayısıyla davacı tarafından imzası inkar edilen belgenin davacı tarafından imzalanmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dışı şirkete ve kefillere kredi sözleşmesi imzalatılırken bir de yediemin sözleşmesi imzalatıldığını, yediemin sıfatıyla imza atan şahıs davacı müvekkili görünse de gerçekte bu imzanın müvekkiline ait olmadığını, icra takibinde yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, müvekkilinin kredi sözleşmesinin ve yediemin sözleşmesinin muhatabı olmadığını, müvekkiline ait ıslak imzalı orijinal belgelerin incelenmediğini, ilk ATK raporu ile yediemin sözleşmesindeki imzanın müvekkili eli ürünü olmadığını ancak son alınan ATK raporunda ise tam tersi eli ürünü olduğunun belirtildiğini, bu çelişkinin giderilmesi için ATK üst kurulunca veya Jandarma Kriminal Dairesince veyahut üniversite konseyinden görüş alınması gerektiğini, içeriği yönünden inandırıcı ve tatminkar olmayan ATK raporuna dayanılarak hüküm kurulamayacağını, yediemin sözleşmesindeki sahte imzanın kime ait olduğunu davalının ispatlaması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, araç kredi borcunun tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dosya kapsamında alınan 17.06.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesince düzenlenen raporda davaya konu yediemin sözleşmesi altındaki …’a atfen atılmış bulunan imzanın mevcut mukayese imzalara kıyasla adı geçenin eli ürünü olmadığı yönünde çoğunluk görüşü oluşturulmuş ise de, Daire Başkan Vekili Lokman Başer tarafından imzanın …’ın eli ürünü olduğuna dair muhalefet şerhi üzerine davacı vekilince yapılan itirazın karşılanması bakımından mahkemenin ilk kararı Dairemizin 23.05.2016 tarihli, 2016/4908 E., 2016/9120 K. sayılı ilamı ile bozulmuştur.
2.Bozma sonrası alınan 30.06.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesince düzenlenen raporda ise; davaya konu yediemin sözleşmesi altındaki …’a atfen atılmış bulunan imzanın mevcut mukayese imzalara kıyasla adı geçenin eli ürünü olduğu çoğunluk görüşü oluşturulmuştur. Bu durumda, aynı daireden alınan raporlar arasındaki mevcut çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir.
3.Mahkemece yapılması gereken, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından kriminal daireleri veyahut güzel sanatlar fakültelerinde görev yapan grafoloji alanında uzman kişilerden oluşacak bir heyetten rapor alarak oluşacak sonuca göre bir karar vermektir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.