YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1894
KARAR NO : 2023/4140
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/689 Esas, 2022/134 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2015/238 E., 2020/428 K.
Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkma, ayrılma akçesi ve kâr payı alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı,Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.07.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. …… dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin aile şirketi olarak faaliyetini sürdürdüğünü, müvekkilinin de şirket ortağı olduğunu, ancak şirket müdürü olarak…’ün şirkete tamamen hakim olması nedeniyle müvekkilinin şirket faaliyetlerinden uzak tutulduğunu, ortaklığının sadece kağıt üzerinde hüküm ifade ettiğini, şirket mülkiyetinde olan halı sahada çalışan oğlunun şirket müdürünün baskı ve hakaretlerine maruz kalarak işten çıkarıldığını, diğer ortakların gruplaşması sonucunda müvekkilinin dışlandığını, ortaklar arasında gerekli güven duygusunun kalmadığını, şirket müdürünün ve diğer ortakların keyfi hareket ettiğini, müvekkilinin bilgi edinemediğini, ortakların şirketten aynı oranda fayda sağlayamaması nedenleriyle ortaklığı sürdürmenin çekilmez bir hal aldığını, ayrıca davacının davalı şirketten kâr payı alacağının olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, dava tarihinden geriye dönük olarak beş yıllık sürecin incelenmesi gerektiğini ileri sürerek şirkete yargılama süresince kayyım atanmasını, davacının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesini, ayrılma akçesinin güncel değerler üzerinden belirlenmesini ve şirket tarafından ödenmesini, davacının kâr payı alacağına ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL’nin şirket tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacının bilgi alma, şirket defter ve belgelerini inceleme ve şirketin mali durumuna ait özet çıkartma hakkına sahip olduğunu, ödenecek bir kâr payının kalmadığını, ortaklıktan çıkmak için haklı sebeplerin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ortaklıktan çıkmak için haklı sebeplerin varlığının ispat edilemediği, davacının bilgi alma talebinin reddi halinde ihtar, başvuru veya dava yoluna başvurulduğunun da ispat edilemediği, şirketin borca batık durumda olmadığı, kâr payı dağıtımına ilişkin de karar alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerçek ortaklık payının hesaplanması için yeniden rapor alınması gerektiğini, mevcut raporların eksik incelemeye dayalı olduğunu, şirket defterlerinin titizlikle incelenmediğini, yeni rapor içeriğinin ise arsa, arazi ve araç değerleri ile kiralandığı iddia edilen yerlerin kira bedellerinin toplam gider olarak değil kalem kalem belirtilmesi suretiyle hazırlanması gerektiğini belirterek istinaf taleplerinin kabulünü, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının haklı sebebi ispatlayamadığı, davalı şirket ortaklığından çıkmasını gerektirir her hangi bir somut olay ya da uyuşmazlığın ortaya konulup kanıtlanamadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, limited şirket ortaklığından çıkma için haklı sebeplerin oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 638 inci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.