Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/1932 E. 2023/4204 K. 06.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1932
KARAR NO : 2023/4204
KARAR TARİHİ : 06.07.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1652 Esas, 2022/132 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ordu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2019/357 Esas 2021/81 Karar

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.07.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av…… ile davalılar vekili Av. ….. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketin borçlu davalılardan 2018 yılına ait cari hesap gereği alacaklı durumda olduklarını, davalılar tarafından müvekkile ödemelerin yapılmaması üzerine davalılar hakkında ilamsız takip başlatıldığını, ilamsız takibe haksız ve kötü niyetli olarak sırf takibi durdurmak maksadı ile itiraz ettiklerini ve davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek davalının haksız ve kötü niyetli borca itirazının iptali ile takibin 225.552,28 TL üzerinden devamına, davalının %20’den az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının taraflar arasında cari hesaba göre müvekkillerinin borcu olduğunu iddia ettiğini, taraflar arasında yapılmış cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davacı tarafın cari hesap ve muavin defterleri ise davacı tarafı bağlamakta olup, müvekkillerle ilgili tek başına borç doğurmadığını, hesap ekstralarının müvekkillere gönderilip teyit edildikten sonra alışveriş konusunda belge sayılmasının mümkün olmadığını, yani karşılıklı teyitleşme olmadığını, taraflar arasında 29.09.2016 tarihli sözleşme ile toplam 546.340,00 TL’lik iş yapılması hususunda anlaşma yapıldığını, sözleşme kapsamında davacı yanca teslim edilmesi gereken malların teslim edilmediğini, yapılan işin de ayıplı olduğunu, belirterek davanın reddi ile davacının kötü niyetli icra takibi yaptığından, davacının takip tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğuna dair yazılı bir sözleşmeye rastlanmadığından taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunmadığı, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre her ne kadar iki tarafın da ticari defterlerinin usule uygun şekilde tutulmuş olduğu görülmekte ise de, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için defterlerin usulüne uygun şekilde tutulmuş olması tek başına yeterli olmayıp defter kayıtlarının birbirini doğrulaması gerektiği, somut uyuşmazlıkta davalının ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan alacaklı olmadığı; davacının ticari defter kayıtlarına göre ise davacının 192.096,00 TL alacaklı olduğu, bu haliyle kayıtların birbiri ile uyumlu olmadığı, davacı tarafın yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, davacının başkaca dayandığı somut bir delil dosyada mevcut olmadığı, davacının kötü niyetle takip yaptığına dair dosyada somut bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yapılan bilirkişi incelemesinde davalı defterlerine işlenmiş alacak ve borç kayıtlarının dayanaklarının tespit edilmediğini, müvekkilin alacaklı olduğu iddiasına karşın ödeme iddiasında bulunan davalıların artık bu iddiasını ispat etmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasınını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; cari hesaba dayalı takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
1.Davacı tarafından davalılar aleyhine cari hesap ilişkisine dayalı olarak takip başlatılması üzerine davalılar, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında malların teslim edilmediğini, ayıplı teslim edildiğini ve borcu bulunmadığını belirterek takibe itiraz etmişlerdir. Mahkemece taraf defterleri üzerinde inceleme yapılmış ve yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

2.Yapılan bilirkişi incelemeleri sonucu davacı tarafından düzenlenen faturaların tamamının davalıların oluşturduğu adi ortaklığın defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmakla mal tesliminin yapıldığı kabul edilmelidir. Davalılar malların ayıplı teslim edildiği iddiasında bulunmuş ise de süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmamaktadır. Davacı defterlerinde kayıtlı olmayan ödemeler hususunda ise ispat yükü davalı tarafta olup ispat yükünde hataya düşülerek eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.