YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1934
KARAR NO : 2023/4177
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/295 Esas, 2021/641 Karar
BİRLEŞEN KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2019/496 E. SAYILI DOSYASI
HÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın kabulü ve birleşen davanın davacısı vekili
Taraflar arasındaki menfi tespit davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak Asıl ve birleşen davanın davalısı vekili ve katılma yoluyla asıl ve birleşen davanın davacısı vekili
tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.07.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılmış olup hazır bulunan davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine Kocaeli 1. İcra Müdürlüğünün 2008/4070 E. sayılı dosyası ile başlattığı takibe dayanak senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığını, davalıya 35.000,00 DM nakit ve 55.000,00 DM karşılığı arsa veren müvekkilinin borcu kapattığını, bu hususta protokol düzenlendiğini, senet metnindeki yazı ve rakamların müvekkilinin eli ürünü olmayıp anlaşmanın hilafına doldurulduğunu, senette rakamla 35.000,00 DM yazarken yazı bölümünde 35.000,00 TL yazdığını, malen kaydı ihtiva eden senet karşılığında müvekkilinin hiçbir mal almadığını ileri sürerek menfi tespit ve istirdat davasının kabulünü, kötü niyetli davalıdan %40 oranında tazminatın tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan 1994 yılında 85.000,00 DM borç aldığını, karşılığında 35.000,00 DM ve 50.000,00 DM tutarında iki ayrı tarihsiz senedi imzaladığını, 30.000,00 DM’sini ödediğini, bakiye 55.000,00 DM için protokol düzenlendiğini, bu kısma karşılık da taşınmaz devrinin yapıldığını, protokolde 55.000,00 DM’nin ödenmesi halinde taşınmazın iade edileceğinin, borç ödeninceye kadar satılması halinde ise paranın tamamının davalıya ait olacağının kararlaştırıldığını, anılan taşınmazın dava dışı şirkete satıldığını, 50.000,00 DM tutarlı senet için davalının Kocaeli 3. İcra Müdürlüğünün 2013/3756 E. sayılı dosyası için takip başlattığını, 2002 yılında DM tedavülden kalktığından zamanaşımının gerçekleştiğini ileri sürerek müvekkilinin Kocaeli 3. İcra Müdürlüğünün 2013/3756 E. sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitini, kötü niyetli davalıdan %20 oranından az olmamak üzere tazminatın tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; senedin kambiyo senedi vasfını taşıdığını, borcun halen ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; derdestlik itirazında bulunduklarını, menfi tespit gerekçelerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Asıl Davada Mahkemece Verilen Karar
Asıl davada Mahkemece 28.12.2012 tarih, 2011/191 E., 2012/416 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
B. Asıl Davada Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 25.02.2019 tarih, 2017/3452 E., 2019/1165 K. sayılı kararıyla davanın malen kayıtlı dava konusu bononun veriliş sebebini talil ettiği, ispat külfetini üzerine aldığı, davalı vekilinin çelişkili açıklamalar yaptığı, mahkemece davalı vekilinin çelişkili beyanlarının açıklattırılmadığı, davayı aydınlatma görevi yerine getirilmeden ve davalının ispat yükünü kendi üzerine aldığı hususu dikkatten kaçırılarak davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı hususlarına işaret edilerek asıl davada verilen karar bozulmuştur.
C. Birleşen Davada İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar
Birleşen davada İlk Derece Mahkemesince 13.12.2017 tarih, 2016/170 E., 2017/514 K. sayılı kararı ile davanın reddine, %20 oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
D.Birleşen Davada Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Karar
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 08.11.2019 tarih, 2018/531 E., 2019/2360 K. sayılı kararı ile Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/191 E. sayılı dosyası ile açılan dava ile işbu dava arasında bağlantı bulunduğu, davaların birleştirilmesi gerektiğini işaret edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine kesin olarak karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra dosyanın Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/295 E. sayılı dosyası ile birleştirmesine karar vermiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 02.02.2012 tarihli celsedeki imzalı isticvap beyanında, davacıya 85.000,00 DM borç verdiğini, karşılığında iki senet aldığını belirttiği, 35.000,00 DM bedelli senedin asıl davaya, 50.000,00 DM bedelli senedin de birleşen davaya konu edildiği, davalı vekilinin davacının delil olarak sunduğu tarihsiz ancak taraflarca imzalanmış belge ile ilgili olarak 15.02.2011 tarihli celsede taraflar arasında bir taşınmaz alışverişi yapıldığını ve bu alışverişe karşılık senedin verildiğini beyan ettiği, 08.09.2011 tarihli celse de ise söz konusu belge ile dava konusu takip dayanağı senedin alakalı olmadığını beyan ederek çelişkili açıklamalar yaptığı, davalı vekili tarafından bu hususun açıklanamadığı, davalının malen kayıtlı dava konusu senetleri davalıya borç olarak verdiğini talil ederek ispat yükünü kendi üzerine aldığı, ancak bu hususu ispat edemediği, davalı tarafça asıl ve birleşen dosyada yemin deliline de dayanılmadığı, Kocaeli 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/4070 E. sayılı dosyasında davacı borçlu adına kayıtlı taşınmazın 60.000,00 TL bedelle satıldığı, davacının lehine ipotek verdiği Ziraat Bankası’na 25.850,00 TL ipotek bedeli ödendikten sonra alacağa mahsuben icra veznesine giren 34.150,00 TL’nin cebri icra ile yapılan satış işlemi eski hale getirilemeyeceğinden davacı tarafça faiz talebi de bulunmadığı gözetilerek davalıdan alınarak davacıya ödenmesine (istirdadına) karar verildiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davacının Kocaeli 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/4070 E. (yeni dairesi ve esas numarası Kocaeli İcra Dairesi 2021/85854) sayılı dosyası ve bu icra dosyasına konu edilen senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı adına kayıtlı taşınmazın 60.000,00 TL bedelle satılıp 25.850,00 TL ipotek bedeli ipotek alacaklısına ödendikten sonra alacağa mahsuben icra veznesine giren 34.150,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine (istirdatına), kötüniyet tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın kabulüne, davacının Kocaeli 2. İcra Müdürlüğü’ nün 2013/3756 Esas sayılı dosyası ve bu icra dosyasına konu edilen senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davanın davalısı vekili ve katılma yoluyla asıl ve birleşen davanın davacısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; açıklama yönünden taleplerine rağmen kendilerine süre verilmediğini, asıl ve birleşen davalar arasında irtibat bulunmadığını, senetlerin farklı tarihleri içerdiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Asıl ve birleşen davada davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; asıl davada menfi tespit ve istirdat taleplerinin toplamı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilinin ödediği borcu takibe koyan davalının kötü niyetli olduğunu, kötü niyet tazminatı taleplerinin reddinin hukuka aykırılık taşıdığını belirterek kararın bozulmasını ya da düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl ve birleşen davanın davalısı vekili ile katılma yoluyla asıl ve birleşen davanın davacısı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davada davalı vekili ile katılma yoluyla asıl ve birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.