YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/20
KARAR NO : 2023/1630
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1703 E., 2019/801 K.
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/323 E., 2017/411 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar taraf vekillerince istinaf edilmiş ise de davalılar vekilinin belirlenen kesin süre içerisinde istinaf harç ve giderlerini yatırmadığından bahisle ilk derece mahkemesince istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı duruşmalı olarak davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.03.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av……. ile davalılar …, …, … ve … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Mersin Liman Şubesi ile, kredi borçlusu davalı Lape İç ve Dış Tic. A.Ş. lehine ve yine dava dışı Asya Akaryakıt Tic. ve San. A.Ş., Fullgaz Petrol Ürün. San. ve Tic. A.Ş. ile davalılar …, …, … ve …’ın müteselsil kefil oldukları sözleşmeye istinaden davalı … borçlusuna kredi kullandırıldığını, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesapların 31.03.2015 tarihinde kat edildiğini, borcun ihtara rağmen ödenmediğini, davalılar hakkında Mersin 4. İcra Müdürlüğünün 2015/5882 E. sayılı dosyası ile 06.05.2015 tarihinde yasal takibe başlandığını, ancak davalıların takibe itiraz etmeleri üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalı borçluların yaptıkları itirazın iptali ve takibin devamına, davalı borçluların icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Lape İç ve Dış Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından keşide edilen hesap kat ihtarnamesine itiraz edildiğini, bu nedenle muacceliyet şartının yerine gelmediğini, işletilen faiz oranlarının fahiş olduğunu, faize faiz yürütüldüğünü, anapara borcunun da hatalı olduğunu, takip talebinde borçların teminatı olarak ipotek verildiği belirtilmesine rağmen önce rehne müracaat edildiğini, davacının teslim edilen kambiyo senet bedelleri toplamının dava konusu tutardan düşüldüğü belirtilmesine rağmen bu tutarları icra takibine konu etmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalılar …, …, … ve … vekili cevap dilekçesinde; icra takibine konu alacağın muaccel hale gelmeden icra takibine konu edildiğini, dava ve icra takibine konu edilen sözleşmelerin geçerli olmadığı gibi müvekkillerin bu sözleşmeden ötürü borçları bulunmadığını, kefalet sözleşmesinin usulüne uygun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile davalı … borçlusu Lape İç ve Dış Tic. A.Ş. (Ar Faktoring) arasında 10.12.2012 tarihli 10.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi, davacı banka ile davalı … borçlusu ve davalı kefiller arasında 24.12.2013 tarihli 3.500.000,00 Amerikan doları (USD) bedelli 26.06.2014 tarih 95.000,00 USD bedelli 26.06.2014 tarihli 55.000,00 TL bedelli sözleşme imzalandığı, davacı banka tarafından taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalı … borçlusuna TL ve USD cinsinden krediler kullandırıldığı akabinde 24.12.2013 tarihinde kredi borçlarının tahsil ve tasfiyesine yönelik sözleşme imzalandığı bu sözleşmede davalı … borçlusu ve davalıların mütesilsil kefil olarak imzalarının bulunduğu, kredi borçlusuna davalı kefiller ve dava dışı kefillere ihtarname keşide edilerek kredi hesaplarının 31.03.2015 tarihinde kat edildiği, borcun ödenmemesi nedeniyle Mersin 4. İcra Müdürlüğü 2015/5882 E. sayılı takip dosyası ile 06.05.2015 tarihi itibariyle davalılar hakkında icra takibi yapıldığı, yeterli görülerek hükme esas alınan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor ve ek rapor uyarınca davanın kısen kabul kısmen reddine, itirazın iptaline karar verilen kısım yönünden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
2. İlk derece mahkemesince 24.09.2018 tarihli ek karar ile davalılar …, …, … ve … vekiline yapılan ihtarnameye rağmen bir haftalık yasal süre içerisinde eksik istinaf harcının ve istinaf posta giderlerinin yatırılmadığı gerekçesi ile istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin davanın reddine ilişkin kısım yönünden kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik ve hatalı hesaplamaya dayanarak hüküm tesis edilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesinin reddedilen kısmı açısından kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalılar …, …, … ve … vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağa konu edilen 24.12.2013 tarihli sözleşme ile davacı bankaya olan mevcut tüm borcun tek bir sözleşme adı altında toplandığını ve bu sözleşmenin önceki tüm sözleşmeleri kapsadığını ancak bu sözleşmenin kefalet şartlarına uyulmaksızın düzenlendiğini, geçersiz olduğunu, bilirkişi raporunda hatalar olduğunu ileri sürerek kararın davanın kabulüne ilişkin kısmının tümüne, reddine ilişkin kısmının ise yalnızca vekalet ücretine ilişkin istinaf talebinin değerlendirilerek kararın bozulmasını, ek kararın usulüne uygun olmadığı gerekçesi ile ek kararın kaldırılarak esasa ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın nispi istinaf harcına tabi olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) 344 üncü maddesinde istinaf harç ve giderlerinin düzenlendiği, mahkemece davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen karara karşı bir kısım davalılar vekili tarafından adli yardım talepli istinaf başvurusunda bulunulduğu, davalılar vekilinin adli yardım talebinin reddedildiği ve aşamalardan geçerek kesinleştiği, ilk derece mahkemesince bir kısım davalılar vekiline istinaf başvuru ve peşin harcı yatırması için verilen kesin süreye rağmen davalılar tarafından istinaf başvuru ve karar harcının yatırmadığı, ilk derece mahkemesinin istinaf talebinin reddine ilişkin ek kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacılar istinaf isteminin incelenmesinde ise istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı ve ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesi 25.11.2021 tarihli ek kararı ile davalı … vekili tarafından 7 günlük kesin süre içinde nispi temyiz harcının yatırılmadığı gerekçesi ile adı geçenin temyiz başvurusuna ilişkin dilekçesinin 6100 sayılı Kanun’un 344/1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; adli yardım talebinin kabul edilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesi ek kararının ve buna ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yine bölge adliye mahkemesince verilen ek kararın da aynı gerekçelerle bozulması gerektiğini ve işin esasına geçilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davalılar vekili tarafından verilen temyiz dilekçesi ile itiraz edilen husus bölge adliye mahkemesi kararının ilk derece mahkemesince verilen ek kararına yönelik yaptığı incelemeye ilişkindir. Bir başka deyişle bölge adliye mahkemesince davalılar yönünden harçlandırılmış müddeabihe ilişkin bir denetim yapılmamış olup bu durumda iş bu bölge adliye mahkemesi kararının temyiz istemi nispi değil maktu harca tabi olup ve davalılarca maktu harç yatırıldığı anlaşıldığından bölge adliye mahkemesince verilen ek karar yerinde olmamıştır. Bu gerekçe ile ek kararın kaldırılması ile esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının kaldırılmasına,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.