Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/202 E. 2023/278 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/202
KARAR NO : 2023/278
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
HÜKÜM : Ret

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin 22.10.2010 tarihinde davalı bankadan konut kredisi kullandığını, bankanın çeşitli adlar altında toplam 3.750,00 TL bedel tahsil ettiğini, bu işlemin hukuka uygun olmadığını ileri sürerek 3.750,00 TL’nin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alınan ücretlerin ticari kredi mahiyetinde olduğunu, masraflarla ilgili davacının kredi kullandırımından önce bilgilendirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 14.04.2016 tarih, 2014/1222 E. ve 2016/889 K. sayılı kararı ile iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca, davacının kullandığı krediden kredi açılış aşamasında 3.750,00 TL proje komisyon tahsilatı kesildiği, kredinin tüketici kredisi mahiyetinde olduğu, davalı bankanın sebebini ve dayanağını açıklamaksızın standart sözleşmeye koyduğu hükmü gerekçe göstererek değişik adlar altında dosya masrafı talep etmesinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (6502 sayılı Kanun) 5 inci maddesi uyarınca haksız şart kabul edileceği, davalı bankanın kullandırdığı konut kredisi ile ilgili davacıdan tahsil ettiği miktarların zorunlu masraflardan olmadığı, bu masraflarla ilgili harcama yaptığına dair fatura veya belgenin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.750,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 25.04.2018 tarih, 2016/11051 E. ve 2018/3070 K. sayılı kararı ile “…Dava, davacı tarafından kullanılan genel kredi sözleşmesi nedeniyle davacıdan komisyon adı altında tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Taraflar arasında 22.10.2010 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildiği anlaşılmıştır. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 1. maddesine göre “Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse kural olarak o kanun hükümleri uygulanır…. “. Açıklanan yasal düzenleme karşısında somut uyuşmazlıkta mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Ayrıca sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle dava konusu edilen kesintinin, taraflar arasında imzalanmış “geri ödeme planı” başlıklı sözleşmede yer aldığı görülmektedir. Sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı BK hükümleri uyarınca, “geri ödeme planı” başlıklı sözleşmede taraflarca kabul edilmiş komisyon tutarı miktarının tarafları bağlayacağı gözetilerek davanın reddine karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir…” gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle dava konusu edilen kesintinin, taraflar arasında imzalanmış “geri ödeme planı” başlıklı sözleşmede yer aldığı, sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca “geri ödeme planı” başlıklı sözleşmede taraflarca kabul edilmiş komisyon tutarı miktarının tarafları bağlayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddi kararının doğru olmadığını belirterek davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı tarafından kullanılan genel kredi sözleşmesi nedeniyle davacıdan komisyon adı altında tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 1 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.