Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/2074 E. 2023/5746 K. 11.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2074
KARAR NO : 2023/5746
KARAR TARİHİ : 11.10.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı TMR Otomotiv Ticaret Ltd. Şti.’nin ortağı olarak uzun süre davalı şirket ile birlikte çalışıp uyumlu bir ticari birliktelik sergilediğini, aralarındaki ticari ilişki ve güven nedeni ile zaman zaman beraber çalıştıklarını ve güven ilişkisi nedeniyle davalıya teminat olarak kullanılmak üzere çekler verildiğini, çekler ödendikten ya da teminat konusu ilişki sonlandıktan sonra çeklerin banka şubesine iade edildiğini, dava konusu 8 adet çekin teminat olarak davalıda olduğunu, çeklerin teminat olarak verilmesine rağmen müvekkiline iade edilmediğini, taraflar arasında anılan çek bedelleri tutarında mal ya da fatura sebepli borç ilişkisi olmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalıya 8 adet çek bedeli olan 435.000,00 TL tutarında borçlu olunmadığının tespitini ve çeklerin ödenmek zorunda kalınması halinde bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; çeklerin müvekkiline teminat olarak verilmediğini, davacının bankaya olan kredi borçlarının ödemelerinin müvekkilince yapıldığını, ayrıca davacının müvekkilinden farklı zamanlarda toplamı 285.000,00 TL’yi bulan borç para aldığını, dava konusu çeklerin davacının kullandığı kredi için yapılan ödemeler ve davacıya verilen borçlar karşılığında alındığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu sekiz adet, toplam bedeli 435.000,00 TL olan çeklerin davacı tarafından keşide edilerek davalı şirkete verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, çek bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerektiği, dava konusu çeklerin kural olarak davalı tarafın savunmasında ileri sürüldüğü gibi davacıya verilen borç paralar ve davacının ortağı olduğu TMR şirketi adına bankadan çektiği, ancak kendi adına kullandığı ve geri ödemesinin davalı şirket tarafından yapıldığı bilirkişi incelemeleri ile de anlaşılan kredi geri ödemesinden kaynaklanan borçların ödenmesi amacıyla verildiği yolundaki davalı savunmasının aksini iddia eden davacının, iddiasını kesin delillerle kanıtlaması gerektiği, somut olayda ispat külfetinin davacı tarafta olduğu, davacının iddialarını yazılı delillerle kanıtlayamadığı, yemin deliline dayanıldığından, yemin teklif hakkı hatırlatıldığı, yemin teklif edilmeyeceği açıkça beyan edildiğinden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında müvekkilinin verdiği çekler karşılığı borç doğuran bir işleme rastlanılmadığının tespit edildiğini, davalının, çekler karşılığında malen yada nakden müvekkiline birşey vermediğini, dava dışı TMR Otomotivin davalı Özdağ Şirketi’ne borçlu olduğunun belirlendiğini, bu halde borçlunun müvekkili olmadığını, üçüncü kişi ile davalı arasındaki alacak ilişkisinin dava konusu çekler ile bir bağlantısının bulunmadığını, çeklerin 3 üncü kişi olan TMR Şirketi’nin kayıtlarında rastlanmadığına ilişkin bilirkişi tespitinin, davacının borçlu olmadığına dair iddialarını desteklediğini, çekin bir borçlanma aracı olmadığını, ödeme aracı olması sebebiyle teminat amaçlı da çek verilebileceğinden davalının iddialarına karşın taraflar arasında herhangi bir borç doğurucu işlem olmasa da çek verilebileceğinin kabul edilmesi gerektiğini, hamilin borçlu zararına hareket ettiği iddiasının tanık dâhil her türlü delil ile ispatlanabileceğini, dava konusu çekler hakkında yemin teklif edilmemesinin davanın ispatlanamadığını göstermediğini, davalı tarafta yemini eda edecek şahsın FETÖ soruşturması nedeni ile cezaevinde tutuklu olduğunu, bu dava anlamında yemin delilinin anlam ve önemini kavrayacak durumda olmadığını, yemini eda edecek şahsın cezaevinde tutuklu olmasından dolayı işin niteliği gereği yemin teklif etmelerinin mümkün olmadığını, mahkemece izah edilen işbu hususlar göz ardı edilerek yemin teklif etmemelerinin aleyhlerine hükme gerekçe yapıldığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının çeklerin davalı tarafa teminat olarak verildiğini ispatlayamadığı, ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava konusu çekleri halen elinde bulunduran davalı şirket arasında çek bedelleri tutarında bir borç ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin ne davalı şirketten ne de eskiden ortağı olduğu TMR Otomotiv’den mal ya da nakit borç almadığını, davalı şirketin söz konusu çekleri teminat olarak elinde bulundurduğunu, bilirkişi raporlarında da bu iddialarını destekler tespitler yapıldığını, taraflar arasında yapılan işlemlerin güvene dayalı işlemler olduğunun da belirtildiğini, çekin bir borçlanma aracı değil ödeme aracı olduğunu, bu sebeple teminat amaçlı olarak da çek verilebildiğini, mahkemece dosyadaki tüm delillerin, tespitlerin, bilirkişi raporlarının ve hatta davalı şirket temsilcisinin beyanlarının göz ardı edilerek yalnızca yemin deliline dayanılmadığı gerekçesi ile davanın reddine yönelik hüküm kurulduğunu, hamilin borçlu zararına hareket ettiği iddiasının tanık dâhil her türlü delil ile ispatlanabileceğini, davalı tarafça yemini eda edecek şahsın FETÖ soruşturması nedeni ile cezaevinde tutuklu olduğunu, sonradan da terör örgütü üyeliğinden ceza aldığını, yemini eda edecek şahsın cezaevinde tutuklu bulunmasından dolayı işin niteliği gereği yemin teklif etmenin mümkün görülmediğini, mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yemin teklif edilmemesinin davacı aleyhine olarak hükme gerekçe yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki güven ilişkisi nedeniyle davalıya teminat olarak verildiği iddia olunan çeklerin iade edilmemesi nedeniyle, çeklerden dolayı davalı tarafa borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.