YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2217
KARAR NO : 2023/2104
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi)
SAYISI : 2019/401Esas, 2021/161Karar
HÜKÜM :Kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, mülkiyeti tarafına ait olan belirtilen adreslerdeki taşınmazlar üzerine davalı tarafından mimari proje çizildiğini, taşınmazlardan birinin yapı mimari projesinde değişiklik yapma gereksinimi hasıl olunca davalıya bedelinin ödenmesi koşulu ile ihtar gönderdiklerini, ihtarın davalıya 12.09.2012 tarihinde tebliğ olunduğunu, daha sonra diğer taşınmaz yapının mimari projesinde zorunlu unsur olan kapının projede olmaması sebebiyle bedeli ödenmek koşulu ile projede değişiklik yapılması için ihtar gönderdiğini, bedelinin ödeneceği taahhüt edilmesine rağmen mimar tarafından projedeki tadilatın yapılmadığını, menfi ya da müspet herhangi bir cevap da verilmediğini, bu nedenle işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını, davalarının kabulü ile başka bir mimarla anlaşmak üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un (6098 sayılı Kanun) 113 üncü maddesi gereği nama ifaya izin verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6098 sayılı Kanun 113 üncü maddesinin “yapma ve yapmama borçları” başlığını taşıdığını, iş bu madde de “yapma borcu, borçlu tarafından ifa edilmediği alacaklı …” hususunu kapsadığını, davaya konu taşınmazlar üzerindeki bina ve fabrikanın kullanım amacına uygun olarak tasarlanarak mimari projesinin kendisi tarafından çizildiğini, ilgili idareden gerekli ruhsatların alındığını, tarafına düşen edimlerin yerine getirildiğini, Yeni Mh. Aşağı Cd. N.29 Bucak/Burdur adresindeki binada projelere aykırı imalatlar yapıldığı için bu binanın mimari projeye uygun hale getirilmesi tarafınca talep edilmesine rağmen, davacı tarafından bu taleplerinin karşılanmadığını, bu hususta ilgili kurumlara şikayette bulunduğunu, fabrikanın projeye uygun olarak yapıldığını, akabinde bu binaya bitişik tarafınca yapılan fabrika binasının mimari projesine müdahale edecek şekilde ilave kaçak bina yapmak suretiyle tarafına ait yasal hakların ihlal edildiğini, yasaya aykırı davranıldığını, davacının Burdur Valiliğine verdiği ifadede davaya konu iddiaların kendi ifadesi ile yersiz kıldığını, davacının davaya konu talepleri ile tarafının rızası olmaksızın yaptığı/yaptırdığı imalatları kullanabilmek ve bu kullanımı yasal hale getirebilmek için talepte bulunduğunu, bu taleplere olumlu yaklaşmasının imkan olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Bucak 2. Asliye Hukuk Mahkemesince 24.02.2015 tarih, 2014/204 E. ve 2015/59 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 24.05.2016 tarih, 2016/1745 E. ve 2016/2965 K. sayılı kararıyla, taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının çizdiği projeye göre alınan inşaat ruhsatı uyarınca yapılan imalatın tadilat projesiyle yasal hale getirilmesi gerektiğinden bahisle projenin tadili hususunda olduğu, çizilen proje eser niteliğinde olduğu ve eserin bütününe ilişkin müdahale istenildiğinden uyuşmazlığın bu niteliğine göre, görev hususunun değerlendirilmesi gerektiği, uyuşmazlıkta 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanun’u (5846 sayılı Kanun) 76 ncı maddesi uyarınca bu kanundan kaynaklanan davalarda ihtisas mahkemesinin görevli olduğu, 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) kararı gereğince, 5846 sayılı Kanunu’ndan kaynaklanan davalar bakımından fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmayan ve adli yargı adalet komisyonunun bulunduğu merkezde yer alan asliye hukuk mahkemelerinde tek asliye hukuk mahkemesi varsa o mahkeme, iki asliye hukuk mahkemesi varsa 1 numaralı ve 2’den fazla asliye hukuk mahkemesi varsa 3 numaralı asliye hukuk mahkemesi ihtisas mahkemesi sıfatıyla görevli olduğunu, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece re’sen nazara alınması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 09.11.2017 tarih, 2017/157 E. ve 2017/318 K. sayılı kararı ile davaya konu yapıların 5846 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi kapsamında mimari eser olduğu, davacı yapıların kullanımı için gerekli ve zorunlu olan ilaveleri mimari projede olmamasına rağmen yaptığı ve sonradan davalı mimardan bunun için mimari projede tadilat talep ettiği, davalı mimarın davacının bu talebine cevap vermediği, bu sebeple davacının mimari projeye aykırı yapı yapması sebebiyle telafisi imkansız zarara neden olacağı ve bu hususun devam edeceği, davalının tadilat projesi yapmamasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 20.06.2019 tarih, 2018/3101 E. ve 2019/4685 K. sayılı kararıyla uyuşmazlığın çözümünde binalarda onaylı mimari projeye aykırı olarak gerçekleştirilen imalatların idari ya da teknik zorunluluklardan kaynaklanıp kaynaklanmadığının ve bu durumun tadilat projesine bağlanmasının mümkün olup olmadığının belirlenmesinin gerekli olduğu, zorunlu ve gerekli olduğunun kabulü halinde de yapılacak tadilatların davalının müellifi olduğu asıl mimari projelerin bütünlüğü bozucu nitelikte olup olmayacaklarının da her bir proje için ayrı ayrı tespitinin gerektiği, belirtilen ilkeleri de gözönüne alacak şekilde yeni bir bilirkişi heyetinden mütalaa alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile benimsenen bilirkişi raporuna göre onaylı mimari projesine aykırı olarak gerçekleştirilen imalatların teknik olarak zorunlu ve gerekli
olabileceği, davalı mimarın çizmiş olduğu onaylı mimari projesinin teknik olarak zorunlu tadilat gerektirebilecek değişikliklere yönelik bir tadilat projesinin eserin mahiyet ve
hususiyetlerini bozmayacağının belirlendiğini, davalı mimar tarafından çizilen projenin 5846 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerekiyor ise de davalı tarafından kağıt üzerinde çizili mimari projeye herhangi bir müdahalenin bulunmadığı, binanın projeye uygun yapılıp yapılmadığı hususunun idari işlemler sırasında değerlendirileceği, her iki binada yapılan işlemlerin teknik bilirkişiler tarafından yapılan incelemede teknik anlamda gerekli olduğunun ve mimari projenin mahiyet ve hususiyetlerini bozmayacağının tespit edildiği, tüm bu tespitlere göre davacının mevcut mimari projeye göre binayı inşa ettirmesi halinde binanın bazı bölümlerinin kullanılamayacağı ve binanın kullanım amacını karşılamayacağı gözetildiğinde davalı mimarın projede bulunan teknik hatalardan kaynaklı tadilat gerektirebilecek
değişiklik ve fonksiyonel kullanımından kaynaklı mahallinde yapılan
imalatlarla ilgili olarak bir tadilat projesi çizimini kabul etmediği, başka bir mimara tadilat projesi çizdirilmesi talebine muvafakat
vermemesi durumunun ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamına uyulduğunu ancak gereklerinin yerine getirilmediğini, mahkemece davalının mimari çizimini sadece kağıt üzerindeki projeye olarak değerlendirdiğini, kağıt üzerindeki projeye müdahale edilmediğini belirterek mimari projenin yapının kendisine de kapsadığını, binanın projeye uygun yapılıp yapılmadığı hususunun idari işlemler sırasında değerlendirileceği hususunun davanın mahiyetiyle uyuşmayan bir husus olduğu, her iki binada yapılan işlemlerin teknik anlamda gerekli değil ve de mimari projenin mahiyet ve hususiyetlerini bozduğunu, yapılan tadilatların, proje de yer almayan hususlar olduğu (yüzme havuzu gibi) dolayısıyla binanın kullanılamamasından kaynaklı tadilatlar olmadığını, tadilatların projede bulunan teknik hataların düzeltilmesi şeklinde olmadığını, yapılan tadilatların binanın yeniden başka amaçlı olarak kullanılması amaçlı olduğundan kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının müellifi olduğu mimari projelere uygun olarak inşa edilen iki ayrı binada (fabrika ve otel binaları) davacı tarafça gerçekleştirilen ve onaylı asıl projede mevcut olmayan izinsiz imalatlarla ilgili olarak 3194 sayılı İmar Kanunu gereğince idari mercilere sunulmak istenilen tadilat projesi düzenlemeyi reddeden davalı yerine 6098 sayılı Kanun 113üncü maddesi uyarınca başka bir mimarla anlaşmak üzere davacıya izin verilmesine istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Kanun 113 üncü maddesi ve 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.