YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2254
KARAR NO : 2023/6171
KARAR TARİHİ : 25.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki patentin hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar vekili, davalı adına kayıtlı “ürün kodlama ve doğrulama” başlıklı incelemeli patent belgesine konu buluşun 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (551 sayılı KHK) kapsamında yeni olmadığını, tekniğin bilinen durumunu aşmadığını, buluş basamağı kriterini sağlamadığını, sanayiye uygulanabilir olmadığını, buluşun ve istemlerinin açık olmadığını, korunamayacak buluşlar arasında olduğunu belirterek davalı adına tescilli patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; buluşun patentlenebilirlik kriterlerini sağladığını ve açık olduğunu, hükümsüzlük iddialarının yersiz ve dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi kurulunun söz konusu tekniğin bilinen durumuna en yakın belgeleri esas almak suretiyle sırasıyla yeniliği, buluş basamağı bulunup bulunmadığını inceledikleri, patent sahibinin yaptığı açıklamaların yeterli olduğu, tekniğin ilgili alanındaki uzmanın buluşu ve işleyişi anlayabilecek durumda olduğunu belirttikleri, buna göre patentin hükümsüzlüğünü gerektiren bir açıklık problemi bulunmadığı, bununla birlikte, yukarıda sayılan belgelere göre yeni olduğu sonucuna varılan buluş istemlerinin, buluş basamağı niteliği taşımadığının rapor edildiği, ana istemin ve ona bağlı istemlerin kapsamındaki buluşun önceki tarihli patentlerde belirtilen çözümlere göre nitelikli bir ilerleme göstermediğini, herhangi bir teknik katkının eklenmediğini, önceki dokümanlardan yola çıkılarak patent kapsamındaki fikrin zaten görüldüğünü, dolayısıyla aşikar olmadığını ve buluş basamağının mevcut olmadığını rapor ettikleri, 1 nolu ana istemde bahsedilen buluşun, patentlenme kapasitesi bulunmasına, açıklık sorunu taşımamasına rağmen buluş basamağı vasfı taşımadığı yolundaki raporun hükme esas alınabileceği, bağlı istemlerin de ana istemin kaderine tabi olduğu, bilirkişi kurulunun tek tek ilgili dokümanlar karşısında (dökümanların birleştirilmesi suretiyle veya tek tek) buluş basamağı bulunmadığı sonucuna vardıkları, sadece D1 dokümanı tek başına buluş basamağı kriterini ortadan kaldırdığı, raporda izlenen yöntem denetlenebilir, somut kanıtlara dayalı ve metodik olduğundan davalının rapora itirazlarının reddedildiği gerekçesiyle davanın kabulü karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişilerin buluş basamağı ile ilgili değerlendirmelerinin eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi raporunda buluş basamağı testinin, tekniğin bilinen durumundaki en yakın döküman ile buluş arasındaki tespit edilen teknik farklar dikkate alınarak objektif teknik problemin belirlendikten sonra önerilen çözümün aşikar olup olmadığı adımları uygulanarak yapılması gerektiğinin ifade edildiğini, Avrupa Patent Ofisi tarafından geliştirilmiş 3 aşamalı problem ve çözüm yaklaşımı metodunun uygulandığını, eğer buluşun bağımsız isteminde korunmak istenen unsurlardan tekniğin bilinen durumundaki en yakın dökümanda açıklanmamış olan unsurlardan en az biri ile karşılaştırılan diğer dökümanda da açıklanmamış ise buluş basamağının aşıldığının kabul edildiğini, ekte sunulan tabloya göre dava konusu müvekkiline ait incelemeli patent belgesinin 1 numaralı bağımsız istemi D1, D2 ve D3 numaralı dökümanlar karşısında buluş basamağı kriterini karşıladığını, bilirkişilerin kendi hazırladıkları 1, 2 ve 3 numaralı tabloları birleştirerek yukarıda tabloyu hazırlamış olsalardı 1 numaralı istemin buluş basamağı kriterini karşıladığını tesbit edeceklerini, bilirkişilerin istem unsurlarını ve özellikle en yakın döküman olarak tespit ettikleri D1 dökümanında açıklanmamış olan c,d,e,f,g ve m unsurlarını tek tek alarak bu unsurların konuda uzman kişi için aşikar olup olmadığını teknik açıklamar ile değerlendirmediklerini, istemin sadece veri tabanı üzerinde kayıt ekleme,kayıt silme, kayıt güncelleme işleminden oluştuğunu dikkate alarak değerlendirerek yanlış sonuca vardıklarını beyanla kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; buluş konusunun ilgili olduğu teknik alanda uzman bir kişi tarafından buluşlun uygulanmasını sağlayacak nitelikte açık ve yeterli olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumunun bu hususu incelediğini, hem Rusya hem Avusturya patent ofis uzmanlarının da araştırma ve inceleme yaparken açıklık sorunu ile karşılaşmadıklarını, bilirkişi raporunda dava konusu patentin yenilik kriterini sağladığını ancak buluş basamağı vasfına sahip olmadığı yönünde görüş bildirildiği, bilirkişi raporuna yapmış oldukları itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, müvekkiline ait patentin gerekli yasal prosedürler ve incelemeler neticesinde verildiğini, bilirkişi raporunda dava konusu buluşun buluş basamağına sahip olmadığı yönündeki görüşüne katılmadıklarını, müvekkiline ait incelemeli patent belgesinin 1 numaralı bağımsız istemi D1,D2 ve D3 numaralı dökümanlar karşısında buluş basamağı kriterini karşıladığını, buna dair değerlendirmelerin eksik ve hükme elverişli olmadığını, buluş basamağına sahip olup olmadığının tespiti için Avrupa Patent Ofisi tarafından geliştirilmiş ”Problem ve Çözüm Yaklaşımı” methodunun uygulandığını, yerel mahkemece ve bölge adliye mahkemesince itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıya ait ”ürün kodlama ve doğrulama sistemi” başlığını taşıyan patentin tescil şartlarını taşımadığı gerekçesi ile hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
551 sayılı KHK
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.