YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2394
KARAR NO : 2023/6103
KARAR TARİHİ : 24.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesini kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından, davacı aleyhine dava konusu bonoya dayalı takip başlatıldığını, ancak takip konusu bononun davacıdan tehdit ve silah zoruyla alındığını, bu hususta Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, restoranı olan müvekkilinin davalının teklifi üzerine restoranına davalıyı ortak olarak almayı kabul ettiğini, davalının ortaklık için davacıya 350.000,00 TL vermeyi taahhüt ettiğini, davalının davacıya nakit ve çek ile bir kısım ödemeler yaptığını, taraflar arasında yaşanan olumsuzluklar sonrasında davacının ortaklığı bitirme kararı alarak ortaklık parası olarak davalıdan aldığı paraları iade etmeye başladığını, 25.000,00 TL iade etmesi gereken tutar kaldığında davalının davacıdan daha çok borcunun olduğunu iddia ettiğini, istenen bedeli vermeyi kabul etmeyen davacının restoranının kundakladığını ve tehditler aldığını, görüşmek isteyen davalının yanına davacının restoran müdürü olan …’i alarak gittiğini, araç içerisinde davalı ile kalan davacının silah ile tehdit edilerek boş senet altına imzasının alındığını, tehditle bedel, keşideci ismi ve adresini de doldurduğunu, araç dışındaki …’in olayı gördüğünü ileri sürerek takibin iptali ile senedin geçersizliğinin tespitini ve kötü niyetli icra takibinden dolayı %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili beyanlarında tarafların 2014 yılında restoran ortaklıkları bulunduğunu, bu ortaklık için davalının davacıya 246.000,00 TL ortaklık payı verdiğini, daha sonra davacının ortaklığı bitirme kararı aldığını, davalıya 10.000,00 TL ödeme yaptığını ve sonrasında kendisinin doldurduğu kalan meblağ olan 236.000,00 TL’lik takip konusu senedi verdiğini, senet müvekkilinde iken davacının haricen 80.000,00 TL daha ödeme yaptığını, bunun üzerine davalının senedi bakiye alacak olan 156.000,00 TL olarak icraya koyduğunu, tehdit, zorlama gibi eylemlerin olmadığını, davacının borçtan kurtulmaya çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz edilmesi üzerine Kocaeli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin kararı ile itirazın reddine karar verildiği, tanıkların huzurda alınan beyanlarına ve savcılık dosyasında alınan ifadelerine göre taraflar arasında davacıya ait restorana davalının 350.000,00 TL karşılığında ortak olmasından kaynaklanan bir ticari ilişkinin bulunduğunun anlaşıldığı, tanıkların davalının davacıya silahla tehdit etmek suretiyle dava konusu senedi imzalattırdığını doğrudan görmedikleri, bilgilerinin görgüye değil duyuma dayalı olduğu, senedin imzalandığı sırada araçta davacı ile davalının yalnız oldukları, davalının dava konusu senet bedelinin tamamı üzerinden icra takibi başlatmadığı, davacının iradesinin silahla tehdit nedeniyle sakatlandığını ispata yeterli dosya kapsamında sunulmuş delil bulunmadığı, ayrıca davacının senette atılı imzayı inkar etmediği, senedin diğer unsurlarının başkası tarafından doldurulmasının kambiyo vasfına etkili olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra dosyasına konu senedin tehdit ve silah zoruyla alınmış bir senet olduğunu, bu durumu açıkça ifade eden tanık beyanlarının yerel mahkemece göz önünde bulundurulmadığını, bu nedenle hukuki geçerliliğinin bulunmadığını, senedin zorunlu unsurlarını ihtiva etmediğini, sahte olarak düzenlendiğini, yerel mahkemece tanık beyanları, davalının kabarık suç dosyası ve lehlerine olan delillerin de gözetilmediğini, yapılan eksik inceleme sonucu verilen ret kararının hukuka uygun olmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, bononun korkutma yoluyla düzenlendiğini belirterek davalıdan şikayetçi olduğu, yapılan soruşturma sonucunda Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karara itiraz üzerine Kocaeli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin kararı ile itirazın reddine karar verildiği, ceza mahkemesince verilen beraat kararının, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hâkimini bağlamayacağı, bu nedenle savcılık tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın hukuk hakimini bağlayıcı olmadığı, gerek soruşturma aşamasında, gerekse yargılama aşamasında dinlenen tanıklardan biri tanık ifadesinde, davacı ile davalı arasındaki iş ilişkilerini anlattıktan sonra, davacı ile birlikte davalının yanına gittiklerini, kendisini arabadan indirdikten sonra tarafların araba içinde hararetli bir şekilde konuştuklarını, kolluk ifadesinde davalının davacıya “tabancaya benzer bir cisim”, duruşmadaki ifadesinde de “silah” doğrulttuğunu gördüğünü beyan ettiği, diğer tanığın ise ifadelerinde davalı ile telefondaki konuşmasında davalının “silahla korkutarak senet aldığını” söylediğini belirttiği, alınan tanık ifadelerine göre davalı tarafından doğrudan davacının vücut bütünlüğünün hedef alan bir eylemin var olduğu, bu eylemin davacıda esaslı bir korku uyandırdığı, tehdidin derhal vuku bulacak bir tehlikeye ilişkin olduğu ve bononun korkutma eylemi sonucunda düzenlendiği, bu hali ile korkutmaya ilişkin tüm koşulların var olduğunun görüldüğü, davacının korkutmanın etkisi ile bir kısım ödeme yaparak bonoyu geri almaya çalıştığı, korkutmanın etkisinin bononun düzenleme tarihinden hemen sonra geçmediği ve uzun bir süre daha devam ettiği kanaatine varılmakla eldeki davanın bir yıllık süre içerisinde açıldığının kabulü gerektiği, ayrıca davalının icra takibi başlatmakta haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davacının takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca dava değerinin %20’si oranında hesaplanan 32.327,05 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tarafların 2014 yılında restoran ortaklıkları bulunduğunu, bu ortaklık için davalının davacıya 246.000,00 TL ortaklık payı verdiğini, daha sonra davacının ortaklığı bitirme kararı aldığını, davalıya 10.000,00 TL ödeme yaptığını ve sonrasında kendisinin doldurduğu kalan meblağ olan 236.000,00 TL’lik takip konusu senedi verdiğini, senet müvekkilde iken davacının haricen 80.000,00 TL daha ödeme yaptığını, bunun üzerine davalının senedi bakiye alacak olan 156.000,00 TL olarak icraya koyduğunu, davacının tehdit edildiğini iddia ettiği tarihten 13 ay sonra, icra takibi açıldıktan sonra, sırf borçtan kurtulmak adına şikayetçi olduğunu, her ne kadar kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmişse de ceza mahkemesinin saptadığı maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağını, dinlenen tanıklardan birinin olayı uzaktan gördüğünü, diğerinin de yalnızca duyduğunu beyan ettiğini, gerektiğinde aracın bulunduğu davalının sitesinin güvenlik kameraları izlendiğinde tanık beyanlarında olan “silah çekme veya tehdit” gibi eylemlerin söz konusu olmadığının görüleceğini, ancak bu talebin dikkate alınmadığını, dava dilekçesinin müvekkile tebliğ edilmediğini, delillerini sunamadığını, sadece davacı tarafça bildirilen yanlı tanık beyanları ile davacının haksız davasının kabulüne karar verildiğini, 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takip konusu bonodan dolayı borçlu olunmadığı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 203 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi, 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci alt bendi, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 30 uncu maddesi, 2004 sayılı Kanun’un 72 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.