YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/24
KARAR NO : 2023/3723
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1574 Esas, 2021/1311 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/424 E., 2018/334 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı borçlu SH Çevre İş Sağlığı ve Güv. San. ve Tic. A.Ş. arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi ile rehin sözleşmesi imzalandığını, davalıların bu kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine hesapların kat edildiğini, borcun ödenmesi için ihtarnameler keşide edildiğini, çekilen ihtarnameye rağmen alacağın ödenmediğini, alacağın tahsilini teminen davalı kefiller hakkında Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2015/26056 sayılı dosyasından takibe geçildiğini, alacak ve fer’ilerin tamamına davalılar tarafından itiraz edildiğinden davalı borçlular açısından takibin durduğunu, itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, davalılar aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı … davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile dava dışı asıl borçlu SH Çevre İş Sağlığı ve Güv. San. ve Tic. A.Ş. arasında 3 adet kredi sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmelerin davalı …’ün müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla, davalı … …’ün 5.000.000,00 TL limitli sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, borç ödenmeyince hesap kat edilerek ihtarname keşide edildiği, sözleşme hükümleri kapsamında belirlenen faiz oranlarına göre hesaplamanın yapıldığı, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalıların Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2015/26056 sayılı takip dosyasında itirazlarının; taksitli ticari krediden kaynaklı; 62.347,67+5.639,41=67.987,08 TL asıl alacak, 755,18 TL işlemiş faiz, 37,76 TL Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) olmak üzere bu kalemden toplam 68.780,08 TL için iptaline, asıl alacağın 5.639,41 TL’sine takip tarihinden itibaren yıllık %24, 62.347,67 TL’sine takip tarihinden itibaren yıllık %18 faiz ve faize BSMV işletilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin talebin reddine, ticari krediden kaynaklı; 383.480,20 TL asıl alacak, 5.925,71 TL işlemiş faiz, 296,29 TL BSMV, 12.360,00 TL masraf olmak üzere bu kalemden toplam 402.062,20 TL için iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %25.68 oranında faiz , faize BSMV işletilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin talebin reddine, çek kredisinden kaynaklı; 1.200,00 TL asıl alacak, 30,81 TL işlemiş faiz, 1,54 TL BSMV, olmak üzere bu kalemden toplam 1.232,35 TL için iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %25.68 oranında faiz, faize BSMV işletilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin talebin reddine, ticari kredi kartından kaynaklı; 211.757,33 TL asıl alacak, 3.952,06 TL işlemiş faiz, 192,67 TL BSMV olmak üzere bu kalemden toplam 215.902,06 TL için iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %30.24 oranında faiz, faize BSMV işletilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin talebin reddine, gayri nakit alacağa konu talebin reddine, hükmolunan meblağın %20’si oranında hesaplanan 137.595,34 TL icra inkâr tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda olayın gerçekleştiği tarihte uygulanacak faiz oranı ve davacının müracaat tarihi ile dava tarihine kadar geçen sürede uygulanacak avans faiz oranları ile yapılan hesaplamaların yanlış olduğunu, alacağın tasfiye olunan alacak hesabına aktarılmış olduğunu, bu nedenle 31.10.2016 tarihine kadar %54 (cari faiz oranı 27×2) ve anılan tarihten sonra yıllık %40 (cari faiz oranı %20×2) oranından temerrüt faizi uygulanması gerektiğini, anılan sözleşmelerin, tarafların hür iradesi neticesinde imzalandığını, temerrüt faizinin bu sözleşmelerdeki hükümler doğrultusunda kararlaştırılarak uygulandığını berliterek İlk Derece Mahkemesi kararının sadece bu yönüyle kaldırılarak “asıl alacağa intikal tarihinden itibaren yıllık %54 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5’i oranında BSMV uygulanmak sureti ile takibin devamına” karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı bankanın takip talebinde %54 temerrüt faizi talep ettiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin 10.5 maddesindeki temerrüt faizi düzenlemesine göre bankaca, borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 kat oranda gecikme faizi ödeneceğinin kabul edildiğini, sözleşmede herhangi bir oran belirtilmediği, temerrüt tarihi itibariyle müşterilerine ticari kredilerde fiilen uyguladığı en yüksek ticari faiz oranınına ilişkin somut bilgilerin dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinin kefilleri olan davalılar hakkında yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava genel, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı banka, dava dilekçesinde delil olarak bankanın defter ve kayıtlarında bilirkişi incelemesi yapılmasını ileri sürmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında bankanın hesap ekstreleri ve faiz genelgelerine ilişkin belge örneklerinin davacı tarafından sunulmasından sonra dosyanın bilirkişiye tevdisine karar verilmiş, davacı tarafından bu talebe uygun olarak ise hesap ekstreleri ve temerrüt faiz oranında yapılan değişikliğe ilişkin genel mektup ve faiz genelgeleri dosyaya sunulmuştur. Bilirkişi tarafından dosya üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlenmiş, davacının rapora karşı yapmış olduğu itirazları değerlendirmeden İlk Derece Mahkemesince rapor hükme esas alınarak karar verilmiştir.
Davanın konusunu teşkil eden genel kredi sözleşmesinin temerrüt faizine ilişkin 10.05 maddesinin son cümlesinde “…Banka’ca Borçlu Cari Hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranın 2 kat oranında gecikme faiz ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder.” hükmü yer almaktadır.
Bu durumda Mahkemece bilirkişiye banka kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapma yetkisi verilerek, yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle bilirkişiden ek rapor ya da yeni bir bilirkişiden rapor alınarak davalı bankanın aynı nitelikteki kredilere uyguladığı faiz oranı belirlenip bu oran üzerinden sözleşme hükümleri de nazara alınmak suretiyle temerrüt faiz oranı belirlenerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesinin uygun olmadığını ve kararın bu nedenle bozulması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmamaktayım. (Yargıtay 11.HD. 11.10.2022 tarih, 2022/5752 E. 2022/6840. K)