Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/2428 E. 2023/6101 K. 24.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2428
KARAR NO : 2023/6101
KARAR TARİHİ : 24.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Konya İlinde bulunan iki adet taşınmazın maliki olduğunu, söz konusu taşınmazları müvekkilinin Alpdoğan Gıda Turizm ve Kavafiye San. Tic. Ltd. Şti’nin davalı bankanın Nalçacı Şubesinden kullanmış olduğu krediye istinaden işbu şirket lehine ipotek verdiğini, ekte sunulan 16.08.2011 tarihli takip hesabı kapatma yazısından da anlaşılacağı üzere lehine ipotek verdiği şirketin davalı bankaya herhangi bir borcunun bulunmadığını, buna rağmen müvekkil adına kayıtlı taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin kaldırılmadığını ileri sürerek söz konusu taşınmazlar üzerinde davalı banka lehine olan ipoteklerin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Temlik eden davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının gerek dava dışı Alpdoğan Gıda Turizm ve Kavafiye San.Tic. Ltd. Şti.’nin kullanmış olduğu krediye, gerekse dava dışı Çardak Konsantre Meyve Suları Ltd. Şti. firmasının müvekkili bankadan kullanmış olduğu kredilere kefaletinin bulunduğunu, müvekkili banka tarafından söz konusu kredi alacaklarının bir kısmının tahsil edildiğini, dava dışı firmaların halen müvekkili banka nezdinde riskinin bulunmakta olduğunu, müvekkil bankanın bu alacaklarını ipotek ile teminat altına aldığını, bu nedenle davacı tarafın ipotek fek taleplerinin yerine getirilemediğini, davacının taraf olarak imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesinin ve tapuda düzenlenmiş olan ipotek resmi senetlerinin ilgili hükümlerine göre davacının davalı bankaya asaleten ve kefaleten olan borçlarının dava konusu taşınmazlar üzerindeki ipotek teminatına dahil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu iki adet taşınmazın birinde ipotek bulunmadığının belirtildiği ve taşınmaz üzerinde davalı banka lehine konulmuş hacizlerin bulunduğu, davacı vekilinin haczin kaldırılmasına yönelik dava taleplerinin olmadığına yönelik beyanı bulunduğu, bu kapsamda bu taşınmaza yönelik ipoteğin kaldırılmasına yönelik davanın konusuz kaldığı, diğer taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekki talebinin ise alınan bilirkişi raporları dikkate alınarak davalı bankanın gayrinakdi ve nakdi risklerinin bulunduğu ve ipoteğin devamının gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1.Bilirkişi tarafından dosya kapsamı ve içeriğindeki belgelere göre rapor düzenlenmesi gerekirken davalı banka tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulmayan belgelerin talep edilerek ve yeni deliller dikkate alınarak rapor hazırlanmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarına itirazları doğrultusunda yeni rapor alınmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,

2.Bilirkişi raporlarında gayri nakdi çek riskinin bulunduğu şeklindeki kabulün açıkça hukuka aykırı olduğunu, dosyadan alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını,

3. 16.08.2011 tarihli belgenin bilirkişi heyetince değerlendirilmediği gibi mahkemece de dikkate alınmadığını, gerekçeli mahkeme kararında söz konusu belgeden hiç bahsedilmediğini, dosya kapsamında ipoteğin fekki gerektiği hususunun açık olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tamamının davacı adına kayıtlı iken taşınmazın dava dışı şirketin davalı bankadan kullandığı ve kullanacağı krediler nedeniyle doğmuş doğacak asalet ve kefalet borçlarının teminatını teşkil etmek üzere birinci dereceden 120.000,00 TL bedelle asıl borçlu şirket lehine ipotek verildiği, dava konusu diğer taşınmaz üzerinde herhangi bir ipotek bulunmadığı, dosya kapsamına uygun denetim ve hüküm kurmaya elverişli bankacı bilirkişilerden alınan raporlarda lehine taşınmaz ipotek verilen dava dışı şirketin ayrıca davalı bankanın diğer müşterisi olan Çardak Konsantre Meyve Suları Limited Şirketi’nin imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesinde kefaletinin bulunduğunu, Çardak Konsantre Meyve Suları Limited Şirketi’nin kullandığı gayri nakdi kredilerden ötürü davalı bankaya inceleme tarihi itibariyle 22.120,00 TL, dava tarihi itibariyle de 20.960,00 TL borcu bulunduğu, ayrıca dava dışı Akdoğan Gıda Turizm Kavafiye Ticaret Limited Şirketi’nin yine gayri nakdi krediden kaynaklı davalı bankaya 6.120,00 TL borcunun bulunduğunun tespit edildiği, bu hale göre davalı bankaya dava dışı şirketin kullandığı nakdi ve gayri nakdi kredilerin teminatı olarak davacıya ait taşınmazın ipotek verildiği, halen dava dışı şirketin asaleten ve kefaleten davalı bankaya gayri nakdi krediden ötürü borcunun bulunduğu, ipoteğin kaldırılması koşullarının oluşmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, öte yandan, davacı yanca 16.08.2011 tarihli takip kapatma yazısı kapsamında davalı bankaya borcun kalmadığından ipoteğin kaldırılması gerektiği iddia edilmiş ise de, söz konusu yazı içeriğine göre dava dışı şirketin nakdi krediden kaynaklı borcunun ödendiği, yazının da nakdi kredi borcunun kapatılması nedeniyle verildiği, söz konusu yazı içeriğinin dava dışı şirketin gayri nakdi kredi borcunu içermediğinden bu yazı gereğince ipoteğin kaldırılması gerektiği yönündeki davacı iddiasına da itibar edilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava dışı şirketin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçlarının teminatını teşkil etmek üzere tesis edilen ipoteğin fekki istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Her ne kadar Bölge adliye mahkemesince davacının Çardak Konsantre Meyve Suları Ltd. Şti.’nin borçlarına da kefaletinin bulunduğu ve bu şirketin borçlarının devam etmesi nedeniyle de ipoteğin fek edilemeyeceği hususu da gerekçeye eklenmişse de, ipotek belgesinde sadece dava dışı Alpdoğan Gıda Turizm ve Kavafiye San. Tic. Ltd. Şti.’nin doğmuş doğacak asalet ve kefalet borçlarının teminatını teşkil etmek üzere davacı bankanın lehine ipotek tesis edildiği gözetildiğinde, davacının kefil olduğu başka bir şirketin borcunun da davanın reddine gerekçe gösterilmesi doğru olmamış ise de sonucu itibariyle doğru kararın onanması gerekmiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.