Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/2523 E. 2023/1914 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2523
KARAR NO : 2023/1914
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM : Davanın kabulü

Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK ) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin aynı zamanda ticaret unvanı olan Turkish Yatırım + Şekil ibaresinin 7, 9, 35, 36 ve 38. sınıflarda marka olarak tescili için başvuruda bulunduğunu, başvurunun 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca kısmen reddedildiğini, davalının ticaret unvanını uzun yıllardır kullandığını ve bu nedenle markalarının ayrıt edicilik kazandığını, birçok yatırım firmasının da bu “Yatırım” ibaresini “fınansal ve parasal hizmetler” sınıfında tescilli marka olarak kullandığını, Paris Sözleşmesinin 8 inci maddesi ve 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince ticaret unvanının korunduğunu, üçüncü kişilere karşı bu hakkı söz konusu olan davacının ticaret unvanından oluşturduğu ibareyi kendi adına tescil hakkı bulunduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’nın 30.11.2012 tarih ve 2012-M-3904 sayılı kararının iptali ile davacı adına yapılmış 2010/70224 sayılı başvurunun 35. ve 36. sınıf kapsamında reddedilen hizmetlerde tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 30.09.2014 tarih, 2013/54 E. ve 2014/208 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 13.06.2019 tarih, 2018/2048 E. ve 2019/4402 K. sayılı kararıyla başvuru konusu ibarenin 36. sınıfta yer alan “Sigorta hizmetleri, Finansal ve Parasal hizmetler, Gayrimenkul Komisyonculuğu, Müşavirliği ve İdareciliği hizmetleri, Gümrük Müşavirliği hizmetleri” yönünde de ayırt edicilik vasfı taşıdığı ve tanımlayıcı olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 01.10.2020 tarih, 2019/336 E. ve 2020/172 K. sayılı kararı ile başvuru konusu TURKİSH YATIRIM ŞEKİL ibaresinden müteşekkil işarette, münferit unsurlardan ziyade, işaretin bir bütün olarak bıraktığı genel intibâının nazara alınmasının icap etmesi, TURKİSH YATIRIM + ŞEKİL ibaresinden müteşekkil işaretin 35. sınıftaki “İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri (ithalat-ihracat acente hizmetleri dahil). Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri” ve 36. sınıftaki “Sigorta hizmetleri; Finansal ve parasal hizmetler; Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri; Gümrük müşavirliği” hizmetleri için hem simgesel ve hem de işletmesel kökeni ifadeye soyut olarak elverişli olması, anılan işaretin, alıcı tanımasa da, belirtilen hizmetleri başvurucu firmaya bağlamakta ve hizmetlerin başvurucu firmaya ait olduğunu yararlanıcılara anlatmakta yeterli bulunması, bu bağlamda tescili istenen işaretin, hizmetlerin kaynağını gösterebilmesi sebebiyle ayırt ediciliği haiz olması, başvuru kapsamındaki kalan hizmetleri ferdileştirmesi ve bunları hizmetlerden yararlanıcılar için piyasada teşhis edilebilir hâle getirmeye elverişli bulunması, başvuru konusu işaretin kapsamındaki kalan hizmetlerin adına veya tanımına uzak olması sebebiyle onları ortalama yararlanıcıları nezdinde ayırt etmeyi sağlaması, piyasa şeffaflığını sağlama fonksiyonu bağlamında, alıcılar ile başvurucu işletme arasındaki iletişimi sağlaması, bu meyanda bu işaretin, davacı işletmenin hizmetlerini kolayca satmasına; tüketicilerin yahut hizmetlerin yararlanıcılarının da anılan hizmetlerin menşei, vasfı ve imajı hakkında bilgilenmesine ve sonuç olarak somut olarak da ayırt edicilik taşımasına, 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesi anlamında başkaca herhangi bir ret sebebi yahut nakise taşımamasına, başvuru konusu işaretin anılan hizmetler için marka olabilme vasfının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TürkPatent YİDK’nın 30.11.2012 tarih ve 2012-M-3904 sayılı kararının iptaline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; “Turkish Yatırım” ibaresinin her biri tek başına 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca ret kararına konu olan hizmetleri tanımlayan “turkısh” ve “yatırım” kelime unsurlarının sıradan bir bileşkesi olduğunu, tüketici tarafından da Türk yatırım hizmetleri, Türkiye’ye ait yatırım hizmetleri ya da Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından sağlanan yatırım hizmetleri gibi algılanacağını, bu nedenle redde konu sınıflar açısından 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi bakımından tescil edilemeyeceğine dair Kurul kararının hukuka uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının “Turkish Yatırım” ibareli marka tescil başvurusunun 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca kısmen reddine dair TürkPatent YİDK’nın 0.11.2012 tarih ve 2012-M-3904 sayılı kararının iptaline istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.