Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/2537 E. 2023/2369 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2537
KARAR NO : 2023/2369
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/78 Esas, 2021/200 Karar
HÜKÜM : Kabul

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının bir süre müvekkili şirketin maden ocağındaki araçlarına yakıt sağlamakla görevli olduğunu, görev yaptığı esnada yakıt alınan dava dışı petrol ofisine 71.136,00 TL ödeme yapıldığını, harcanan yakıtın ise 54.363,24 TL değerinde olduğunu, yine davalıya muhasebeci aracılığıyla verilen 2.553,00 TL ile banka kanalıyla davalıya gönderilen 14.400,00 TL’nin iade edilmediğini, davalının sorumluluğunda bulunan şantiye kasasının 7.700.00 TL açık verdiğini, davalının işten ayrılırken şirkete ait 1.500,00 TL değerindeki malzemeyi götürdüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı süresinde cevap vermemiş, duruşmada, şirket temsilcisinin bilgisi dışında yakıt almadığını, alınan yakıtların bedelini temsilcinin kendisinin ödediğini, muhasebeci tarafından kendisine verilenler gibi zaman zaman iletilen paraların işçilere dağıtımını yaptığını, herhangi bir alet almadığını, şirket kasasının idaresinin kendisinde olmadığını, davacının zaman zaman kendi adına yolladığı paraları işçilere verdiğini, muhasebeci … tarafından gönderilen 2.553,00 TL’nin de işçilere ödenmek üzere gönderilen para olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 20.12.2019 tarih, 2019/84 E. ve 2019/394 K. sayılı kararı ile duruşma tarihinden kısa bir süre önce UYAP’tan genel kurul karar suretinin gönderildiği, karar aslı beklenilmek ve karar aslı muhabere kanalıyla geldikten sonra akabinde hakim havalesi yapılmak kaydıyla dosya arasına alınmak üzere beklendiği ancak duruşma günü itibariyle dosya arasına alınmadığı, 20.12.2019 tarihli celsede davacı vekili de mazeret bildirmek suretiyle duruşmaya katılmadığından anılan noksanlığın farkedilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 17.02.2021 tarih, 2020/1300 E. ve 2021/1375 K. sayılı kararı ile Mahkemece Dairemiz bozma ilamı doğrultusunda davacı tarafa genel kurul kararı alınması hususunda iki aylık kesin süre verildiği ve mahkemenin de kabulünde olduğu üzere söz konusu dava şartı gerçekleşmiş olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki banka dekontlarına göre, 03.09.2010 tarihinde … tarafından davalı …’ye 510,00 TL, 25.10.2010 tarihinde 5.000,00 TL, 30.11.2010 tarihinde davacı şirket tarafından davalı …’ye 2.400,00 TL, 11.01.2011 tarihinde 3.500,00 TL, 24.05.2011 tarihinde 1.005,25 TL, 28.12.2010 tarihinde … adına 2.000,00 TL gönderildiği, davacı tanığı …’un, davacı şirketin Amasya’daki işleriyle …’ın ilgilendiğini, bildiği kadarıyla şirket ortağı olduğunu, davalı …’nin ise şirketin Amasya’daki tüm iş ve işlemleriyle ilgilenen sorumlu müdürü olduğunu, şirketin Amasya ili Göynücek ilçesinde manganez madeni işlettiğini, kendisinin şirketin Amasya’daki muhasebe işleriyle ilgili olarak gerekli evrakların toplanması ve hazırlanması aşamasında muhasebeci olarak hizmet verdiğini, buna yönelik muhasebe kaydı tutmayıp hazırlanan belgeleri şirket merkezi olan İstanbul’a gönderdiklerini, sadece …’ye 2.553,00 TL ödeme durumuna ilişkin bilgisinin olduğunu, bu ödemeyi bizzat yaptığını, bu parayı …’ın talimatı üzerine …’ye ödediğini beyan ettiği; davacı tanığı …’nun; Göynücek’te bulunan kardeşine ait BPET Şafak Petrol Ofisi’nde çalıştığını, Gökçağ Madencilik ve daha sonradan Messan Madencilik olarak faaliyet gösteren şirkete toplamda 81.671,00 TL’lik yakıt sattığını, yakıt bedelinin petrol istasyonuna ödendiğini, akaryakıtı …’ye teslim ettiğini, şirket adına bu işlerle onun ilgilendiğini, bunun dışında başkaca bir bilgisinin olmadığını beyan ettiği, davacı tanığı …’ın; yaklaşık 4-5 yıl önce 15 gün kadar davacıya ait maden ocağında çalıştığını, davalının petrol istasyonundan bidonlarla yakıtı getirip araçlarına koyduğunu, bu nedenle davalının ne kadar yakıt alıp, bunun ne kadarını sarf ettiği konusunda bilgi sahibi olmadığını, diğer iddialar konusunda da bilgisinin bulunmadığını, aldıkları yakıtın davalı tarafından bir yere not edildiğini, çalışmaları karşılığında ücretleri ödenirken bu yakıtın parasının ücretten düşüldüğünü, ücretini davalıdan değil, Amasya’da bulunan şirketin muhasebecisinden aldığını beyan ettiği, davacı tarafından davalıya Ziraat Bankası aracılığıyla 12.415,25 TL gönderildiği ve muhasebeci vasıtasıyla 2.553,00 TL ödeme yapıldığı, 6098 sayılı Kanun’un 508 inci maddesi gereği vekilin, yürüttüğü işin hesabını vermek ve vekâletle ilişkili olarak aldıklarını vekâlet verene vermekle yükümlü olduğu, bu düzenleme gereği davalı vekilin davacıdan almış olduğu 14.968,25 TL’nin nereye harcandığını ispat külfeti altında olduğu ancak davalı tarafından bu hususun ispatına yönelik herhangi bir delil sunulmadığı, 28.12.2010 tarihinde Akbank aracılığıyla … adına 2.000,00 TL gönderildiği, şantiye kasasının 7.700,00 TL açık verdiği ve davalının davacıya ait araç ve gereçleri yanında götürdüğü hususlarının ise davacı tarafından ispat edilemediği, yine davalının bizzat petrol istasyonundan aldığı yakıt miktarı ile bu yakıtın ne kadarının davalı uhdesinde kaldığına dair davacı tarafından ispata yeterli herhangi bir delil sunulmadığı ve bu hususun da ispat edilemediği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne ve 10.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı asıl temyiz dilekçesinde özetle; …’ın bilgisi dışında herhangi bir mazot alma olayının olmadığını, iş yerindeki araç gereci götürmediğini, şantiye kasasından kendisinin sorumlu olmadığını, muhasebecinin gönderdiği paraları işçilere verdiğini, değil kendisinin borçlu bilakis şirketten alacaklı olduğunu, davacı şirket aleyhine hizmet süresinin tespiti istemiyle açılmış davasının bulunduğunu, zimmetine para geçirmesi gibi bir durumun olmadığını, buna ilişkin davacının soyut iddiaları dışında delil bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) vekâlet hükümleri uyarınca davalıya verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı Kanun’un 386, 392, 502 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğuna ilişkindir. Davacı, davalı şirket müdürüne ödenen paraların şirket adına harcanmadığını ve davalının zimmetinde kaldığını iddia etmiş, davalı ise tahsil edilen paranın şirket işlerinde kullanıldığını savunmuştur. Mahkemece, bir kısım ödemelerin davalı uhdesinde kaldığı ve bunların şirkete iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, davada ispat yükü kendi üzerinde olan davalının savunmasını ispat babında davacı şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılmamıştır. Bu durumda şirket muhasebesi konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetine şirket kayıtları incelettirilerek davalıya ödenen tutarların şirket işlerinde kullanılıp kullanılmadığı, davalının şirket temsilcisi olduğuna dair ilandan önceki çalışmalarının ne sıfatla olduğu, o zaman gönderilen paraların neye istinaden verildiği, dava konusu edilen paraların geri istenip istenemeyeceği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir..

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.