YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/273
KARAR NO : 2023/3073
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/441 Esas, 2021/1256 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/832 E., 2018/953 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 03.06.2008 tarihli işleticilik sözleşmesi gereğince, Hamzabey Sınır Kapısı ve Kapıkule Sınır Kapısında akaryakıt satış ve servis istasyonlarının müvekkili tarafından işletildiğini, bu sınır kapılarından geçen ihraç malı taşıyan araçlara vergi istisnası ile akaryakıt ve madeni yağ satışı yapıldığını, sözleşmeye göre işyerinde gerçekleştirilen aylık ciro üzerinden davacının, dava dışı Gümrük ve Turizm İşletmetleri A.Ş.’ye ödeyeceği aylık komisyon tutarından, asgari %20,06 oranına tekabül eden komisyon tutarınının aylık işleticilik bedeli olarak müvekkili tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalının Mayıs/2010 tarihinden itibaren müvekkilince kabul edilmemesine rağmen olağanüstü gelişmeler ve dava dışı şirkete cezai şart ödemek zorunda kaldığını iddia ederek sözleşmede düzenlenmiş olan %20,06 oranındaki işleticilik ücretini, müvekkili aleyhine tek taraflı olarak %26,64’e çıkarma kararı aldığını, bu oran üzerinden aylık işleticilik ücreti hesaplanarak faturaların düzenlendiğini, müvekkilinin yeni oran üzerinden düzenlenen faturaları ödemek istemediğini, haksız tahsilatların iadesini talep ettiğinde davalının sözleşmenin feshi tehdidi ve teminat mektuplarının ve ipoteklerinin nakde çevrileceği şeklindeki baskıyla karşı karşıya kaldığını, bu muzayaka altında fatura bedellerini ödemek zorunda kalındığını, taraflar arasında Eylül/2014 tarihinde yapılan görüşmelerde, davalının müvekkilinden cezai şartta belirtilen miktardan çok daha fazla tahsilat yaparak adete davalıya kesilen cezai şartı müvekkiline ödettirdiği, müvekkilinin ısrarları sonucunda Şubat/2015 tarihinde davalının sözleşmede belirlenen %20,06 oranına geri döndüğünü, müvekkilinden fazla tahsil edilen işleticilik ücretinden şimdilik 50.000 TL’nin sözleşmeye aykırı olarak fazla oranda tahsilatın yapıldığı 05.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 24.05.2018 tarihli ıslah dilekçesinde, dava değerini 14.328.339,37 TL artırarak 14.378.339,37 TL’ye hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların sözleşmede işleticilik komisyonunun müvekkilinin dava dışı şirkete ödeyeceği aylık komisyon tutarının asgari %20.06’sı oranında olmak üzere günün koşullarına göre belirlemeyi kararlaştırdıklarını, 2 yıl boyunca davacı tarafından %20.06 oranında işleticilik ücretinin ödendiğini, ancak Mayıs/2010 tarihine gelindiğinde olumsuz piyasa koşulları ve karlılık durumu sebebiyle aylık işleticilik komisyonu oranlarının Kapıkule ve Hamzabeyli istasyonlarının her birisi için %26.64 olarak uygulanmasının taraflarca karşılaştırıldığını, dava konusu dört yıllık süre içerisinde ödemelerde bulunurken davacının herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, dava konusu dönemde işleticilik bedellerini müzayaka altında ödediği konusundaki iddiasının soyut ve dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin 5 nci maddesinde öngörülen %20.06 işleticilik oranının tarafların ancak karşılıklı mutabakatı ile değiştirilebileceği, bunun için de piyasa koşulları ve genel karlılık hususlarındaki değişiklikler dikkate alınarak tarafların müştereken değerlendirmesi sonucunda ve yeniden belirleyecekleri bir oran üzerinden değişiklik yapılabileceği, davalının oran değiştirme uyarı yazısına her ne kadar davacı tarafça yazılı bir onay verilmemiş ise de, davacının ödemelerini itirazsız ve ihtirazi kayıt koymadan yapmış olması ve davalıdan sadır olan faturaları defterlerine işlemiş olması nedeniyle fiili olarak davalı uygulamasına icazet verildiği, davacının bu talebinin aradan geçen uzun süre sonra ve davalıda sözleşmenin 5 nci maddesinin tadil edilmiş olmasına onay verildiği inancı oluşturulduktan sonra bu inancı boşa çıkaracak şekilde talepte bulunmuş olmasının dürüstlük kuralına açıkça aykırı olduğu, davacının müzayaka hali olarak dile getirdiği teminat mektubu ve çeklerin davalıda bulunması hususunun sektörde yaygın olarak uygulanır olduğu, davalının davacıdan bu sözleşmeye binaen teminat almasının davacı yönünden bir müzayaka hali oluşturmayacağı gibi davalı tarafından davacıya oranın kabul edilmemesi halinde teminatlarının çözülebileceğine ilişkin yapılan bir uyarının da bulunmadığı, müzayaka iddiasını destekler bir delilinin olmadığı, davalı ile dava dışı şirket arasındaki ilişki ve ihtilafların da kendisine yansıtılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilmiş işleticilik sözleşmesine açıkca aykırı olacak şekilde davalının tek taraflı tasarrufla işleticilik sözleşmesindeki oranı müvekkili aleyhine değiştirdiğini, tek taraflı değişikliğin hukuken yok hükmünde olduğunu, temel ilişkinin yokluğu nedeniyle müvekkilden fazla ve haksız olarak tahsil edilmiş işleticilik ücretinin iadesi gerektiğini, müvekkilinin sözleşmenin imzalanma tarihinden sonra yapılmış işleticilik oran değişikliğini kabul etmediğini, işbu değişikliğe muvafakat ettiğini ispatlayan bir durum da bulunmadığını, ahde vefa ilkesine aykırı davranıldığını, taraflar arasında iradi olarak yazılı şekle bağlanan yani şekli taraflarınca yazılı olarak belirlenmiş sözleşmede değişikliklerin de yazılı yapılması ve taraf yetkililerinin imzasına havi olması gerektiğini, müvekkili şirket yetkilileriyle hiç görüşülmediği gibi davalı adına sözleşme değişikliğini yapanların kim olduğu, bu konuda davalıyı temsile yetkilerinin olup olmadığının dahi belli olmadığını, sözleşmenin 5 nci maddesinin birinci fıkrası hukuka ve yasaya aykırı şekilde değiştirildiğinden ortada geçerli bir “değişiklik sözleşmesi” olmadığından geçersiz bir sözleşme değişikliğine dayanılarak keşide edilmiş ve müvekkilinin ödemek zorunda bırakıldığı faturaların da edime uygun olmadığını, müvekkilin rızası hilafına tek taraflı olarak değiştirilmiş işleticilik ücreti oranı üzerinden tanzim edilmiş faturaların sözleşmenin feshedileceği baskısı altında ödenmek zorunda bırakıldığını, kaldı ki yargılama sırasında sözleşmenin davalı tarafça süresinden önce ve haksız şekilde feshedildiğini, davalının taahhütlerini gerçekleştirmemesi nedeniyle aleyhine dava dışı şirket tarafından kesilen cezai şart/fark faturasının müvekkiline yansıtıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça davacıya 05.05.2010 tarihinde gönderilen aylık işleticilik bedellerine ilişkin oranların 01.01.2010 tarihinden geçerli olmak üzere %26,64 olarak uygulanmasına dair davacıdan teyit talep eden yazının gönderildiği, davacının yazılı onayı ve/veya teyidi olmaksızın sözleşmedeki oranın %26.64 oranına çıkartıldığı, bu şekildeki oran değişikliğinin 2010 yılında %26.64, 2011 yılında %25.54, 2012 yılında %24.45, 2013 yılında %23.35, 2014 yılında %22.15, 2015 yılında %21.06 oranında uygulandığı, Şubat 2015’de ise sözleşmede kararlaştırılan %20.06 oranına gelinerek bu oran üzerinden davalı taraftan davacıya faturaların düzenlendiği, itiraza uğramayan bu faturaların davacı tarafından ticari defterlerine işlenerek bedellerinin ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin davalıya ödendiği, sözleşme yazılı şekilde düzenlenmiş ise de herhangi bir şekil şartına tabi olmadığı, sözleşmede öngörülen işleticilik ücret oranının davalı tarafça değiştirildiği, davacının bilgisi dahilinde olduğu, davacı her ne kadar bu değişikliğe açıkça onay vermemiş ise de bu oranlardan düzenlenen faturalara süresi içerisinde itiraz etmeyerek ticari defterlerine kaydettiği ve ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin fatura bedellerini ödediği, sözleşmedeki edimlerin ifasından sonra geriye dönük olarak faturaların sözleşmeye aykırı olarak düzenlendiğini iddia etmesinin hukuken korunamayacağı gibi, muzayaka iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemişitr.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan işleticilik bedelinin anlaşmaya aykırı olarak artırıldığı iddiasına dayalı ödenen fazla bedelin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 153 ncü maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacı Can Enerji ve Akaryakıt Ltd. Şti. 23.02.2021 tarihinde Ekin Reklamcılık ve Turizm A.Ş. tarafından devralınması üzerine birleşme nedeni ile sicilden terkin edilmiş olup bu husus 26.02.2021 tarihinde sicilde ilan edilmiştir. Temyiz dilekçesi davacı Can Enerji ve Akaryakıt Ltd. Şti. tarafından sunulmuş ise de 6102 sayılı Kanun’un 153 ncü maddesi gereğince Ekin Reklamcılık ve Turizm A.Ş. davacı şirketin haklarına halef olup temyiz aşamasında sunduğu dilekçesi ile de Can Enerji ve Akaryakıt Ltd. Şti. tarafından sunulan temyiz dilekçesine atıfta bulunarak, temyiz iradesine icazet vermiştir. Yine Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında davacı olarak Ekin Reklamcılık ve Turizm A.Ş. yerine Can Enerji ve Akaryakıt Ltd. Şti’ye yer verilmesi mahallinde her zaman düzeltilebilecek maddi hata mahiyetindedir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.