Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/2918 E. 2023/6675 K. 21.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2918
KARAR NO : 2023/6675
KARAR TARİHİ : 21.11.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/686 Esas, 2022/208 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/292 E., 2019/261 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri ve katılma yoluyla da davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri ve katılma yoluyla da davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin 2017/02317 sayılı “Akıllı TV+şekil” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davacının başvurusuna karşı Isbak A.Ş., Vodafone A.Ş. ve Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazların reddedildiğini, ancak YİDK tarafından 24.05.2018 tarihinde verilen 2018-M-4198 numaralı karar ile Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin itirazının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bendi hükümleri gerekçe gösterilerek kabul edildiğini ve davacının başvurusunun reddedildiğini, oysa “Akıllı Tv” ülkemizde hemen hemen herkesçe bilinen bir video paylaşım ve video TV platformu olduğunu, davacı tarafından 11 yıl önce başvurusu yapılmak suretiyle tescilli bir marka olarak yıllardan beri kullanıldığını, “Akıllı Tv” markasının 2007/07106 tescil numarasıyla 13.02.2007 tarihinden itibaren davacı adına 38. ve 41. sınıflarda koruma altında bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davaya konu markanın “AKILLI” ve “TV” kelimelerinin birleşiminden oluştuğunu, “TV” kelimesinin ortalama tüketici nezdinde hiçbir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, “AKILLI” kelimesinin ise tüm ürün ve hizmetler bakımından herkesin kullanımına açık bir ibare olduğunu, marka vasfını haiz olmadığını, itiraza konu markanın bütünsel olarak da hiçbir ayırt ediciliğinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre 2017/02317 numaralı “Akıllı TV+şekil” ibareli davacı başvurusunun 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri kapsamında ayırt edici özelliğinin bulunduğu ve dolayısıyla marka olma özelliğini haiz olduğu, dava konusu marka başvurusunun davacı şirket tarafından etkin ve yoğun bir şekilde kullanıldığının dosya kapsamında yer alan deliller ile ispatlanamadığı, somut olayda 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulama alanının bulunmadığı, davacı şirketin önceki tarihli “akıllı tv” ibareli marka tescili nedeniyle reddedilen 38. sınıfta yer alan “Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri.” hizmetleri yönünden müktesep hak sahibi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’nın 2018-M-4198 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin başvuru markasının başvuru tarihinden çok önceki tarihlerden itibaren kullanılmaya başlandığını, müvekkilinin markası ile yayın yapan TV kanalıyla özdeşleştiğini, bu hususta yayıncı kuruluşlardan ve RTÜK’ten gelen cevabi yazıların, video ve arşiv görüntülerinin dosyaya sunulduğunu, müvekkilinin markasının kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanma şartlarını taşımadığına ilişkin mahkeme kararının hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının müvekkilinin markasının kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanmadığı değerlendirmesi yönünden kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvurunun asıl unsurunu oluşturan “AKILLI TV” ibaresinin, ortalama tüketiciler tarafından doğrudan doğruya “akıllı teknolojiye sahip tv sistemleri” olarak algılanacağını, başvurudaki şekil unsurunun da bu algıyı destekleyeceğini, bu haliyle başvuru konusu ibarenin, kapsamındaki mal ve hizmetler ile ilgili olarak, somut ve soyut ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davacının anılan ibare üzerinde 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kullanım sonucu ayırt edicilik kazandırdığını ispatlayan bir delil sunamadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; “AKILLI TV + ŞEKİL” ibaresinin, tescili istenen mal ve hizmet sınıfları bakımından ayırt edicilikten yoksun bulunduğunu, marka olarak tescil edilebilir bir işaret olmadığını, dolayısıyla başvurunun tescilinin 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bendi uyarınca mümkün bulunmadığını, ilk derece mahkemesinin kazanılmış hak oluşturduğunu kabul ettiği 2007/07106 başvuru numaralı markanın, “AKILLI TV” ibaresinden, dava konusu başvurunun ise “AKILLI TV + ŞEKİL” ibaresinin bütününden oluştuğunu, dolayısıyla davacının önceki markası ile dava konusu ibare arasında benzerlik bulunmadığını ve davacı tarafın “AKILLI TV+ ŞEKİL” ibaresi üzerinde müktesep hak sahibi olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece görüşüne başvurulan ve aralarında üniversitelerin iletişim fakültesinden öğretim üyesinin de bulunduğu uzman bilirkişi heyeti tarafından, “akıllı TV” ibaresinin bir bütün olarak, teknolojik açıdan özellikleri arttırılmış olan televizyonların ve bu televizyon konseptinin adı olduğunun, bir televizyon türünün adı olduğu için de tescili talep edilen 38. sınıf hizmetler yönünden, 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri uyarınca ayırt edicilik niteliğine sahip, marka olarak tescil edilebilir bir işaret olduğunun bildirildiği, bu durum karşısında somut uyuşmazlık yönünden davacının anılan ibareye kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırıp kazandırmadığının veya önceki markalarına dayalı kazanılmış hakkının bulunup bulunmadığının sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davacı vekili ve davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

3.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun’un 5 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bendi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.