YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2921
KARAR NO : 2023/6759
KARAR TARİHİ : 22.11.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/752 Esas, 2022/127 Karar
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/78 E., 2020/62 K.
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ”PTT’ markası ve logosunun müvekkili adına tescilli olduğunu, bu marka ve logonun tanınmış marka olduğunu, davalının “POSTA SEPETİ+şekil” ibareli markayı adına tescil ettirdiğini, müvekkilinin hizmet alanına giren alanlarda kullanıldığını, bu kullanımlarda müvekkilinin logo ve renklerini çağrıştıracak renklerin ön plana çıkarıldığını, dava konusu markanın kapsamında yer alan hizmetlerin, müvekkilinin mevcut hizmetleri veya ileride sunabileceği hizmetleri açısından haksız menfaat sağlanacağının açık olduğunu, müvekkili markasının tanınmışlık düzeyi gözetildiğinde başka bir firmanın markasında, PTT ibaresinin benzerini dahi kullandığında, tüketicilerin direkt olarak müvekkili ile bağlantı kurabileceğini ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında benzerlik bulunmadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimali ya da davacının tanınmış markasından haksız yarar sağlanması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, posta hizmetlerine ilişkin hizmetler için tüketici dikkatinin yüksek olacağını, “POSTA” ibaresinin davacının tekelinde olmayıp jenerik ve tanımlayıcı bir ifade olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markaların kapsamlarındaki malların bir kısmı ilişkili olsa da marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve anlamsal benzerlik bulunmaması nedeniyle dava konusu marka ile davacıya ait markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı, davalının markasının, davacı markalarının tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlayabileceği veya davacı markasının itibarına zarar verebileceği kanaatinin de doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı markasının müvekkili markasının toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyinden haksız menfaat sağlamaya yönelik bir durum oluşturduğunu, müvekkilinin mevcut hizmetleri veya ileride devreye alınabilecek hizmetleri açısından haksız menfaat sağlayacağını, müvekkili bu kadar tanınmış iken ve hafızalarda yer etmiş bir imaja sahip iken, başka herhangi bir firmanın markasında PTT ibaresinin benzerini dahi kullandığında, tüketicilerin direkt olarak müvekkili ile bağlantı kurulabileceğini ileri sürerek kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; markasının tanınmış marka olduğunu, her iki markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıya ait markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun’un 6 ıncı maddesinin 1 inci, 4 üncü ve 5 inci fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.