Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/3016 E. 2023/2462 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3016
KARAR NO : 2023/2462
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/262 E., 2022/131 K.
HÜKÜM : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı firmanın alışveriş yaptığı dava dışı şirkete olan borçlarına karşılık kargo yoluyla 6 adet çekini gönderdiğini, çeklerin ilgili firmaya teslim edilmeden kargo çalışanından çalındığını, bunun üzerine Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat edildiğini, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1148 E. sayılı dosyasıyla çek zayi davası açarak ödemeden men yasağı aldırdığını, ticaret sicil gazetesinde zayi ilanlarının yapıldığını, mahkeme hesabına teminat yatırıldığını, davalı bankanın anılan dosyada tahsilat talebi olması nedeniyle kendilerine istirdat davası için süre verildiğini, takiple ilgili Konya 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/19 E. sayılı dosyasına 15.800,00 TL (takibin %20 oranında) teminat yatırılması kaydıyla 25.01.2019 tarihinde Konya 13. İcra Müdürlüğünün 2018/13967 E. sayılı dosyası ile davacı firma yönünden durdurulduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile keşidecisi Uçak Kardeşler Gd. Ltd. Şti. olan 14.12.2018 vade tarihli, 79.000,00 TL bedelli çekle ilgili davacının davalıya Konya 13. İcra Müdürlüğünün 2018/13967 E. sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, icra konusu 0064066 numaralı çekin istirdadı ile davacıya teslimine, davalı aleyhinde %20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hukuki yararı bulunmadığını, davacının dilekçesinde beyan ettiği soruşturma dosyası ile çek iptali davasında verilecek sonucun davalıyı bağlamayacağını, kambiyo senetlerinin temel ilişkiden bağımsız olduğunu, temel borç ilişkisi ile arasında doğrudan bir bağ bulunmadığını, davalının çeki elinde bulunduran yetkili hamil üçüncü kişi olduğunu, çekin kargo yoluyla gönderilmesinin yasak olduğunu savunarak davanın reddini ve müvekkili lehine tazminata hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2019 tarih, 2019/108 E. ve 2019/473 K. sayılı kararıyla; davacının öncelikli talebinin menfi tespit talebi olduğu, çeklerin istirdatı istemi olması karşısında menfi tespit konusu çözülmeden istirdat değerlendirilemeyeceğinden niteliği itibariyle talebin tamamıyla arabuluculuğa tabi olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulen reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2020/212 E., 2020/261 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 20.04.2021 tarih, 2020/6031 E. ve 2021/3835 K. sayılı kararıyla menfi tespit davalarının dava tarihi itibariyle arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Türkiye Bankalar Birliğinin (TBB) dava konusu çek hakkındaki yazısı davalı bankaya ulaşmadan davalının işbu çeki teslim aldığı, çek üzerindeki ciro silsilesini bozacak bir yanlışlığın bulunmadığı, ceza dosyalarının beklenmesinin gerekmediği, davalı bankanın çeki teslim aldığı tarihte iyi niyetli hamil olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilli temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; çek ile ilgili savcılık şikayetinden bir gün sonra çekin ibraz edildiğini, çek davalının elindeyken TBB’nin yazısının kendisine ulaştığını, dava dışı cirantalardan birinin kaşesinin ciro silsilesini bozacak biçimde hatalı olduğunu, cirantalar arasında gerçek bir ticari ilişki bulunmadığını, davalıya ciro eden şirketin ibraz tarihinde hakkında iflas erteleme kararı olduğu ve tasfiye halinde olduğunu, çalınma vakasına konu başka çekler ile ilgili dava dışı diğer bankaların ibraz halinde savcılığa bildirimde bulunduklarını, vadeden önce davalıya konu ile ilgili bilgi ulaştığını bu nedenle iyiniyetli hamil olmadığını, ceza dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, cirantalardan Karpet isimli şirkete davanın ihbarı gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 818 inci maddesinin göndermesi ile 686 ve 758 inci maddeleri

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine
gönderilmesine,26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.