YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3057
KARAR NO : 2023/6888
KARAR TARİHİ : 28.11.2023
MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI :2020/625 Esas, 2021/1679 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2017/168 E., 2017/595 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin 2000/04524, 2007/32835, 2013/32392, 2013/29479, 2013/29468, 2013/60855 sayılı ve “fit”, “fit”, “fıtx”, “fit indeks”, “fit ındex”, “fit” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “PROPET propet for profit” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPMK’ya başvuruda bulunduğunu, 2016/24700 numaralı başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine davacı tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa başvuruda yer alan “PROPET” ibaresinin davalının çatı markası olduğunu, davalının “fit” ibaresini tek başına tescil ettirmeyeceğinden çatı markası altında tescil ettirmeye çalıştığını, davacının markalarıyla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, davacı markalarının tanınmışlığından haksız yararlanacağını, başvurunun kötü niyetli olduğunu ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek 2017-M-1604 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın, 29, 30, 32, 35 ve 43. sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı … cevap dilekçesinde; kendisinin faaliyet alanı ile davacının faaliyet alanının farklı olduğunu, markaların tüketiciler nezdinde karıştırılmayacağını, markasında esas unsurun “fit” kelimesi değil, “propet” kelimesi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasının “PROPET Propet for Profit” şeklinde bir grup kelimeden oluştuğu ve bir bütün olarak algılandığı, markada “PROPET” kelimesinin esas unsur olduğu, uyuşmazlık konusu “fit” kelimesinin markada “profit” şeklinde bitişik yazıldığı, “pro” ve “fit” şeklinde ayrılamayacağı, profit ibaresinin İngilizcede “kar” anlamına geldiği, herhangi bir dilde karşılığı olmayan ve “sağlıklı, düşük kalorili” anlamlarda kullanılabilecek bir kelime olan uyuşmazlık konusu “fit” kelimesi ile ilgili 29. ve 30. sınıflarda TPMK nezdinde yapılan araştırmada, 500’ü aşkın sonuca ulaşıldığı, marka yaratmada sıkça kullanılan bir kelime olduğu, ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, buna göre davalı markası kapsamında kalan sınıflar açısından aynı malllar tespit edilse de, fonetik ve görsel olarak bir bütün halinde yapılan değerlendirilme sonucunda taraf markaları hem görsel olarak hem de telaffuz edildiğinde birbirinin aynı veya devamı olduğu intibaını uyandırmadığından davalı başvurusu ile davacı markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı, davacının 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı iddiasının yerinde bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markalarının karıştırılma tehlikesi bulunmadığından tanınmışlığın sonuca etkili olmadığı, davaya konu marka başvurusunun kötü niyetli bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında sınıfsal olarak ayniyet bulunduğunun mahkemece de kabul edildiğini, markaların benzer bulunmadığı yönündeki tespitin hatalı bulunduğunu, dava konusu markada yer alan “PROPET” ibaresinin davalının çatı markası olduğunu, davalının tek başına tescil ettirmeyeceği fit ibaresini çatı markası altında tescil ettirmeye çalıştığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/14051 E., 2017/1843 K. ve 2018/4315 E., 2019/5627 K. sayılı ilamlarında “DİGESFİT” ve “PROFİT” ibareli markaları, davacı markalarıyla benzer kabul ettiğini, “fit” ibaresinin zayıf bir ibare olmadığını, anılan ibarenin ayırt edicilik vasfını haiz olduğunun kesinleşmiş mahkeme kararları ile sabit olduğunu, mahkemece uyuşmazlık konusu malların ucuz olduğu bununda iltibas ihtimalini arttırdığı hususunun dikkate alınmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre “PROPET Propet for Profit” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet “FİT” asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, davacının iltibas iddiasının dava konusu markada yer alan “Profit” ibaresinden kaynaklandığı, anılan ibarede davacı markasının asli unsurunu oluşturan “FİT” ibaresi öne çıkartılmadığı gibi esasen “Profit” ibaresinin İngilizce olup “kar” anlamına geldiği, diğer taraftan “Profit” ibaresi dava konusu başvuruda dahi, baskın olarak olarak yer alan “PROPET” ibaresinin altına “PROPET” ibaresine göre oldukça düşük puntolarla yazıldığından geri planda kaldığı, bu hali ile dava konusu başvurunun davacının itirazına mesnet markalarından işitsel, görsel ve anlamsal olarak yeterince farklılaştığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.