YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3090
KARAR NO : 2023/6933
KARAR TARİHİ : 29.11.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/758 Esas, 2022/219 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/269 E., 2020/120 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve hükümsüzlük davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ”macro” ibareli tanınmış birçok markaların sahibi olduğunu, davalının “…+şekil” ibaresini 35 inci ve 44 üncü sınıflarda marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunması üzerine yapılan itirazların nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olma ihtimali bulunduğunu, markaların görsel ve işitsel olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını belirterek, YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (Türk Patent) vekili cevap dilekçesinde; davaya konu başvurunun özgün bir yazı stiliyle kaleme alındığı, kaleme, şekil, renk unsurundan oluşan özgün bir kombinasyona sahip olduğunu, markada kelime unsurunun üzerinde olacak şekilde daha büyük boyutlarda özgün bir logoya yer verildiğini, logonun markanın esas unsuru konumunda olduğunu, … ibaresinin tek bir kelime olarak yazıldığını VIT hecesinin koyu puntolarla ve koyu sarı renkte yazılarak ön plana çıkartıldığını, ”macro” ibarelerinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, markalar arasında benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin “…” ticaret unvanı ile kurulduğunu, davacının markalarındaki “Macro-Micro” ibarelerinin zayıf marka olduğunu, tanınmış marka olmadığını, davaya konu ” …” markasının özgün bir logo ihtiva ettiğini, türetme kelime markası olduğunu, davacı markalarıyla yazım, renk, tertip hususlarında benzerlik taşımadığı için bütünsel değerlendirmede taraf markalarının görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğinin bulunmadığını, bulunsa dahi iltibas yaratmayacağını ve davacının markalarının serisi olarak algılanma olasılığının olmadığını, davaya konu markanın kapsadığı 44 üncü sınıftaki hizmetlerin müşteri çevresinin mamul içeriği de dahil, fiyat ve kalite bilici gelişmiş seçici, özenli ve daha ziyade insan ve hayvan sağlığı için bilimsel araştırma yapmış, gerekli eğitimi almış, profesyonel tüketicilerden oluştuğunu, davacı markalarının besin ve market zincirinde kullanılırken müvekkilinin başvurusunun insan ve hayvan sağlığı, veterinerlik, hayvanların üremesi ve beslenmesi ile ilgili olduğunda taraf markalarının farklı sektörlerde kullanıldığını, aynı tüketici kitlesine hitap etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı/benzer oldukları, İngilizcede “Büyük Temizlik” anlamına gelen başvurunun çekişmeli ortak unsuru olan “MACRO” sözcüğünün dilimize batı dillerinden geçtiği, çokluk, büyüklük, en üst ve üstünlük anlamı itibariyle yüksek bir ayırt ediciliğe sahip olduğundan söz edilemeyeceği, davacı kullanımlarının da market hizmetinde bulunduğu, davacının itiraza mesnet markaları ile davalının “…” ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama tüketicinin karıştırma riskinin bulunmadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin 5 inci fıkrasında yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında aynı maddenin 1 inci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı, davalının kötü niyetli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu markalar arasında görsel anlamda ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu, ayrıca sınıfsal benzerliğin de olduğunu, “…” markası bu haliyle, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin 5 inci fıkrasında yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında aynı maddenin 1 inci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı, davalının kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın tüketici nezdinde müvekkil markasının seri markası olarak algılandığını, karıştırılma ihtimalinin olduğunu, müvekkil markasının tanınmış marka olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6 ncı maddesinin 1 inci ve 5 inci fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.