YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3140
KARAR NO : 2023/5373
KARAR TARİHİ : 27.09.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1896 Esas, 2021/1265 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2013/625 E., 2019/291 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.09.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar ile Esbank Eskişehir Bankası A.Ş. Adana Şubesi arasında imzalanan Umumi Kredi Taahhütnamesine istinaden tesis edilip kullandırılan krediden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine, alacağı temlik alan müvekkili şirket tarafından davalılar aleyhine icra takibine geçildiğini ancak davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek haksız ve mesnetsiz olarak ileri sürülen (şimdilik davalı … açısından 626.924,69 TL, davalı … açısından 112.293,88 TL üzerinden) itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına ayrıca haksız ve kötü niyetli davalılar aleyhine takip alacağının %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen, davaya karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile …’in borçlu, …’in müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı sözleşme kapsamında bankanın alacaklı olduğu, bilirkişi raporları ile yapılan hesaplamanın benimsendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların Adana 8. İcra Müdürlüğü’nün 2012/603 E. sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazın, tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile davalı … yönünden 111.329,39 TL asıl alacak, 514.630,81 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 625.960,20 TL, davalı … yönünden ise 111.329,39 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %204 oranında temerrüt faizi ve faiz tutarı üzerinden %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmolunan alacağın %20’si olan 125.192,04 TL (davalı … yönünden 22.265,88.TL ile sınırlı olarak) tazminatın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili … ile dava dışı başka bir …’in banka hesaplarının, borç, alacak ve ödemelerinin, aynı zamanda bankaya verilen ve tahsil edilen çek bedellerinin banka tarafından karıştırılarak hesaplamalarda hata yapıldığını, mahkemenin de karar verirken somut gerekçeler ortaya koyamayıp ödeme belgeleri ile hesaplarda birbirine girmiş olan durumu çözümleyemediği, müvekkilinin karşı tarafa herhangi bir borcu olmadığını, müvekkili ile ilgisi olmayan borcun müvekkilinden tahsil edilmeye çalışılarak haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığını, müvekkilinin toplam 20.000,00 TL kredi kullandığını, 112.293,88 TL’lik ihtarname gönderildiğini ve yine müvekkilinin hiç çalışanı olmayan … diye bir şahsa tebliğ edildiğini, bilirkişilerin incelemelerinde hep işbu ihtarnameyi baz alarak teknik hesaplama yaptığını, borcun asıl kaynağının var olup olmadığının araştırılmadığını, hali hazırda taraf ehliyetinin yok olduğu ve bu sebeple bile davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin borcunu ödediğini ve ödeme belgelerinin hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, ihtarnamenin düzenlenme tarihinin 12.10.1999 olduğunu, bu tarihten sonra müvekkilinin ipotekli ve teminat olarak verilen taşınmazlarının satışa çıkarıldığını, o günkü koşullarda bu gayrimenkullerin ne kadara satıldığının bilinmediğini, yine ihtarnameden sonra 20.04.2000 tarihinde 40.000,00.TL “…’in nezdindeki kredi hsb. kapatılmasıyla ilgilidir” açıklamalı EFT yapıldığını, bu açık ödenen meblağın da dikkate alınmadığını, ancak EFT’den 4 gün sonra yani ihtarnameye konu Adana 7. İcra Müdürlüğünün 1999/4774 E. sayılı dosyasındaki taşınmazlar üzerindeki ipoteğin fekkine karar verildiğini, teminat senetlerinin iadesi ile EFT tarihinden 4 gün sonra fek edilen ipoteklerin borcun ödendiğine karine olup aksini yazılı belgeyle ispat etme yükümlülüğünün davacının üzerinde olduğunu, davada Tüketici Mahkemesinin görevli olduğunu belirterek davanın reddine istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kredi hesabından kullandırılan kredi tutarlarının davalının vadesiz hesabına aktarıldığı, krediden yararlandırılanın davalı … olduğu, davalılar vekili ipotekli taşınmazın satılması suretiyle borcun kapatıldığı belirtilmiş ise de taşınmazın satılıp satılmadığı satılmış ise ne kadara satıldığının belli olmadığı, davacı tarafça da icra takibinin tahsilde tekerrüre esas teşkil etmemek kaydıyla açıldığı ve ilk derece mahkemesince de tahsilde tekerrüre engel olmak kaydıyla karar verildiği, davalılar vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar etmiş ve tapu kayıtlarının dosyaya gelmediğini, bankadaki hesap karışıklıklarının ortadan kaldırılması gerektiğini, müvekkillerinin ne kadar kredi kullandığının, ne kadar ödeme yaptığının ve ipotekli taşınmazların satışından elde edilen tutarın belirlenmesi gerektiğini, eksik inceleme ile varılan sonucun kabul edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kredi borcundan asıl borçlu ve kefilin sorumluluğuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 583 üncü ve 584 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dava genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan kredi nedeniyle hesabın kat edilmesi sonucu başlatılan takibe itirazın iptaline ilişkindir. Davalı … asıl borçlu, diğer davalı … ise kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzalamıştır. Davalılar, kullanılan kredi tutarının bankaya ödendiğini ve bunun karşılığında bankanın ipotekleri fek ettiğini ve teminat senetlerini iade ettiğini ifade etmektedir. Ancak banka ödenmeyen borçlar nedeniyle hesabı kat etmiş, borçlu tarafından kendisine ciro edilen bir kısım senetleri tahsil etmiş ve ve yine bir kısım ipotekli taşınmazların icra yoluyla satışını istemiştir. Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere banka nezdinde … adıyla iki ayrı kredi hesabı açılmış olup, dava dışı … ile işbu davada davalı …’in hesapları, borçları ve ödemeleri arasında karışıklık olduğu anlaşılmıştır.
2.Mahkemece, hükme esas alınan son bilirkişi raporu ile müşterilerin hesap numaraları üzerinden hesaplamalar yapılmış ise de, davalının iddia ettiği ipotekli taşınmazlara ilişkin olarak Adana 7. İcra Müdürlüğü’nün 12.06.2015 tarihli cevabi yazısında 1999/4774 E. sayılı dosyanın imha edildiğinin bildirildiği, bu dosya kapsamında taşınmazın satılıp satılmadığı satılmış ise ne kadara satıldığının belli olmadığı gerekçesiyle mahsup yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece, davalı …’e ait söz konusu ipotekli taşınmazların tapu kayıtlarının ve ipotek akit tablolarının getirtilmesi, işbu taşınmazların davalının kredi borcunun teminatı için verilip verilmediğinin ve gerçekten icra yoluyla satışının yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi, bir kısım taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin banka tarafından fek edilmesinin borcun sona erdiğini gösterip göstermediğinin değerlendirilmesi, bununla birlikte, davalı …’in kefil olması nedeniyle kefilin sorumluluğunun ve ipoteklerin durumunun kefilin sorumluluğunu ağırlaştırılıp ağırlaştırmadığının da ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, ancak bu hususlarda yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.