Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/3177 E. 2022/7688 K. 02.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3177
KARAR NO : 2022/7688
KARAR TARİHİ : 02.11.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08.03.2022 tarih ve 2022/4 E. – 2022/153 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı T. Halk Bankası A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin çalışanı olan davalı …’in davalı banka nezdinde açılmış bulunan müvekkiline ait TL ve döviz hesaplarından 05.10.1999 ile 10.07.2000 tarihleri arasında kendisine yetki verilmediği halde bankanın kusurlu davranışlarından istifade ederek şahsi çıkarları doğrultusunda para çekmek suretiyle müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkili tarafından davalı bankaya verilen talimatta davalı …’in sadece … numaralı hesaptan para çekebileceğinin bildirilmiş olmasına rağmen davalı çalışanın müvekkili şirketin bilgi ve onayı dışında şirketin davalı bankada mevcut diğer hesaplarından para çekerek kendisine aktardığını, davalıların müşterek eylemleri sonucu müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 2.700 USD asıl alacak ile 9.519,38.- TL’nin ihtar tarihinden itibaren işlemiş faizleri ve dava tarihinden itibaren işleyecek faizleriyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının … numaralı hesap için diğer davalıya verdiği para çekme yetkisinin bu hesabın devamı olan ve aynı işlemler için açılan yeni hesap ve işlemler için de vermiş olduğunun kabulü gerektiğini, davacının davalı …’in hesaplarda yaptığı tüm işlemleri bildiği halde itiraz etmediğini, bu şekilde yapılan işlemleri zımnen onayladığını, davacının 9 ay gibi uzun bir süre boyunca hesaplarının durumunu bilmediğine ilişkin iddiasının MK’nun 2’nci maddesine aykırı olduğunu, davaya konu olayın tamamen davacının kendi kusur ve ihmali ile meydana geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davacının davalı banka nezdinde açtırdığı … numaralı mevduat hesabı için kendi çalışanı olan davalı …’e para çekme yetkisini tanıdığı, sonradan bu hesaptan takip edilen bir kısım işlemlerin bu hesaptan ayrılarak yeni bir hesapta takibinin istendiği ve davacının yeni hesap açılması için davalı bankaya verdiği talimatta personeli olan Tülin’e yeni hesaptan para çekme yetkisi vermediği, bu durumda davalı bankanın, davacı tarafından açtırılan yeni hesaptan da davalı …’e yeni hesaptan para çekme yetkisi verip vermediği hususunda davacıdan yazılı talimat isteyerek sonucuna göre işlem yapması gerekirken bu hususu yerine getirmeden başka bir hesap için verilen yetkiyi yeni açılan hesap içinde uygulaması, bankacılık çalışma hayatının bağlı bulunduğu özel mevzuata göre bir güven kurumu olan banka yönünden kusur teşkil ettiği ve davacı hesaplarında kendi personeli tarafından yetkisiz olarak çekilen paradan dolayı davalı bankanın sorumlu olduğu, ancak bu işlemleri yapanın davacının kendi personeli olduğu ve dürüst işine bağlı ve kendisine verilen yetkiyi suistimal etmeyen kendi yararına kullanmayan personel seçiminin davacıya ait olduğu, personelin yaptığı işlemlerin etkin bir şekilde denetlenmesinin yani personelin usulüne uygun işlem yapıp yapmadığının takibinin davacı tarafın sorumluluğunda olduğu dikkate alındığında meydana gelen zararda davacının da %50 oranında müterafik kusurunun alınan bilimsel raporla sabit olduğu, bu oranın makul bir oran olduğu davalı …’in zararın tamamından, davalı bankanın ise kusuru oranında yarısından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.350 USD bedelin 13/10/2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4-a maddesi gereğince işleyecek faiziyle birlikte fili ödeme günündeki MB efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalılar Halk Bankası A.Ş. ile …’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4.234,50 TL bedelin 13/10/2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılar Halk Bankası A.Ş. ile …’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 1.350 USD bedelin 13/10/2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4-a maddesi gereğince işleyecek faiziyle birlikte fili ödeme günündeki MB efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalı …’den alınarak davacıya verilmesine, 4.234,50 TL bedelin 13/10/2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalı …’den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı T. Halk Bankası A.Ş.vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı T. Halk Bankası A.Ş. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı T. Halk Bankası A.Ş. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 553,41 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı T. Halk Bankası A.Ş.’den alınmasına, 02/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.