YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3284
KARAR NO : 2023/5728
KARAR TARİHİ : 10.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüzün tespiti, men’i ve ref’i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Carnaval Turco isimli müzik grubunun 2002 senesinde müvekkili … ve davalı … tarafından kurulmuş olduğunu, kısa sürede kamuoyu nezdinde bilinirlik kazandığını, davalı …’in, müvekkilinin bilgisi ve onayı olmaksızın “Carnaval Turco” markasını 35 ve 41 inci emtia gruplarında adına tescil ettirmiş olduğunu ve markayı 14.12.2015 tarihli Marka Lisans Sözleşmesi ile konteynır imalatı, alım satımı işi ile faaliyet gösteren davalı şirkete devrettiğini, müvekkili tarafından davalıya ihtarname gönderildiğini, ancak davalının haksız kullanıma devam ettiğini, “Carnaval Turco” ibaresi üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkil olduğunu, “Carnaval Turco” ibaresinin müvekkili tarafından ticari hayatta kullanılmaya başlanmasının 2000’li yılların başına tekabül ettiğini, davalının marka tescilinde kötü niyetli olduğunu, “Carnaval Turco” ibaresinin herhangi bir işaret olmadığını, belirli bir çevre tarafından tanınan ve itibar gören marka değeri yüksek bir ibare olduğunu, davalının “Carnaval Turco” tanınmış markasını kendi adına tescil ettirmesinin 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü bendi uyarınca davalı lehine haksız yarar teşkil edeceğini, dava konusu markanın davalı adına tescilli olmaya devam etmesi ve bunun yanında davalı şirket tarafından kullanılması halinde müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu markanın etkileme alanının azalacağını, ayırt edici karakterini zedeleyeceğini, vadettiği kalite davalılarca gerçekleştirilemeyeceğinden markanın itibarının zarar göreceğini, müvekkil markasının paraziter kullanım tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu ve böylesi bir kullanımın hukuk düzeninde korunmayacağını, “Carnaval Turco” ibaresi bizzat müvekkilin sanatını, mesleğini temsil eden bir isim olması nedeniyle markanın üçüncü şahıslar adına tescilinin hükümsüzlük nedeni olduğunu ileri sürerek davalı … adına tescilli olan 2012/63736 numaralı markanın hükümsüzlüğüne, müvekkilinin marka hakkına tecavüzün tespitine, men’ine, ref ine, marka kullanım hakkının davalı şirkete devrinin geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından müzik topluluğuna bizzat isim olarak seçilen “Carnaval Turco” ibaresinin 17.07.2012 tarihinde yapılan başvuru sonucunda 14.01.2015 tarihinde markanın tesciline karar verildiğini, müvekkilin kendi seçtiği grup ismini tescil ettirmesinde kötü niyetin olmadığını, diğer davalı ile inhisari olmayan 14.12.2015 tarihli lisans sözleşmesi akdedildiğini, Carnaval Turco müzik grubunda senelerce beraber etkinliklere katılan … mevcut durumda marka ile bu kadar ilgili olan davacının marka tescil başvurusundan bilgisi olmamasının mümkün olmadığını, markanın tescilinden sonra dahi beraber organizasyonlara katıldıklarını, davacının 11.11.2015 tarihinde “Carnaval Turco Percussion Group” ve “carnavalturco.com” ibarelerinin tescili için başvururken yalnızca “Carnaval Turco” ibaresinin tescilinin düşünülmüş olmamasının zaten müvekkili adına yapılan marka tescilinin bilindiğini gösterdiğini, davacının haksız rekabete dayalı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, marka tescilinin gerçek hak sahipliğine karine oluşturduğunu, dava konusu üzerinde gerçek hak sahipliğinin müvekkile ait olduğunu, davacının müvekkilin marka başvurusuna tescil sürecinde itiraz etmediğini, “Carnaval Turco” markasının marka tescil başvuru tarihinde tanınmış bir marka olmadığını, davacı tarafından sunulan çoğu tarihsiz haber ve fotoğrafın markanın tanınmışlığını ispata yetersiz olduğunu, müvekkili markasının önceden tescilli olması sebebiyle bu maddeye istinaden davacının sonradan ancak adına tescil başvurusunda bulunduğu “Carnaval Turco Percussion Group” ve “Carnavalturco.com” ibarelerinin tescil edilmesi durumunda hükümsüzlük davası açma hakkına sahip olacağını, dava konusu markanın 2004 yılından itibaren grup adı olarak kullanıldığını, önceye dayalı kullanım iddiasında bulunan davacının 2004 yılı öncesinde markayı kullandığını ispat etmesi gerektiğini, davacının 14.12.2015 tarihli marka lisans sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespitini talep etmede hukuki yararı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı …vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin basiretli bir tacir olarak yaptığı araştırmada diğer davalı … tarafından “Carnaval Turco” ibaresini marka olarak 17.07.2012 tarihinde adına tescil ettirmiş olduğunu tespit ettiklerinden davalı ile 14.12.2015 tarihli Marka Lisans Sözleşmesi akdettiklerini, davacının da marka tescilinden haberdar olduğunu, “Carnaval Turco” ibaresi davalı … adına tescilli olduğundan ve müvekkilin lisans hakkı bulunduğundan, davalının tescil başvurusunda bulunduğu “Carnaval Turco Percussion Gropu” ve “Carnavalturco.com” ibarelerinin tescil edilmesi halinde hükümsüzlük davası açma hak ve yetkisine sahip olduklarını, davacının davalılar arasında imzalanmış olan marka lisans sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti talebinde hukuki yarar bulunmadığını, lisans sözleşmesinin bir devir sözleşmesi olmadığını, mülkiyet hakkı sahibi değişmeksizin kullanma ve yararlanma hakkının sağlanmasına ilişkin bir sözleşme türü olduğunu, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde kararın sonuçlarının geçmişe etkili olacağını, herkese karşı hüküm ifade edeceğinden artık mevcut olmayan bir markaya lisans verilmesine ilişkin işlemin geçersizliğinin talep edilmesinin bir anlamı bulunmadığını, müvekkilin “her türlü eğlence ve gösteri merkezi sergi ve panayır alanı kongre merkezi, sanatsal gösteri merkez kompleksi işletmek, kiraya vermek, kiralamak ve danışmanlık yapmak….” olduğunu, davalılar arasında imzalanmış olan lisans sözleşmesinde muvazaa olmadığını, müvekkilin bu alanda yaptığı faaliyete ilişkin fatura örneklerini dosyaya ibraz ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu “Carnaval Turco” markasının, grubun faaliyet gösterdiği eğlence hizmetleri sınıfında davalı tarafça kendi adına tescil edildiği anlaşılmışsa da; davalının marka üzerinde tek başına tasarruf yetkisi bulunmadığından, davacının da iştirak halinde mülkiyet hükümlerine göre hak sahibi olduğundan, tescilin geçerli ve iyi niyetli olmadığı, tüm sınıflarda hükümsüzlüğünün talep edilebileceği, davalı tarafın adına tescilli olan markayı kullanması nedeniyle markaya tecavüzün tespiti, durdurulması ve her türlü materyalin imhası, haksız rekabetin men’ i, ref’ i ve ortadan kaldırılması taleplerinin reddi gerektiği, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce yapılmış ve uygulanmış sözleşmelerin istisna kapsamında olduğunun düzenlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı … adına Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde tescilli 2012/63736 sayılı “CARNAVAL TURCO” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davacı tarafın marka üzerindeki haklarının ihlal edildiğinin tespiti, tecavüzün durdurulması, her türlü materyalin imhası, haksız rekabetin men’ i, ref’i, ortadan kaldırılması taleplerinin reddine, davalı … ile diğer davalı şirket arasında yapılan İstanbul 10.Noterliğinin 14.12.2015 tarihli 16510 yevmiye sayılı marka lisans sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından marka hakkının kullanılmasının kötü niyetli tescil, hükümsüzlük gerekçesi olarak kabul edilmesi gibi aynı zamanda müvekkillerinin marka üzerindeki haklarına bir tecavüz ve haksız rekabetin tüm koşullarını da içermekte olduğundan, marka üzerindeki haklarının ihlal edildiğinin tespiti ve tecavüzün durdurulması ile haksız rekabetin men, ref ve ortadan kaldırılması taleplerinin de kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalının grup ismi üzerinde tek başına hak sahibi olduğuna yönelik tüm eylemlerinin haksız olduğu ve haksız rekabet teşkil ettiği sabit olup bu durumun tespiti, men’i, düzeltilmesi yönündeki taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, davalı … tarafından diğer davalı şirkete verilen lisansın da esasen muvazaalı ve kötü niyetli olduğunu, davalı …’in tüzel kişilik perdesinden yararlanmak amacıyla hareket ettiğini, hükümsüzlük kararı verilmeden önce akdedilen sözleşmelerin istisna sayılmasının temelinin Türk Hukuk Sisteminde kabul gören iyi niyetli 3 üncü kişiyi koruma amacını taşıdığını, ancak 2 nci maddede açıklandığı üzere somut olay nezdinde davalı yanın markanın hükümsüzlüğü risk ve sonuçlarını bertaraf etmek amacıyla kanunu dolanmak suretiyle davalı şirket ile lisans sözleşmesi yaptığını, davalılar lehine 3 kez vekâlet ücretine hükmedilmesinin de yasa, usul ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın bu nedenlerle kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının markanın müvekkili tarafından seçildiğini ve kullanıldığını bilmesine rağmen kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikame ettiğini, müvekkilinin marka üzerinde gerçek hak sahibi olup, tescilin geçerli olmadığı yönündeki kararın hukuka aykırı olduğunu, kötü niyetli tescil bulunmadığını, markanın taraflarca birlikte oluşturulduğu kabul edilse dahi, bu hususun hükümsüzlük sebebi olarak kabul edilemeyeceğini, marka üzerinde iştirak halinde mülkiyet mevcut olmayıp, adi ortaklık ilişkisi içerisinde oluşturulan markanın müşterek mülkiyet kapsamında olduğunu, davacı vekilinin iddialarının çelişkili olup, eskiye dayalı hak sahipliğinin ispat edilemediğini, davacının, marka üzerinde öncelikli hak sahibi olduğunu ispat edememesine rağmen, davayı kazanmış durumda olduğunu, bilirkişi incelemesinde de “markanın tescilli olduğu 41. sınıftaki eğlence hizmetleri yönünden 556 sayılı KHK 8 inci maddesinin üçüncü bendine dayalı hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığının tespit edildiğini, görgüye dayalı bir bilgisi olmamasına rağmen tanığın beyanının hükme esas alınmasının da ayrı bir hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek “carnaval tucro ibaresinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine” ilişkin karar yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının birlikte faaliyet gösterdiği ortağı olan davacıdan bağımsız olarak marka ve logonun aynısını kendi şahsı adına tescil ettirmesinin iyi niyetli olarak değerlendirilemeyeceği marka hükümsüzlüğüne ilişkin verilen kararın yerinde olduğu ancak davalının da marka üzerinde hak sahibi olduğu ve marka kullanımının haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davacı vekili ve davalı … vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüzün tespiti, men’i ve ref’i ile marka lisans sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK’ nın 8 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı … vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.