YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3354
KARAR NO : 2023/2820
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1155 Esas, 2020/649 Karar
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdolunan bayilik sözleşmesi kapsamında davalının 30.09.2008 tarihli 15.000,00 TL tutarlı çeke ilişkin borcunu ödememesi ve ayrıca sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ifa etmemesi üzerine müvekkilince 05.05.2009 tarihli ihtar ile haklı şekilde akdin feshedildiğini, bu fesih nedeniyle oluşan teşhir ürünleri yarı bedeli 15.000,00 TL ve %5 ilave iskonto prim bedeli alacağına ilişkin toplam 18.781,63 TL’nin tahsili için davalı aleyhine başlatılan takibin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça akdin haksız şekilde feshedildiğini, müvekkilince avans olarak verilen çeklere karşılık davacının mal teslim yükümlülüğünü yerine getirmemesi sonucu müvekkilinin 11.248,00 TL cari hesap alacağının oluştuğunu ve bu tutarın davacı tarafından ödenmemesi üzerine müvekkilince başlatılan takip sonrasında açılan itirazın iptali davasının da müvekkili lehine sonuçlanarak kesinleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 25.03.2014 tarih, 2012/1608 E. ve 2014/72 karar sayılı karar ile davalının sözleşme hükümlerine aykırı davranarak mal alımı yapmayıp çek bedelini de ödemeyerek davacı tarafın haklı nedenle akdi feshetmesine yol açtığı böylece teşhir ürünleri yarı bedeli olan 15.000,00 TL tutarındaki alacak iddiasının kanıtlandığı, %5 iskonto prim bedeli alacağına yönelik sözleşmede bir hüküm bulunmadığı, bu konudaki iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptaline karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 14.01.2015 tarih, 2014/12845 E. ve 2015/171 K. sayılı kararıyla bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece 09.06.2016 tarih, 2015/579 E. ve 2016/513 K. sayılı karar ile davalının sözleşme hükümlerine aykırı davranarak mal alımı yapmayıp çek bedelini de ödemeyerek davacı tarafın haklı nedenle akdi feshetmesine yol açtığı böylece teşhir ürünleri yarı bedeli olan 15.000,00 TL tutarındaki alacak iddiasının kanıtlandığı, %5 iskonto prim bedeli alacağına yönelik sözleşmede bir hüküm bulunmadığı, bu konudaki iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 07.06.2017 tarih, 2016/18598 E. ve 2017/4647 K. sayılı kararıyla mahkemece bilirkişilerin rapor ve ek raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için ikinci bir bilirkişi heyeti oluşturulup bozma ilamında belirtilen hususlarda yeni rapor alınarak karar verilmesi gerekirken aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 09.12.2019 tarihli bilirkişi raporuyla 31.12.2008 tarihi itibariyle davacının defterlerine göre davacının davalıya 11.248,00 TL borçlu olduğu, davalının defterlerine göre ise davalının davacıdan 26.253,07 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, peşin yapmış olduğu ödeme nedeniyle davacıdan zaten alacaklı olan ve yaptığı ödemeye istinaden verdiği siparişlerin kendisine teslim edilmediği anlaşılan davalının, taraflar arasında bu hususta yapılan bir anlaşma olmadıkça davacıya daha fazla ödeme yapmak istememesinin haklı nedene dayandığı, davalının bu tutumunun, tacir olan taraflar arasındaki yazılı sözleşmeyi zımnen feshettiği yönünde yorumlanamayacağından sözleşmenin davalı tarafından erken feshedildiği iddiasına dayalı olarak davacının davalıdan teşhir ürünlerinin bedelini talep edebilmesinin mümkün olmadığı, davalının %5 iskonto bedelini davacıya ödemekle yükümlü olduğu yönünde sözleşmede bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacıya verilen ve karşılıksız çıkan çek tutarı olan 15.000,00 TL’nin davacının ticari defterlerinde tahsilat olarak kaydedilmiş olması sebebi ile davalının davacıdan defter üzerinde alacaklı göründüğü, 19.03.2013 tarihli bilirkişi raporunda bu hususun açıklandığını, 2007 ve 2008 yılındaki toplam alacak ve verecek kayıtları toplandığında müvekkili şirketin davalıdan 24.330,50 TL alacaklı olduğu, yalnızca 2008 yılı dökümüne bakılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, yine raporda ifade edildiği üzere davalı tarafın, kendisine keşide edilen 6.148,14 TL ve 5.000,00 TL değerindeki iki ayrı faturayı iade ettiği için 2008 yılı kayıtlarına bu faturaların alacak olarak işlenemediği, bilirkişi tarafından bu hususun rapora dercedildiği, bilirkişi raporları ile de sabit olduğu üzere, davalı tarafın bayilik sözleşmesi akdederek, indirimli ürün alma imkanından istifade ettiği, indirimli olarak aldığı bu ürünleri üçüncü kişilere sattığı, indirimli ürünlerin iskontolu bedelinin ödemesi olarak davacıya verdiği çekin karşılıksız çıktığı, davacı tarafından davalıya ait dükkan bayi sözleşmesi gereğince cephe ve vitrinlerin giydirildiği, dışarıdan bakıldığında sadece davacının şubesi gibi görünecek şekilde kullanımına verildiği, akabinde davacının bayisi olan davalının bir daha ürün siparişi vermediği, davacının logosunu taşıyan tabela ve vitrin camının kırık bir şekilde, dükkanın camına kiralık yazmak sureti ile ticari faaliyetine son verdiği, bu eylemlerin davalı tarafın bayilik sözleşmesini devam ettirmeme amacında olduğunu açıkça ortaya koyduğu, mahkemece bu konular irdelenmeyerek eksik inceleme neticesinde verilen kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinin süresinden önce feshedildiği iddiasıyla, davalıya sözleşme uyarınca verilmiş olan teşhir ürünlerinin yarı bedelinin ve %5 ilave prim iskonto bedellerinin tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun’un 553 üncü ve 555 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.