Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/3393 E. 2023/2563 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3393
KARAR NO : 2023/2563
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/156 Esas, 2015/25Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Mahkemece hüküm altına alınan ve davacı vekili tarafından temyize konu edilen toplam miktar 211,22 TL olup Mahkemenin verdiği karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 2.080,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Türkiye Halk Bankası ile davalı borçlu … arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun bakiye kısmının müvekkili tarafından ödendiğini, dolayısıyla ödenen bakiye kısım kadar alacağın da anılan dava dışı banka tarafından müvekkiline temlik edildiğini, alacağın tahsili için davalı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibinin davalının itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 19.11.2013 tarih, 2012/100 E. ve 2013/295 K. sayılı kararı ile davalının ihtara rağmen dava dışı bankaya olan kredi borcunu ödemediği, davacı tarafından 14.12.2009 tarihinde davalının bakiye borcunun ödendiği ve dava dışı bankadan 31.12.2009 tarihli sözleşme ile alacağı temlik aldığı, davalının dava konusu borcun ödendiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Kapatılan 19. Hukuk Dairesi’nin 09.04.2014 tarih, 2014/4683 E. ve 2014/6826 K. sayılı kararı ile‘”..dava itirazın iptali istemine ilişkin olup, icra takip tarihi itibariyle alacak borç durumunun tespiti ile sonucuna uygun karar verilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece yukarıda belirtilen ilke doğrultusunda konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığı gibi davacının takipte işlemiş faizle birlikte toplam alacağına yeniden faiz talep etmesinin 818 Sayılı Borçlar Kanunu ( 818 sayılı Kanun)’ 104’üncü maddesinin son fıkrasına aykırılık teşkil ettiği düşünülmeden faize faiz yürütülmesine imkan sağlayacak şekilde hüküm kurulması da doğru görülmediği..’’ gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 19.01.2015 havale tarihli bilirkişi raporu içeriğinde, davalı …’ün dava dışı Halk Bankası Vize Şubesinden aldığı kredi borcunu ödemediği, bunun üzerine bu borcu davalının kardeşi olan davacının 14.12.2009 tarihinde ödediği ve banka ile imzaladığı 31.12.2009 tarihindeki alacağın temliki ile bankanın alacağını temlik aldığı, davalının söz konusu borcu ödediğini iddia etmesine rağmen ispatlayamadığı, diğer taraftan davacının temlik aldığı asıl alacağın 22.963,78 TL olduğu, diğer kısımlarını faiz alacağı olduğu, davacının faize faiz yürütülecek şeklide icra takibi başlattığı oysa davacının asıl alacağı olan 22.963.78 TL ve takip tarihine kadar işlemiş 4.000,00 TL faiz alacağı olduğu, bu yönü ile davalının faize ilişkin itirazında kısmen haklı olduğu, bu yönü ile alacaklının talepleri değerlendirildiğinde davacının inkar tazminat talebinin haklı olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Vize İcra Müdürlüğünün 2011/582 E. sayılı dosyasına yönelik itirazının kısmen iptali ile takibin 22.963,78 TL asıl alacak ve 4.000,00 TL işlemiş faiz üzerinden devamına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ait borcun bakiyesi olan 23.175,00 TL’sini temlik alacaklısı sıfatıyla bankaya ödemiş olup bu tutar için alacak bankaca müvekkiline temlik edildiğini, bu tutarın 22.963,78 TL’si ana para olarak ödenmiş olsa dahi ana para dışındaki diğer kalem ödemelerin de alacağın temliki kapsamında olduğunu, diğer tutarların da davalı tarafından müvekkiline ödenmesi gerektiğini, 22.963,78 TL ana para alacağının temlik tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizi 4.144,96 TL olup, taleple bağlılık kuralı gereği bu tutarın 4.000,00 TL’si hesaba katıldığında takip talebi ile davalıdan 23.175,00 TL temlik konusu alacak, 4.000,00 TL’si işlemiş faiz olmak üzere 27.175,00 TL’nin ödenmesini talep etmelerine rağmen mahkemece 23.175,00 TL’si asıl alacak ve 4.000,00 TL’si işlemiş faiz üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulü ile 22.963,78 TL’si asıl alacak ve 4.000,00 TL’si işlemiş faiz üzerinden takibin devamına karar verildiğini, ayrıca %20 oranda icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken bu talebinden reddine karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2-Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alacağın temlik edildiğine dair müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, alacağın varlığının araştırılmadığını, dosyaya gelen belgelerden davacının 14.12.2009 tarihinde bankanın nasıl belirlediği mahkemece araştırılmayan bir miktar parayı bankaya ödediği, aradan epey bir zaman geçtikten sonra 31.12.2009 günü alacağı temlik almak için bankaya başvurduğu yine 31.12.2009 tarihinde alacağın temliki sözleşmesinin yapıldığını, tarafların kardeş olduğunu, 17 günlük zaman farkının davacının parayı öderken alacağı temlik alma iradesinin olmadığını gösterdiğini, haliyle ödenmiş bir alacak ve kapanmış alacağa bağlı ipotek devredilemeyeceğinden, davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte bulunamayacağını, bozma hükmüne rağmen kararda yine faize faiz yürütülmesine imkan sağlayacak şekilde hüküm kurulduğunu, davaya konu Vize İcra Müdürlüğü’nün 2011/582 E. sayılı dosyasının bozma kararı öncesinde 02.06.2014 günü infazen kapatıldığını yeni öğrendiklerini, bu duruma dair taraflarına herhangi bir tebligat yapılmadığını, mahkemece bozma kararı sonrasında dosyanın istenmemesinin kararın tamamen hatalı olması sonucunu doğurduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkin olup, alacağın davalı tarafından ödenip ödenmediği hususu uyuşmazlık konusudur.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2.Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.