YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3540
KARAR NO : 2023/7240
KARAR TARİHİ : 11.12.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1196 Esas, 2022/545 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/172 E., 2020/232 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, takibe dayanak senette borç miktarının rakamla “108.000 TL”, yazıyla “uuzsekizbin” olarak gösterildiğini, senette yer … rakam ve yazının çelişmesi halinde yazıya itibar edileceğini ancak takibe dayanak senetteki yazının da geçerli bir değeri ihtiva etmediğini, davalının bir alacağı varsa bunu ispatla mükellef olduğunu, takibe dayanak senedin bedeli dikkate alındığında alacağın tanıkla ispat olunamayacağını, müvekkili aleyhinde Gaziantep 13. İcra Dairesinin 2016/143770 E. sayılı dosyasında başlatılan takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek müvekkilinin anılan takip dosyası ve takibe dayanak senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhinde %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 13.02.2020 tarihli celsede ise takibe dayanak senedin yağma suretiyle davalının eline geçtiği iddiasıyla suç duyurusunda bulunduklarını, iddialarının Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/7325 soruşturma numaralı dosyasında soruşturulmakta olduğunu ve sonucun bekletici mesele yapılmasını istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe dayanak senedin üzerinde yazıyla “yüzsekizbin” ibaresinin yazdığını ve rakamla yazılı olan bedelle çelişmediğini, bunun senet üzerinde yapılacak incelemeden de anlaşılabileceğini, başlatılan takibin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 778 … maddesi delaletiyle 732 nci maddesine istinaden başlatıldığını ve davacının sebepsiz zenginleşmediğini ispatla mükellef olduğunu, tarafların birbirlerinden birçok kere alışveriş yapmışsa da ancak son olarak davacının müvekkilinden 120.000,00 TL borç para istediğini ve müvekkilinin kendisine bu miktarı borç olarak verdiğini, anılan borcun 12.000,00 TL’lik kısmı ödenmişse de kalan 108.000,00 TL’nin ödenmediğini ve takibe dayanak bononun verildiğini, nihayetinde bakiye kısmın ödenmemesi üzerine ilamsız icra takibinin başlatıldığını, taraflar arasındaki borç ilişkisinin tanıkları vasıtasıyla ispatlanabileceği gibi davacının babasının müşteki, müvekkilinin ise şüpheli sıfatıyla yer aldığı ve nihayetinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/4077 soruşturma numaralı dosyasına giren beyanlarla da alacağın ispatlanabileceğini savunarak davanın reddi ile davacının %20 oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe dayanak senedin zamanaşımına uğramış bir bono olduğu, 6102 sayılı Kanun’un 732 nci maddesi uyarınca zamanaşımına uğramış bonoda yazılı olan alacağın … ilişkiye dayalı olarak talep edilebileceği, o ilişkiden … bir alacağın olduğunun ve miktarının davalı (alacaklı) tarafça ispatının gerektiği, bunun yanında zamanaşımına uğramış olan bononun yazılı delil başlangıcı mahiyetinde olması nedeniyle ispatı gereken anılan hususların tanıkla ispatlanmasının mümkün olduğu, dinlenen davalı tanıklarının beyanlarının birbiriyle uyumlu ve tutarlı olduğu gözetildiğinde davalının alacağını ve bu alacağının ödenmediğini ispatladığı, davacının babasının Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/4077 soruşturma numaralı dosyasında yer … beyanlarının da bu minvalde olduğu, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/7325 soruşturma numaralı soruşturmasının sonucunun beklenilmesine yönelik talebin yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu, kötüniyet tazminatı isteminin ise davalının alacağına geç kavuşmasına yönelik bir tedbir kararıyla takibin durmadığı gözetildiğinde yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe dayanak senedin üzerinde yazılı rakam ve yazının aynı olmadığını, bu durumda 6102 sayılı Kanun’un 676 ncı maddesine göre senette yer … yazıya itibar edilmesi gerektiğini, ancak senet üzerinde borç miktarının yazıyla “uuzsekizbin” olarak belirtildiğini ve bu nedenle aynı Kanun’un 776 ncı maddesi gereği senedin anılan sebeple bono vasfını kazanmadığını, dolayısıyla zamanaşımına uğramış bir bonodan bahsedilemeyeceğini, alacağını ispat yükü altında bulunan davalının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 200 üncü maddesi gereği iddiasını ancak senetle ispatlayabileceğini, takibe dayanak senedin zamanaşımına uğramış bir bono ve yazılı delil başlangıcı olduğu kabul edilse dahi davalı tanıklarının beyanlarının görgüye dayanmadığını, çelişkili olduğunu ve hükme esas alınamayacağını, takibe dayanak senedin yağma suretiyle elde edildiğine yönelik soruşturmanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, lehtar ve keşideci arasındaki bir davada 6102 sayılı Kanun’un 732 nci maddesinin uygulanamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ancak her ne kadar Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/7325 soruşturma sayılı dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılmaması hatalı olmuşsa da, UYAP üzerinden yapılan incelemede anılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve bu karar aleyhindeki itirazın Gaziantep 6. Sulh Ceza Mahkemesince reddedilmesiyle kararın kesinleştiği, bu haliyle anılan soruşturmanın eldeki davaya etki etmeyeceğinin anlaşıldığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, zamanaşımına uğramış senede dayalı olarak yapılan ilamsız icra takibine karşı açılan menfi tespit talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 200 ve 202 nci maddeleri ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 … maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun’un 676, 732, 776 ve 778 … maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilini aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davaya konu senet üzerinde bedele ilişkin olarak yazılı kısımda yer … “#” işaretinin “y” harfinin üzerine taşmasına ve bu şekilde oluşan “uüz” ibaresinin … başına bir anlam veya sayısal ifadeye tekabül etmemesine göre; dava konusu zamanaşımına uğramış senette, davacı keşideci, davalı ise lehtar sıfatını haiz olup taraflar arasında … ilişki bulunduğundan, 6100 sayılı Kanun’un 202 nci maddesi gereğince senedin delil başlangıcı niteliği taşıdığı ve ispat yükü üzerinde bulunan davalının alacağını tanık dahil her türlü delille ispatlayabileceğinin kabulü gerekir. Nitekim Mahkemece dinlenen tanıklar da belgeye dayanan alacak borç ilişkisini teyit ettiklerinden Mahkemece davanın 6100 sayılı Kanun’un 202 nci maddesi gereği kabulü gerekirken somut vakıya uygun düşmeyen 6102 sayılı Kanun’un 732 nci maddesi uyarınca kabulüne karar verilmesi doğru değilse de anılan husus bozmayı gerektirmediğinden temyiz incelemesine konu kararın değiştirilmiş bu gerekçe ile onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca GEREKÇESİ DEĞİŞTİRİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.