Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/3762 E. 2023/7723 K. 27.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3762
KARAR NO : 2023/7723
KARAR TARİHİ : 27.12.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2167 Esas, 2022/343 Karar
DAVACILAR : 1….
2….
3….
4…. vekilleri Avukat …
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/111 E., 2019/732 K.

Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden … ile …’nun, … ile …’nun evli olduğu, müvekkili …’nun maliki bulunduğu taşınmaz üzerine kredi borçlusu … … lehine 700.000,00 TL bedelle, müvekkili …’nun maliki bulunduğu konutlar üzerine kredi borçlusu … … lehine 680.000,00 TL bedelle ipotek tesis edildiğini, bu üç adet ipotek işleminin yasanın aradığı şartları taşımadığı için geçersiz olduğunu ve bu nedenle müvekkillerinin davalıya borcu bulunmadığını, bankanın bunu bile bile müvekkilleri aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, ipoteğin şekil şartlarının kanunda düzenlendiğini, …’nun eşi …’dan eş rızasının alınmadığını, …’nun eşi …’dan bir … alınmış gibi gözükse de içeriği itibari ile geçersiz olduğunu, eşlerden birinin aile birliği içinde diğer eşin zararına olarak yaptığı hukuki işlemlerin geçerli olabilmesi için eşin rızasının gerektiğini, taşınmazın aile konutu olması halinde eş rızasına ihtiyaç duyulduğunu, …’nun eşi …’dan eş rızası alınmış ise de ayrıca ipotek tesisi işlemi için eş rızası alınmadığından geçersiz olduğunu, ipotek resmi senetlerine bakıldığında borçlunun “doğmuş, doğacak” borçlarını karşılamak üzere verildiğini, her üç ipoteğin de limit ipoteği olduğunu, bir an için müvekkillerin sorumlu olduğu düşünülse bile azami sorumluluklarının 1.380.000,00 TL ile sınırlı olduğunu belirterek müvekkillerinin borçlu bulunmadığının tespitine ve ipoteklerin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka ile dava dışı borçlu … … arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, davacıların akdedilen bu kredi sözleşmesine kefil olmadıkları, ancak davaya konu 4 ve 6 no.lu dairelerin davacı … tarafından, 1 no.lu dükkanın ise davacı … tarafından kredi borcuna karşılık ipotek verilmiş oldukları, davacı tarafın eş muvaffakati bulunmaması sebebi ile ipoteklerin geçersizliğini talep ettikleri, davacı … adına kayıtlı olan dava konusu 4 ve 6 no.lu daireye ilişkin olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 194 üncü maddesi uyarınca eş muvafakatinin alındığı, davacı …’ya ait 1 nolu dükkan yönünden ise eş muvafakatinin alınmadığı, ancak bu taşınmazın 4721 sayılı Kanun’un 194 üncü maddesi anlamında aile konutu olmadığı, dava konusu ipotek tesisinin ayni bir güvence olması nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 603 üncü maddesi uyarınca kefalet hükümlerinin uygulanamayacağı, dolayısıyla eş rızasının aranmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; muvafakatnamedeki 05.04.2014 tarihinin müvekkili … tarafından yazılmadığını, bu nedenle eş rızasının verildiği tarihin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belgeye yansıtılmadığını, ipotek işleminin yasal şekil şartı yoksunluğu nedeniyle geçersiz olduğunu, ipotek akit tablosu içinde 6098 sayılı Kanun’un 603 üncü maddesi kapsamında kişisel güvence niteliğinde hükümler bulunduğunu, ipotek akit tablosunun 3 ila 12 maddeleri arasındaki hükümlerde karşı tarafça şahsi güvence de alındığını, bu nedenle eş rızasının şart olduğunu, kaldı ki Anayasa Mahkemecesince de 6098 sayılı Kanun’un 84 ve 603 üncü maddeleri hükmünün üçüncü kişiler lehine güvence verilen tüm sözleşmelerde uygulandığının belirtildiğini, 6098 sayılı Kanun’un 603 üncü maddesinin sevk gerekçesi de dikkate alındığında üçüncü kişiler lehine verilen tüm güvencelerde eş rızasının alınmasının zorunlu olduğunu, bunun dışında 6098 sayılı Kanun’un 603 üncü maddesinde yer … “kişisel” ifadesinin Anayasa’nın 41 … maddesine aykırı olduğunu, bu ibarenin iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile öncelikle 4721 sayılı Kanun’un 194 üncü maddesindeki … düzenleme uyarınca eşin rızasının alınması şartının ancak ipotek edilen taşınmazın aile konutu olması haline mahsus olduğunu, dosya içerisinde yer … tapu kaydından ipoteğe konu taşınmazlar üzerinde aile konutu şerhi bulunmadığı, keza davacılar işbu davada dava konusu ipotekli taşınmazların aile konutu olarak kullanıldığını ileri sürmemekte, ipotek tesis aşamasında eş rızasının alınmaması ya da usulüne uygun alınmaması nedeniyle ipoteğin geçersiz olduğu iddiasına dayandığı, 4721 sayılı Kanun’un 881 … maddesi ve 6098 sayılı Kanun’un 603 üncü maddesi hükmü uyarınca ipotek ile verilen teminatın kişisel bir teminat olmadığı ayni bir teminat olduğundan eş rızasının alınmasına gerek olmadığı, davalı bankanın tapuya … ilkesi uyarınca davacı eşin muvafakatını alma zorunluluğu söz konusu olmadığından dava konusu ipotek sözleşmesi geçerli olduğu, (Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 28.11.2016 tarih ve 2016/8173 E. ve 2016/15194 K., 12.10.2017 tarih, 2017/869 E. ve 2017/6870 K. sayılı ilamları) gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu taşınmazlara ilişkin ipotek sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ve ipoteklerin fekki istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri.

2. 6098 sayılı Kanun’un 84 ve 603 üncü maddeleri, 4721 sayılı Kanun’un 194 ve 881 … maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.