Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/3800 E. 2023/7737 K. 27.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3800
KARAR NO : 2023/7737
KARAR TARİHİ : 27.12.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2020/638 Esas, 2022/132 Karar

vekili Avukat …
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/150 E., 2018/1222 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı işveren … İnş. İzolasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında Sarıyer Alya Evlerinin mekanik işlerinin (sıhhi tesisat, ısıtma tesisatı, soğutma tesisatı, havalandırma, yangın) müvekkil tarafından yapılması konulu 03.08.2012 tarihli sözleşme akdedildiğini, bu sözleşmeye istinaden davalıdan radyatörlerin alındığını, ancak müvekkili tarafından davalı firmadan alınan radyatörlerin montaj işi tamamlandıktan sonra radyatörlerdeki imalat hatası nedeniyle bağlantı noktalarında ve radyatör gövdelerinde su akıntısı oluştuğu, duvarlardan su sızdığı ve … sular daire içlerindeki mobilya ve parkelere ciddi şekilde zarar verdiğini, davalının müvekkili tarafından defalarca uyarıldığını, davalı tarafından Alya 2 Evlerine servis gönderildiği ancak radyatörlerdeki hatalar imalattan kaynaklandığından dolayı bir türlü arıszanın giderilemediğini, 04.03.2014 tarih ihtarnameyle ayıp ihbarı ile ayıbın giderilmemesi halinde tazminat taleplerinin bildirildiğini, 03.08.2012 tarihinde akdedilen sözleşme gereğince işveren … İnş. Tic. Ltd. Şti.nin müvekkilinin hak edişinden toplamda 319.308,00 TL nefaset kesintisi yaptığını, söz konusu tutarın müvekkilinin kendi kusuru veya hatasından kaynaklanan bir hata olmaması, tamamen davalı tarafından tedarik edilen radyatörlerdeki imalat hatasından kaynaklanması sebebiyle davalıdan tahsili gerektiğini ileri sürerek işveren tarafından müvekkili hesabına kesilmiş olan nefaset kesintisine ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL. nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 05.06.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 189.999,39 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, davacıya sattığı radyatörlerin Sarıyer/Alya Evlerinde kullanıldığı, kullanıma başladıktan radyatör dilim birleşim noktalarından su sızması tespit edildiği, kalorifer tesisatında meydana gelen sızıntıya neden olan toplam 327 adet değişik kapasite ve boyutlarda bulunan radyatörlerin büyük bir kısmının ayıplı ürün statüsünde olduğu, gizli ayıp sonucu sızdırma sorununun ortaya çıktığı ve davacının ayıp nedeniyle zarara uğradığı, gizli ayıp ortaya çıktıktan sonra davalıya hemen ayıp ihbarının yapıldığı, dolayısıyla davalının satılandaki maddi ayıp nedeniyle tekeffül sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 189.999,39 TL alacağın 10.000,00 TL’sine dava tarihinden, 179.999,39 TL sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hatalı montajlama yapan davacının müvekkili şirket aleyhine kusur atfetmesinin mümkün olmadığını, davalının 2007 yılından beri bu alanda faaliyetlerini sürdürdüğünü, radyatörlerin davacı tarafın … siparişi üzerine üretildiğini, radyatörlerin montajlanması işleminin davacı tarafın kendi elemanları tarafından yapıldığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda değişik iş dosyasındaki bilirkişi raporu dışında hiçbir delilin değerlendirilmediğini ve inceleme yapılmadığını, rapor kapsamında belirtilen teknik inceleme ve değerlendirmenin fenni usul ve esaslara uygun olmadığını, davalı tarafından davacıya teslim edilen … vananın sökülmemesi gerektiğini fakat davacılar tarafından … vananın sökülmesi sebebiyle davacının anılan zarara sebebiyet verdiğini, davacı tarafından yüksek basınç uygulanmış olup fazla basınç sebebiyle radyatörlere zarar verildiğini, radyatörler incelenmeden tüm parti mal için ayıplı olduğu tespitinin yapılamayacağını, ayıp konusuna dair yeterli inceleme yapılmadığını, ticari satışlar açısından ayıplı mal iddiasında olan tacirin seçimlik haklarını kullanabilmesi için satıcıya ayıp ihbarında bulunması gerektiğini, başka markalarla değiştirilen radyatörlerin hesaplamaya ve hükme dahil edilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacıya satılıp teslim ettiği ürünlerin öncelikle bağlantı yerlerinde sorun çıkması üzerine teknik personel gönderildiği ve sorunun giderilememesi üzerine radyatörlerin değiştirildiği, davalının yapılan bildirim üzerine teknik ekibini inşaat mahalline göndermesi ve soruna müdahale etmesi karşısında ayıp ihbarının süresinde yapıldığının kabulü gerektiği, değişim sonucu tekrar teslim edilen radyatörlerin bu kez dilim birleşim yerlerinden su sızdırması iddiası yönünden ise bu durumun ilk teslimattaki ayıbın usulünce giderilmemesine dayandığından yeniden bir ayıp ihbarına gerek bulunmadığı, davaya konu radyatörlerin su sızdırdığının … olduğu, bu durumun, davalı tarafça süresi içerisinde davacıya yüklenebilir bir kusurdan kaynaklandığının iddia ve ispat edilmediği, bu nedenle davacının ayıp nedeniyle uğradığı zararın tazminini isteme ya da satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkına sahip olduğu ancak dava dilekçesinde “davalıdan alınmış olan radyatörlerin imalat hatası nedeniyle işveren tarafından, müvekkil hesabına kesilmiş olan nefaset kesintisine ilişkin olarak, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız ile dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’nin” tahsilinin talep edildiği, yani satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkının kullanıldığı ve ödenen paranın iadesine ilişkin bir talebin söz konusu olmadığı, buna rağmen bilirkişi raporunda davalının radyatör bedeline ilişkin kestiği fatura bedeli dikkate alınarak davacı alacağının tespit edildiği, davacı tarafça da rapor doğrultusunda dava değerinin ıslah edildiği, fakat dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla talebe eklenmesine ve dava konusu haline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmadığı, davacı tarafın 327 adet ayıplı petek bedeline ilişkin olarak dava dilekçesinde herhangi bir talebinin olmadığı nazara alındığında kısmi ıslah yoluyla bu alacak kaleminin davaya dahil edilemeyeceği, kaldı ki davacının nesafet kesintisi iddiasına ilişkin işveren firmanın düzenlediği 14.07.2014 tarihli hakediş raporunda imalat tutarı KDV’si ile birlikte 319.308,37 TL olarak belirtildiği, davalının bahsi geçen zarardan sorumlu olabilmesi için öncelikle bu işlerin bedelinin davacıdan kesildiğinin … olmasının ve söz konusu zararın davalının ayıplı imalatı nedeniyle meydana gelmesinin gerektiği, ancak dosya kapsamı itibariyle nesafet kesintisine ilişkin hakediş tutanağı ekinde yer … imalatlara davalının ayıplı imalatı nedeniyle katlanılmak zorunda olunduğuna ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, ayrıca işveren firmanın ticari kayıtlarına delil olarak dayanılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesinin uyuşmazlık konusunun tespitinde hataya düştüğünü, dava dilekçesinde açıkça radyatörlerde yer … imalat hatası nedeniyle müvekkilin zarara uğradığı, dava dışı …… A.Ş.’ nin de ayıplı maldan … zararını müvekkil şirketin hak edişlerinden nefaset kesintisi yaparak aldığı, bu yapılan kesinti nedeniyle de müvekkilin uğradığı zararın genel hükümler çerçevesinde davalıdan tahsilinin talep edildiği, dava dilekçesinin bir bütün halinde değerlendirilmesi gerekmekte olup yalnızca sonuç ve istem kısmında yer … ifadelerin lafzi yorum ile değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, genel hükümlere göre uğranılan zararın tazmininin talep edildiği, gerek dava dilekçesinde gerek ıslah dilekçesinde davalının ayıplı imalatı nedeniyle müvekkilin uğramış olduğu zararın tahsilinin istendiği, bu zararın dava dışı … A.ş.’nin hatalı imalat nedeniyle nefaset kesintisi yapması ile sübut bulduğu, nefaset kesintisi ile ortaya çıkan zararın tazmininin talep edildiği, hak ediş raporunda imalat tutarının 319.308,37 TL olarak belirtildiği, hak ediş raporuna imalat ayrıntısına ilişkin dökümün eklendiği, inşaat imalat dökümünde kalem kalem yer … kayıtlara bakıldığında yapılan işlemlerin tamamının ayıplı gönderilen radyatörlerin sebep olduğu zararın giderilmesi için yapılan masraflar olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ayıplı olarak teslim edildiği iddia olunan emtia nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı kanun) 227 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Dava, davalı imalatçı tarafından davacıya satılan radyatörlerin ayıplı olması nedeniyle davacının üst işverene karşı sorumluluğu kapsamında hakedişinden kesilen tutarın zarar olarak davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının gizli ayıplı olarak davacıya teslim ettiği radyatörlerin satış bedeli üzerinden hesaplama yapılmış ve bu hesaplamaya göre ıslah edilen tutar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı yanca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince radyatörlerde gizli ayıp olduğu kabul edilerek davacının hakedişinden yapılan kesintinin ayıplı imalattan kaynaklandığının ispatlanamadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

6098 sayılı Kanun’un alıcının seçimlik hakları başlıklı 227 nci maddesi “Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:

1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.

2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.

3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.

4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.

Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.

Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.

Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.

Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.” düzenlemesini içermektedir.

Davacı dava dilekçesinde ayıplı imalat nedeniyle işverence uygulanan hakediş kesintisinin zarar olarak tazminini istediğine göre öncelikle gizli ayıp taşıyan radyatörlerin satım bedelinin belirlenmesi, bedelin tamamı istendiğine göre 6098 sayılı Kanun’un 227 nci maddesi kapsamında davalının ödemesi gereken tutarın tesbiti gerekmektedir. Dava dilekçesinde, hakediş kesintilerinden söz edilmiş olması zararın oluşumuna ilişkin maddi olayın gösterilmesi niteliğinde olup, taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında 6098 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin göz ardı edilmesini gerektirmez.

Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince öncelikle davacının zararının ayıplı maldan kaynaklanan tazminat olduğundan hareketle söz konusu Kanunun 227 nci maddesi gereğince zararın belirlenmesi ve belirleme yapılırken davalıya iade edilmesi gereken ayıplı malların bedelinin satış bedelinden düşülmesi veya ayıplı malın iadesi, diğer taraftan davalının ayıplı mal satımı nedeniyle davacının işverene karşı ödemek zorunda kaldığı veya hakedişinden kesildiğini iddia ettiği tutarın ayıplı mallardan kaynaklı olup olmadığı, gerektiğinde davacı şirket ve dava dışı işveren şirketin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak belirlenmesi daha sonra davacının ıslah ettiği tutar da dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.