Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/381 E. 2023/536 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/381
KARAR NO : 2023/536
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM : Ret

Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; proje temelleri 2007 yılında atılan, 2008 yılında da inşaatına başlanan Denizli ilindeki Sümerpark Alışveriş Merkezi’nin müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin “SÜMERPARK” ibareli markalarının 36, 37, 41 ve 44. sınıflarda tescilli olduğunu, davalının 35. ve 43. sınıflarda aynı ibareli 2008/15284 tescil numaralı markayı dava dışı … isimli şahıstan devraldığını ve müvekkili aleyhine marka hakkına tecavüz iddiasıyla tecavüzün önlenmesi talepli dava açtığını, müvekkilinin 24.01.2011 tarihli “Sümerpark Alışveriş Merkezi” ibareli marka başvurusunun davalı markası nedeniyle 35. sınıf hizmetler yönünden reddedildiğini, hükümsüzlüğü istenen markanın tescil başvurusunun kötü niyetli olduğunu, anılan markanın davalı tarafından kullanılmadığını, davalının müvekkili tarafından işletilen alışveriş merkezinde kiracı olup kirasını ödemediğinden aralarında husumet oluştuğunu, davalının da bunun üzerine dava konusu markayı sırf müvekkilinin markasını kullanmasını engellemek maksadıyla devraldığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2008/15284 sayılı “SÜMERPARK” ibareli markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu markayı davalıdan önce kullandığını ve mezkur markanın tescil başvurusu yapıldığında henüz davacının tescilli markasının ve kullanımının olmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, kaldı ki markanın dava dışı … isimli şahıs tarafından tescil ettirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 07.03.2017 tarih, 2016/857 E. ve 2017/102 K. sayılı kararı ile davacının “SÜMERPARK” ibaresi üzerinde önceye dayalı kullanımından kaynaklanan üstün hakkının bulunduğu, marka tescilinde dava dışı şahsın kötü niyetli olduğunun ise ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 25.02.2019 tarih, 2017/4830 E. ve 2019/1506 K. sayılı kararı ile somut uyuşmazlıkta 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası anlamında öncelik hakkının kanıtlanması bakımından davacının markasal kullanım iddiasına dayanak “Sümerpark” markasının kapsadığı hizmetlerin ve davacı tarafından sunulan internet sitesindeki AVM projesiyle ilgili resim ve yazışmaların varlığının davalı markasının kapsadığı 35. ve 43. sınıf hizmetler bakımından davacıya ne surette bir önceye dayalı kullanım hakkı sağladığı hususunun tartışılması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli olan markaların tamamının başvuru ve koruma tarihinin davaya konu markadan daha sonraki tarihli olduğu, taraflar arasında düzenlenen 01.02.2011 tarihli kira sözleşmesinin de davaya konu markanın başvuru tarihinden daha sonraki tarihli olduğu, bu durumun mülga 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği davacıya bir öncelik hakkı sağlamayacağı, davacı ile dava dışı Ata Makine Ltd. Şti. arasında düzenlenen 01.02.2008 tarihli inşaat sözleşmesinin davaya konu markanın başvuru tarihinden bir buçuk ay önce düzenlendiği, bu sözleşmede Sümerpark ibaresinin yapımı planlanan inşaat projesinin adı olarak kullanıldığı, bu kullanımın markasal nitelikte olmadığı, davaya konu markanın tescil edildiği hizmetler arasında inşaat hizmetlerinin bulunmadığı, bu itibarla sadece projenin adı olarak kullanılan ibarenin davaya konu markanın tescilli olduğu hizmetler bakımından davacıya bir öncelik hakkı sağlamayacağı, davacı tarafından sunulan belge ve kayıtlara göre Sümerpark projesinin hazırlık çalışmalarına 2006 yılında başlandığı, ilk olarak 28.10.2006 tarihinde bu projenin Konya basınına tanıtıldığı, projenin temellerinin 2006 yılı Aralık ayında atılmasının planlandığı, internette 26.11.2006 tarihinde paylaşılan fotoğrafta, Sümerpark ibaresinin bir reklam panosunda reklam amacıyla kullanıldığının görüldüğü, aynı reklam panosunda davacı ile bağlantılı Global Yatırım Holding’in unvanı ve logosunun da bulunduğu, her ne kadar internette yer alan bu paylaşımlarda Sümerpark projesi hakkında bilgiler yer almakta ise de, söz konusu bilgilerin tamamlanmış veya hizmete girmiş bir oluşumla ilgili olmayıp yapımı planlanan bir projeye ilişkin olduğu, buna göre ileride yapımı planlanan müstakbel bir inşaat projesinin, davaya konu markanın kapsamındaki 35. ve 43. sınıftaki hizmetlerle ilişkilendirilemeyeceği, netice itibarıyla sunulan delillerin ilgili tüketici nazarında davaya konu markanın tescil tarihinden evvel 35. ve 43. sınıftaki hizmetler için davacı tarafça kullanıldığını ispatlayacak nitelikte olmadığı, öte yandan davaya konu markanın kötü niyetle tescil edildiği hususunun da davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafça gerekçeli karar tebliğ edilmeksizin tebliğ tarihinden önce 6100 sayılı Kanun’un 305/A maddesine istinaden talepte bulunulmasının ve işbu talebin İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilmesinin hatalı olduğunu, ek kararın öncelikle bu açıdan bozulması gerektiğini, ayrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/857 E, 2017/102 K. sayılı ilamı ile yetkisizlik kararı sebebiyle lehine vekâlet ücreti hükmedilmesi talebi reddedilerek kesinleşmiş olduğundan kesinleşmiş bir konuda yeniden talepte bulunulmasının ve Mahkemece de karar tesis edilmesinin açıkça kanuna aykırı olduğunu, uyuşmazlık konusu olay hakimin mesleki tecrübe ve bilgisi ile çözülebileceğinden hükme esas alınan rapora itibar edilemeyeceğini, kaldı ki raporun çelişkilerle dolu olduğunu, davacı müvekkili şirketin “Sümer park” ibaresini 2006 yılından beri yapacağı projede isim olarak seçmiş ve inşaat alanına kocaman bir tabela da koyarak kullanmaya başladığını, bu suretle özellikle Denizli halkına tanıtıldığını, ayrıca 2006 yılında web sitesi forumlarında projenin tartışılıyor olmasının, “Sümer park” projesinin ve markasının halk tarafından bilinmekte olduğunu gösterdiğini, kaldı ki ticari faaliyette dahi bulunmayan davalının müvekkilin kiracısı iken sırf müvekkil şirkete zarar vermek kastıyla kullanmadığı 35. ve 43. sınıflarda tescilli “Sümerpark” ibareli markayı devralmış olmasının kötü niyetli olduğunu, “Sümerpark” ibaresini ilk kullanan ve ayırt edicilik kazandıranın, önceye dayalı kullanım sonucu gerçek hak sahibi olan bizzat müvekkil şirket olduğunu, alışveriş merkezinin kendisi, doğrudan bir mağaza işletmese bile, halkın bu alışveriş merkezinin ismi ile içinde faaliyet gösteren yeri tanıdığını, bildiğini, ayrıca alışveriş merkezinde mağazalar ve yeme-içme alanları bulunduğundan bunlara karşılık gelen 35. ve 43. sınıflar da 36. ve 37. sınıflar ile birlikte alışveriş merkezinin hizmet sınıfını karşılamakta olduğunu, davalının markayı devraldığı dava dışı … ‘ın “Sümerpark” gibi fantazi bir ismi kendi adına tescil ettirmesinin ve kullanmamasının onun kötü niyetli olduğunu gösterdiğini ve bu durumun korunmaması gerektiğini, ayrıca söz konusu ibarenin müvekkili şirket tarafından reklamları yapıldıktan ve projesi ilân edildikten sonra davalı tarafça kullanılmasının da tesadüf olmadığını, sonuç olarak müvekkilinin “Sümerpark” ibareli markayı ilk kullanan, tanıtımını ve reklamını yapan, bu suretle markaya ayırt edicilik kazandıran taraf olduğunu ve dolayısıyla önceye dayalı kullanım sonucu hak sahibi olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kötü niyetli tescil ve öncelik hakkına dayalı olarak davalıya ait 2008/15284 sayılı “SÜMERBANK” ibareli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası.

3. Değerlendirme
Daha önce mahkemece davanın gerekçe gösterilmeksizin kabulü üzerin Dairemizin ikinci bozma ilamı ile sair temyiz itirazları reddedilerek, davacının markasal kullanım iddiasına dayanak olan “SÜMERPARK” ibaresini 35 ve 43. Sınıf hizmetler bakımından Marka KHK’nın 8/3. Maddesi uyarınca öncelikli hak sahipliği sağlayıp sağlamadığı hususlarının davacının dosyaya sunduğu internet sitesindeki AVM projesiyle ilgili resimler ve yazışmalar kapsamında ayrıntılı olarak incelenmeksizin eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş ve Mahkemece de bozmaya uyulmuştur.

Her ne kadar Mahkemece bozma ilamına uyulduğu belirtilerek bu defa davanın reddine karar verilmiş ise de bozma ilamına yanlış anlam verildiği anlaşılmaktadır. Özellikle davacı tarafın önceye dayalı hak iddiasına dayanak olarak, daha önce AVM binasının yapımına ilişkin olarak 2006 yılında proje ismini “SÜMERPARK’’ olarak seçmiş olması, 2006 tarihli web sitesinden alınan görüntülerden de inşaat alanına büyük bir tabela dikilerek AVM’nin isminin “SÜMERPARK” olarak Denizli halkına tanıtılması, \vw\v.imkb sitesinde KAP kapsamında imkb’ye yapılan başvuruda bu projenin bildirilmiş olması, bu uğurda imkb ile yazışma yapılması, aynı marka adı kullanılarak İnşaat Sözleşmesi imzalanmış olması, inşaatın 2011 yılında bitiminde de AVM’nin aynı ibareyle adlandırılmış olması karşısında davacı tarafın “AVM işletmeciliği” ve bu hizmetlerle benzer hizmetler yönünden, 2008 başvuru tarihli davalı markasından önce işarete ayırt edicilik kazandırdığı ve önceye dayalı hak sahibi olduğunun kabulü ve buna göre asıl ve birleşen davanın değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış ve hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.