YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3843
KARAR NO : 2022/8388
KARAR TARİHİ : 28.11.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.02.2020 tarih ve 2009/377 E. – 2020/134 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların Türkiye Halk Bankasının yöneticileri olduklarını, görev yaptıkları süre içinde dava dışı Kurşunluoğlu Akaryakıt A.Ş. firmasına usulsüz kredi kullandırmak suretiyle bankanın zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini, dava dışı firmanın işletme sermayesinin negatif olduğu istihbarat raporlarında belirtildiği halde 1.000.000,00 USD tutarındaki 20.11.1996 tarihli ihracat kredisine yeterli teminat alınmaksızın onay verildikten sonra talep edilen ikinci kredi için de firma hakkında olumsuz rapor verildiği ve ilk krediyle ilgili olarak firmanın ihracat faaliyeti yapmadığı bilindiği halde 21.03.1997 tarihinde iki dilim halinde 1.000.000,00 USD tutarında döviz kredisi kullandırılması kararının yine yetersiz teminatla alındığını, şubenin 27.03.1997 tarihli yazısıyla Kurşunluoğlu Akaryakıt A.Ş.’nin piyasada itibarını kaybettiği, aşırı derecede borçlu olduğu, ödeme güçlüğü içinde bulunduğu, talep edilen kredi kullandırıldığı taktirde Bankanın büyük risk yükleneceğinin bildirilmesine rağmen 07.04.1997 tarihinde kredi diliminin ödenmesi yönünde talimat verildiğini, kredi karşılığı alınan teminatların yetersiz olması nedeniyle banka alacağının karşılanmadığını, ipotek konan teminatların satış kabiliyetlerinin bulunmayıp kredi tutarının iki katı miktarında ayrıca üçüncü kişilerce konmuş ipotekler bulunduğunu, teminat yetersizliğinin ekspertiz raporlarında açıkça görüldüğünü ve firma alacağının 04.06.1999 tarihinde 2.291.589,19 USD olarak tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarıldığını ileri sürerek, banka zararının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan …, …, …, …, … vekili, … vekili ile … vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2013/35 Esas-2017/44 Karar sayılı ilamı ile davalılar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi, ilamın Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 2017/13521 Esas-2018/1183 Karar sayılı ilamı ile onanması, ibraz edilen bilirkişi raporları çerçevesinde, davalıların davaya konu kullandırılan krediler nedeniyle banka kaynaklarının donuklaşmasına sebebiyet verdikleri sabit ise de, işlem ve eylemlerinde kast ve/veya kusurlarının bulunmadığı, kredi tahsis işleminde Bankacılık Mevzuatı ile davacı banka yönetmeliklerine, iç mevzuatına aykırı, özensiz davranışlarının olmadığı, bu suretle zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 28/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.