YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3895
KARAR NO : 2023/4075
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/433 Esas, 2021/99 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili ile davalı … vekili
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın eski çalışanları olan davalılarca 1996 yılı sonlarına doğru mali durumu iyice bozulan dava dışı Reebok (Yeni Unvan: Rok) Ayakkabı Spor Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş. ve Türel Tekstil San. ve Tic. A.Ş.’ye bankacılık teamüllerine aykırı olarak 1997 yılında 1.500.000 USD’lik harici garanti kredisi kullandırıldığını, bu nedenle banka zararına sebebiyet verdiklerini belirterek şimdilik 26.04.2007 tarihi itibari ile 58.473,00 TL asıl alacak, 1.708.144 TL faiz olmak üzere toplam 1.766.617 TL banka zararının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş, esastan reddini istemiştir.
Davalı … cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş, esastan reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 27.10.2016 tarih, 2014/76 E. ve 2016/758 K. sayılı kararıyla; Krediler Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı davalı …’ ın Reebook A.Ş’ye kullandırılan kredi sürecinde bu kredinin kullandırılmasına dahil olduğunu ortaya koyacak bir kararının bulunmadığı, herhangi bir talimatının da olmadığı, kredi tahsisine ilişkin yönetim kurulu kararlarındaki koşullar ve limit dahilinde adı geçen firmaya kredi kullandırıldığı, davalıların hukuka aykırı işlemlerinin bulunmayıp kusurlu olmadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve katılma yolu ile davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 24.01.2019 tarih, 2017/1420 E. ve 2019/695 K. sayılı kararıyla, mahkemece verilen ilk kararın, bilirkişiler…, Dr. Anlam Altay ve Yrd. Doç. Dr. H. Ali Dural tarafından hazırlanan rapor esas alınmak suretiyle oluşturulduğu ve bu kararda davalıların kusurlu oldukları ancak zararın bu aşamada ispat edilemediği, davalıların hukuki sorumluluklarını gerektirir koşulların oluşmadığının belirtildiği, Dairemizce davacı tarafın iddiasının doğru olması halinde kredinin geri dönmemesi nedeniyle bankanın zararının gerçekleştiğinin kabulünün gerektiği, davacı bankanın zararının doğduğunun kabulü için dava dışı borçlu şirketler aleyhine yapılan takiplerin kesinleşmesinin veya semeresiz kalmasının zorunlu olmadığı, mahkemece davalıların kredi kullandırması sırasında kusurlu bir hareketlerinin bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle kararın davacı lehine bozulduğu, bozma sonrası, Dr. …., …. ve …..’dan oluşan heyetten alınan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle mahkemece, kredi tahsisine ilişkin yönetim kurulu kararlarındaki koşullar ve limit dahilinde kredi kullandırıldığı, davalıların hukuka aykırı işlemlerinin bulunmadığı, kusurlu olmadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından alınan bu bilirkişi raporuna, bozma öncesi alınan bilirkişi raporunun değerlendirilmediği, iki rapor arasında çelişki olduğundan bahisle itiraz edildiği, mahkemece bu itirazları karşılayacak ek rapor alınmadığı gibi karar yerinde de bozma öncesi alınan bilirkişi raporunda yer alan tespitlere neden itibar edilmediği, ne sebeple bozma sonrası alınan raporun benimsendiği açıklanmadığı, bu itibarla, dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hüküm temyiz eden davacı yararına bozulmuş, bozma sebep ve şekline göre davalı … vekilinin vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararıyla 10.03.2020 tarihli denetime elverişli bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere davalıların kredi kullandırımları sırasında banka mevzuatına aykırı eylemlerinin ve dolayısıyla zararın oluşmasında kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde hüküm davacı vekili ve katılma yolu ile davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini ancak itirazlarının reddedildiğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, bilirkişiler tarafından bozma ilamı doğrultusunda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece maktu vekâlet ücretine hükmedildiğini vekâlet ücretinin nispi olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 341 inci maddesine dayanan anonim şirket yöneticilerine karşı açılan sorumluluk davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 309, 336, 341 vd. maddeleri,
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı … vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin ve davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.