Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/3945 E. 2023/3207 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3945
KARAR NO : 2023/3207
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/639 Esas, 2016/85 Karar
HÜKÜM : Usulden ret

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatılarak, maaşı üzerine haciz işlemi uygulandığını, oysa ki takip dayanağı genel kredi sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, kredi sözleşmesi kapsamında müvekkiline kullandırılmış herhangi bir kredi bulunmadığını ileri sürerek davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili davaya cevap vermemiş, duruşmadaki beyanlarında davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 22.01.2014 tarih, 2013/53 E. ve 2014/61 K. sayılı karar ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak her ne kadar davacı genel kredi sözleşmesinde bulunan imzanın kendisine ait olmadığını belirterek borçlu olmadığının tespitini istemişse de, yapılan imza incelemesinde imzanın davacı eli ürünü olduğunun tespit edildiği ve davacı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 08.12.2014 tarih, 2014/13323 E. ve 2014/17617 K. sayılı kararı ile her ne kadar davacı tarafından kısmi dava açılmışsa da, menfi tespit isteminde bulunulan takip dosyasında alacağın miktarı belirli olduğundan mahkemece, dava ve usul ekonomisi bakımından davasını tam dava olarak devam ettirmesi ve harcı tamamlaması konusunda davacı vekiline kesin süre verilerek sonucuna göre işlem yapılması gerekirken bu yönler gözetilmeksizin davanın esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmediği, davacı talebinde kredinin kendisine ödenmediğini ileri sürdüğünden, kredi sözleşmesindeki imzanın ona ait olmasının kredinin kullandırıldığı anlamına gelmeyeceği, davalı bankanın kredinin davacıya ödendiğini kanıtlamakla yükümlü olduğu gerekçesiyle bu hususta araştırma yapılması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın mahkemece kendisine verilen kesin süre içerisinde eksik harcı tamamlamadığı, bu şekli eksikliğin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 115 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sonradan düzeltilemeyeceği gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kesin sürenin 6100 sayılı Kanun’a uygun olmadığını, verilen kesin sürenin ihtarat önelli olması gerektiğini, borca konu kredi sözleşmesinin davacı tarafından imzalanmadığını, davacının geçerli bir kefaletinin olmadığını, davanın usulsüz kredi verme işlemlerinden kaynaklandığını, davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesine istinaden başlatılan ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 115, 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Mahkemece eksik harcın tamamlanması için davacı vekiline kesin mehilin sonuçları anlatılarak ihtarat yapılmadığından 12.05.2015 ara kararla verilen kesin mehil sonuç doğurmaz. Sonuç doğurmayan kesin mehile rağmen mahkemece 02.07.2015 tarihinde verilen işlemden kaldırma kararı üzerine davayı yenileyen davacı vekilince 30.07.2015 tarihinde eksik harç yatırılmıştır. Bu durumda verilen kesin mehil sonuç doğurmayacağından eksik harcın da tamamlandığı nazara alınarak, verilen süre nazara alınmaksızın işin esasına girilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.