YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4001
KARAR NO : 2023/2898
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/736 Esas, 2022/779 Karar
HÜKÜM : Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Oniki Ay … Ltd. Şti.’nin müvekkili banka ile imzaladığı genel ticari kredi sözleşmesini davalının müteselsil kefil olarak imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve kefiller aleyhine Trabzon İcra Müdürlüğünün 2018/4274 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibinin davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine durduğunu, davalının 30.02.2013 tarihli sözleşmedeki kefaleti uyarınca borçtan mesul olduğunu ileri sürerek davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili süresinden sonra verdiği cevap dilekçesinde; kredi sözleşmesinde müvekkiline atfen atılan imzanın sahte olduğunu, kefalet sözleşmesinin şekil şartlarına aykırı olması nedeniyle geçersiz sayılması gerektiğini savunarak davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.12.2019 tarihli ve 2018/264 E., 2019/482 K. sayılı kararıyla davacı banka tarafından dava dışı Oniki Ay … Ltd. Şti.’ye kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle asıl borçlu, davalı kefil … ve diğer kefiller aleyhinde icra takibi başlatıldığı, yargılama devam ederken 17.09.2019 tarihli celsede davacı vekilinin beyanı ile dava konusu alacağın haricen tahsil edildiği, tamamen ödenerek takip dosyasının kapatıldığının anlaşıldığından konusu kalmayan itirazın iptali istemli dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve takip tarihi itibariyle varlığı belirlenen toplam 149.590,60 TL alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.07.2020 tarihli ve 2020/478 E., 2020/510 K. sayılı kararıyla davacı ile dava dışı şirket arasında akdedilen ve davalının kefil sıfatıyla imzaladığı kredi sözleşmesinde davalı adına yer alan imzanın davalıya ait olduğu bilirkişi raporu ile saptanmış ise de, kredi sözleşmesinde davalının kefaletine ilişkin bölümde kefalet tarihinin boş bırakıldığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 583 üncü maddesi uyarınca kefalet tarihinin sözleşmede kefilin el yazısıyla yazılması zorunlu olduğundan geçerlilik şartına ilişkin emredici nitelikte bu düzenlemeye aykırılık nedeniyle kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığı, bu durumda davacı bankanın davanın açıldığı tarihte haksız olduğu gibi, kefalet sözleşmesindeki yasal geçerlilik şartına aykırılığın da davacı banka tarafından bilinmesi gerektiğinden davalı aleyhine icra takibine girişilmesinde davacının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, takibe konu asıl alacağın %20’si oranında 18.626,07 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 17.01.2022 tarih, 2020/6419 E. ve 2022/335 K. sayılı kararıyla yargılama giderlerinin taksimi için yapılan inceleme sonucunda, icra takibinin açıldığı tarihte davacı alacaklı bankanın, davalı kefil açısından icra takibine girişmekte haksız olduğu anlaşılmış ise de, sadece bu durum tek başına davacının icra takibine girişmekte kötü niyetli olduğunu ispatlayamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddedildiği, bozmanın sadece davacı aleyhine hükmedilen tazminata ilişkin olduğu, bozma ilamında davalı kefil yönünden icra takibine girişilmesi bakımından davacının haksız olduğuna da değinildiği gözetilmek suretiyle uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar verildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmediği halde lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince dosyadaki mevcut bilirkişi raporuna rağmen kredi sözleşmesindeki diğer kısımların muhtemelen banka personeli tarafından yazıldığı yönündeki inceleme yaptırmadan kanaate dayalı kararının hukuki olmadığını, davacının dava açılırken hukuki yararının mevcut olduğunu, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması gerektiğini, ayrıca davanın konusuz kalması nedeniyle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağa dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.