YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4244
KARAR NO : 2023/3164
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2022/39 Esas, 2022/202 Karar
DAVA TARİHİ :15.09.2014
HÜKÜM :Ret
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında taşıma sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşme gereği davalının Fransa’dan Gebze’ye taşımasını üstlendiği emtianın alt taşıma işinden kaynaklı edimlerini yerine getirmediğini, müvekkilinin taşıma için başka şirketle anlaşmak zorunda kalarak toplamda 44.500,00 euro daha fazla para ödemek zorunda kaldığını, bu hususta davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek anılan icra takibine vaki davalı itirazının iptaline, takibin devamıyla asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ile davacı arasında imzalanan sözleşme gereği taşıma işi için müvekkilinin ihbar olunan Smart Proje Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. ile sözleşme imzalandığını, ancak anılan alt taşıyıcının işin karayolu ile yapılması için resmî mercilerden gerekli izinleri alamamış olması nedeniyle taşımanın gerçekleşmediğini, bu durumun müvekkilinin elinde olmayan nedenlerden kaynaklandığını, bu nedenle, müvekkilinin sorumluluktan kurtulmasına ilişkin yasal şartların oluştuğunu, davacı tarafın sözleşmenin imkânsızlığından faaliyet alanı gereği haberdar olması gerektiğinden oluşan zararda aslî kusurlu olduğunu, müvekkilinin; karayoluyla yapılacak olan taşımadan sorumlu olduğunu, talep edilen bedellerin fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuş ve davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 24.02.2015 tarih, 2014/426 E. ve 2015/105 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Hukuk Genel Kurulunun 15.06.2021 tarih, 2017/11-2625 E. ve 2021/766 K. sayılı kararıyla dava konusu taşıma sözleşmesinin hukukî imkânsızlık nedeniyle geçersizliğinde, tarafların faaliyette oldukları taşıma sektöründe basiretli davranma yükümlülüğü altındaki bir tacir olarak bilinmesi gereken hususların niteliği de göz önüne alındığında, geçersizliğe dayalı olarak ortaya çıktığı iddia olunan zarardan, davalı taşıyıcının kusurlu davranışının bulunmaması nedeniyle sözleşme öncesi sorumluluk (sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluk-culpa in contrahendo) kapsamında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen sayılı kararı ile davacı ve davalı her iki şirketin de taşıma alanında ticari faaliyette bulunuyor olmaları sebebiyle basiretli birer tacir gibi davranarak emtianın karayolunda taşınmasının imkansız olduğunu öngörmelerinin gerektiği, davalının sözleşmenin ifasının imkansız olduğunu davacıya bildirmemesinin; davalının da bu konuda bilgi sahibi olması gerekli olduğundan kusurlu bir davranış olarak nitelendirilemeyeceği ve sözleşmenin hukuki imkansızlık sebebiyle geçersizliği sonucu doğan zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddi halinde davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi ücret üzerinden hesaplanmasının yerinde olmadığını, davaya konu taşımanın yapılmamış olmasının sebebinin davalı veya davalının alt taşıyıcısı tarafından gerekli izinlerin alınmaması olduğunu, somut olaydaki hukuki imkansızlığın davalının veya ifa yardımcısının gerekli izinleri almamasından kaynaklandığını, herkes bakımından geçerli objektif bir imkansızlıktan söz edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamında davalının üstlendiği, davacıya ait emtianın taşıma ediminin yerine getirilememesi nedeniyle üçüncü kişiye yaptırılarak fazla ödemek zorunda kalınan bedelin davalıdan tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 Sayılı İcra İflas Kanunu’ nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.