YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4337
KARAR NO : 2023/3130
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/198 Esas, 2021/955 Karar
HÜKÜM : Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile dava dışı … arasında Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesinin akdedilerek adı geçene kredi kullandırıldığını, davalının sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi kullanımından doğan borcun verilen süreler içinde ödenmemiş olması nedeniyle borçluların ihtarname çekilerek temerrüde düşürüldüklerini, borcun ödenmemiş olması nedeniyle borçlular hakkında İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğünün 2011/13179 E. ve 2011/13180 E. sayılı dosyalarıyla icra takibine başlandığını, davalı kefilin 20.07.2011 tarihinde borca ve tüm ferilerine itirazda bulunduğunu, icra takibinin durduğunu, davalının Taşıt Kredisi Sözleşmesine ve altındaki imzaya itirazının olmadığını, davalının borca itirazının yerinde olmadığını, davalı aleyhine yapılan icra takibinin sözleşmeye, banka kayıtlarına ve hesap kesim ihtarına dayalı olarak yapıldığını ileri sürerek borçlu hakkında İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğünün 2011/13179 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazlarının iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı … arasındaki Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesi nedeni ile … adına tescilli bulunan araç üzerinde alacaklı banka lehine rehin tesis edildiğini, alacaklının asıl borçluya başvurmadan kefilden borcun ifasını isteyemeyeceğinin taraflarca imza altına alınan Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesinin 15 inci maddesinde düzenlendiğini, yine sözleşmenin 19 uncu maddesinde yukarıda anılan aracın, alınan kredinin teminatı olduğunun kabul edildiğini ve rehin konusunda öncelikle sözleşme hükümlerinin uygulanacağının hüküm altına alındığını, alacaklının asıl borçluya karşı başlatmış olduğu takipten sonuç almadan ve sözleşme gereği rehnedilen aracın paraya çevrilmesi yoluna gitmeden davalıya karşı başlatılan icra takibinin sözleşmeye ve kanuna aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 05.05.2015 tarih, 2014/1116 E. ve 2015/406 K. sayılı kararı ile tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı bankanın davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı taşıt kredisi ve rehin sözleşmesinin 15 inci maddesi uyarınca davalı kefile doğrudan doğruya müracaat etme hakkının bulunduğu, takipten sonra asıl borçlu tarafından 9.365,86 TL ödemenin yapıldığı, bu ödemenin infaz sırasında İcra Müdürlüğünce resen nazara alınması gerektiği, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 7.966,71 TL asıl alacak, 2.688,52 TL akdi faiz, 134,42 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 10.789,65 TL alacağı bulunduğu, takip talebinde istenilen masrafın dosya kapsamındaki makbuz durumuna göre yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalının itirazın 7.966,71 TL asıl alacak, 2.688,52 TL akdi faiz, 34,42 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 10.789,65 TL alacak yönünden iptaline, takibin bu miktarlar yönünden devamına, ayrıca 7.966,71 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %21,06 akdi faiz uygulanmasına, dava dışı asıl borçlu tarafından yapıldığı tespit olunan ödemelerin infaz sırasında icra müdürlüğünce nazara alınmasına, hükmolunan alacağın %40’ı oranında 4.315,86 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 25.01.2021 tarih, 2020/2811 E. ve 2021/387 K. sayılı kararıyla; “…Taraflar arasındaki sözleşmenin 15. maddesinin son fıkrası “Banka, asıl borçluya başvurmadan kefilden borcun ifasını isteyemez.” hükmünü içermektedir. Bu hüküm uyarınca davacı bankanın öncelikle asıl borçluya alacağın ödenmesi için başvurması gerekmekte olup borcun tahsil edilememesi halinde davalı kefile müracaat edilmesi gerekir. Bu nedenle bankaca doğrudan davalı kefil hakkında alacağın tahsili amacı ile icra takibine geçilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.” gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili dosya Yargıtay incelemesinde iken 09.02.2016 tarihinde dava dışı asıl borçlu … tarafından borcun kabul edildiği ve müvekkil bankaya olan borcun ödenmiş olduğu, bu nedenle de huzurdaki davanın konusuz kalmış olduğunun bildirildiği, dava açıldıktan sonra dava konusu borcun ödenmiş olduğu bu şekilde davanın konusuz kalmış olduğu anlaşılmakla, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, asıl borçlu yönünden alacağın ödenmesi için kefilden önce asıl borçluya başvuru olmadığından, ikisine de aynı anda başvuru olduğu, asıl borçlu yönünden ödenme başvurusu olmadığından kefile başvurulamayacağından davacı taraf, kefile açılan davada, dava açıldığı tarihte haksız kabul edildiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmediği, haklılık oranına göre yargılama gideri ve vekalet ücreti hesabının yapıldığı gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin doğru olmadığını savunarak bu yönden kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin doğru olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.