Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/434 E. 2023/634 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/434
KARAR NO : 2023/634
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Kısmen kabulü

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı … vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankaya devrinden önceki Etibank T.A.Ş. Şirinyer Şube Müdürlüğü nezdinde ticari işletmesiyle ilgili hesabı bulunduğunu, müvekkilinin uzun süre kalp rahatsızlığı geçirmesi nedeniyle davalı banka çalışanı davalı …’a güvendiğini; ancak bir kısım usulsüzlükler yaptığını anlaması üzerine İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2000/357 D.iş sayılı dosyasıyla bilirkişi incelemesi yaptırdığını, bilirkişi raporunda söz konusu hesaptan talimatsız ve usulsüz toplam 19.370,44 TL çekildiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin ayrıca munzam zararının ve manevi zararının oluştuğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak toplam 37.414,12 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı 25.04.2013 tarihli temlikname ile alacağını …’e temlik etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacının bir yılı aşkın bir süre hesaplarını kontrol etmemesinin yaşamın olağan akışına aykırı olduğunu, usulsüz olduğu iddia edilen işlemlerin fişleri incelendiğinde bir çoğunda yetkili imza olarak müvekkilinin imzasının bulunmadığını, pek çoğunun imzasız olduğunu, ancak tümünde teslim alan imzasının mevcut olduğunu, bu imzaların davacının verdiği telefon veya faks talimatları doğrultusunda davacının elemanlarına ait olduğunu, davacının tüm işlemlerden haberdar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Etibank T.A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı ve …’ın yakın zamana kadar samimi ilişkiler içinde olup birbirlerine baba-oğul şeklinde hitap ettiklerini, daha sonra tarafların aralarının bozulduğunu, davacının banka hesaplarından usulsüz para çekildiğini bilmemesinin ve fark etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ödeme fişlerindeki imzanın gerçekten davacıya ait olmaması halinde bu imzaların davacının onayı ile davalı … veya başkası tarafından atılmış veya attırılmış olabileceğini, müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 22.10.2013 tarih, 2000/621 E. ve 2013/356 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 14.415,34 TL maddi tazminat ile 11.333,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.749,18 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 03.06.2014 tarih, 2014/2629 E. ve 2014/10335 K. sayılı kararı ile mahkemece, banka müfettiş raporundaki belirleme ile delil tespiti dosyasındaki usulsüz işlemlerden sonra müşteri tarafından para çekilme işlemleri değerlendirilerek, hesaptan başka hesaba aktarılan kişilerle hesap sahibinin ticari ilişkisi bulunup bulunmadığı, …’nun usulsüz para çekilmesinden sonra imzasıyla tekrar para çekmesinin hesap sahibinin yapılan işlemlere icazet verdiği, benimsediği anlamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunun tartışılmadığı, yetersiz gerekçeyle davalılar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş olmasının yerinde görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 26.05.2015 tarih, 2014/1591 E. ve 2015/485 K. sayılı kararı ile banka müfettiş raporundaki belirleme ile delil tespiti dosyasındaki usulsüz işlemlerden sonra müşteri tarafından para çekilme işlemleri ve …’ nun basiretli bir tacir olarak hesaplarını kontrol ve takip etmesinin gerekliliği hususları birlikte değerlendirildiğinde, hesap sahibinin yapılan işlemlere icazet verdiği, yapılan işlemleri benimsediği anlamına geleceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 02.06.2016 tarih, 2015/12178 E. ve 2016/6151 K. sayılı kararıyla dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun (4389 sayılı Kanun) “Mevduata ilişkin hükümler” başlıklı 10 uncu maddesinin (3) üncü bendi, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun (5411 sayılı Kanun) “Mevduatın ve katılım fonunun çekilmesi” başlıklı 61 inci maddesi ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereği mevduat sahiplerinin mevduatlarının usulüne uygun olarak ödendiğini ispat külfetininin davalıda olup davalı bankanın kendisine tevdi edilen mevduatı hak sahibine usulünce ödediğini ispat etmediği sürece ödeme yükümlüğünden kurtulamayacağı, bu suretle basiretli davranması gereken ve gerekli özeni göstermesi gereken davalı banka olduğuna göre mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle alacağı temlik eden davacı …’nun basiretli bir tacir olarak hesaplarını kontrol ve takip etmesi gerektiği hususuna gerekçede yer verilmesi ve bu hususla banka müfettiş raporundaki belirleme ile delil tespiti dosyasındaki usulsüz işlemlerden sonra müşteri tarafından para çekilme işlemlerinin birlikte değerlendirilmesiyle hesap sahibinin yapılan işlemlere icazet verdiği, yapılan işlemleri benimsediği sonucuna varılmasının doğru olmadığı, hesap sahibinin yapılan işlemlere icazet verdiği sonucuna ulaşılabilmesi için sadece usulsüz işlemlerden sonra hesap sahibi tarafından hesaptan para çekilmesi yeterli olmayıp, hesap sahibine hesap ekstresinin tebliği, hesap cüzdanına işlemlerin kaydı gibi hususların incelenmesi, böylece hesap sahibinin yapılan işlemlerden haberdar olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği ayrıca hesaptan yapılan işlemler sonucunda aktarılan paraların hesap sahibinin kendi menfaatine kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi açısından hesaptan başka hesaba aktarılan kişilerle hesap sahibinin ticari ilişkisinin bulunup bulunmadığının tespiti için hüküm kurmaya yeterli bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hesap ekstresinin tebliği ve hesap cüzdanına işlemlerin kaydı gibi hususlarda davalı tarafça sunulan bir kayıt ve belgenin bulunmadığı ayrıca hesaptan yapılan işlemler sonucunda aktarılan paraların hesap sahibinin kendi menfaatine kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi açısından hesaptan başka hesaba aktarılan kişilerle hesap sahibinin ticari ilişkisinin bulunup bulunmadığının tespiti için ticari defter, kayıt ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği ancak Nedai Tuğcunun 01.01.1998 – 31.06.1998 dönemlerine ait ticari mizan ve mali verileri ile ticari defter ve belgeler davacı tarafça ibraz edilemediğinden söz konusu incelemenin yapılamadığı, bu hususlar göz önüne alındığında hesap sahibi temlik eden davacı …’nun hesabından çekilen 19.220,45 TL ile bu bedel üzerinden dava dilekçesinde reeskont faizi olarak belirtilen yasal faiz oranı üzerinden hesaplanan 15.111,79 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.332,24 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin gerektiği, davacının dava dilekçesinde munzam zarar talebinde de bulunduğu; ancak alınan bilirkişi kurulu raporunda davacının munzam zararının varlığından söz edilemeyeceğinin belirtildiği, munzam zararın varlığı belirlenemediğinden davacının munzam zarar talebinin reddinin gerektiği, davacının hesaplarından usulsüz bir şekilde para çekilmesinin davacının manevi olarak zarar vermesine sebebiyet vermeyeceği ve davacının manevi tazminat talebinin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı usulüne uygun mizan ve kayıtları ibraz etmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında davalı banka kayıtlarının lehine delil olarak kabul edilmesi gerektiğini, … lehine yapılmış ödeme işleminin 19.220,44 TL kısmi kabul kararına dahil edildiğini, davacının itiraz ettiği işlemler dışında itiraz etmediği işlemler dikkate alındığında öncesinde yapılan işlemlere icazet verdiğinin anlaşıldığını, Banka Teftiş Kurulu raporundaki tespitler dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, davalı … ile davacının aralarının çok iyi olduğunu ve işlemlerin ikisi tarafından yapıldığını, banka tarafından davacıya verilen bir zarar olmadığını, illiyet bağı bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın haksız fiil sorumluluğundan kaynaklandığını, davacının iddia ettiği gerçek ve somut zararının kanıtlanamadığını, müvekkilinin davacıyı zarara uğratan bir eyleminin kanıtlanamadığını, hatalı işlemlerin kim tarafından yapıldığının tespit edilmesi gerektiğini, bahsi geçen işlemlere yönelik fişlerin ve banka kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, bu fişlerde işlemi yapan personelin de imzasının bulunduğunu ancak buna yönelik bir inceleme yapılmadığını, davalı bankanın davacıya ilişkin kayıtları sunmamasının müvekkilinin aleyhine değerlendirildiğini, davacı …’nun müşterisi olan Ege Kale Profil San. Ltd. Şti. lehine yapılan 15.09.1998 tarihli 216,00 TL bedelli işlem ile davacının teminata verdiği senetlerle ilgili 13.11.1998 tarihli 25,00 TL miktarlı pul bedelinin hesaplamaya dahil edilmesinin, davalı banka ile müvekkilinin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hesaptan usulsüz olarak çekilen paranın bankadan ve banka görevlisinden tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4389 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin (3) bendi, 5411 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı …’a yükletilmesine,

Birleşik Fon Bankasından harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.