Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/4379 E. 2022/7356 K. 25.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4379
KARAR NO : 2022/7356
KARAR TARİHİ : 25.10.2022

MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Çine Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.02.2020 tarih ve 2014/7 E. – 2020/132 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 10.03.2022 tarih ve 2021/2272 E. – 2022/475 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan Efetur Özemniyet Taş. Pet. Oto. Yed. Park. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. bünyesinde çalışan mülkiyeti davalı …’a ait otobüs, davalı … yönetiminde seyir halindeyken 20.08.2008 tarihinde meydana gelen kazada davacının sağ kolu kullanılmaz hale geldiğini, kazada davalı … tam kusurlu olduğunu, bu hususun kesinleşen ceza yargılaması sonucunda ortaya çıktığını, davacının uzman çavuş olarak görev yaptığını ve kurumundan malulen emekli edildiğini, maaşının yarı oranında düştüğünü ve emekliliğe hak kazanamadığını, sakat kalması nedeniyle başka bir işte de çalışamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000.- TL maddi ve 30.000.- TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren meydana işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 05.12.2016 tarihli dilekçesiyle, dava değerini 196.059,30 TL maddi ve 30.000.-TL manevi olmak üzere toplam 226.059,30 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı … Özemniyet Taş. Pet. Oto. Yed. Park. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davalının tüzel kişilik olduğundan hakkında ceza zamanaşımının uygulanamayacağını, olayda diğer davalıların kusurunun bulunmadığını, ceza yargılaması davalının yokluğunda yapıldığından tespit edilen kusurun davacıyı bağlamayacağını, aracın sigortalı olduğunu davacının meydana gelen zararı sigortadan karşılamasının mümkün olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalılar … ve … davanın zamanaşımına uğradığını, davacının tüm zararlarının sigorta şirketi tarafından karşılandığını, ceza yargılamasındaki maddi vakıaların hukuk hakimini bağlamayacağını belirterek, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kazanın meydana gelmesinden sonra ceza zamanaşımı süresi içerisi içerisinde açıldığı, davalı sürücü …’un meydana gelen kaza sebebi ile %100 kusurlu olduğu, meydana gelen kaza sebebi ile meslekte kazanma gücü oranının tespiti için alınan bilirkişi raporunda davacının %33,2 oranında kayıp yaşadığı tespit edildiği, belirtilen kusur ve meslekte kazanma gücü kayıp oranları üzerinden davacının maddi zararının tespiti için alınan bilirkişi raporunda sigorta şirketi tarafından yapılan iki ödeme güncellenerek ve SGK tarafından davacıya bağlanan gelirin peşin sermaye değeri düşüldükten sonra davacının 196.059,30 TL maddi zararının olduğu, kazadan önce davacının sosyal durumu, kaza sebebi ile içinde bulunduğu durum, davacının bir anda işini kaybetmesi, ailesini geçindiremeyecek ve başkalarının yardımına muhtaç hale gelmesi sebebi ile yaşadığı sıkıntılar ve davalıların ekonomik sosyal durumları da gözetilerek hakkaniyete uygun manevi tazminat talebinin kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 196.059,30 TL maddi ve 30.000.-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacının yaralanmasına neden olan kaza tarihinin 20.08.2008 olduğu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu 05.02.2016 tarihli raporunda, davacının trafik kazasına bağlı arızasını 11.10.2008 tarihli ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit işlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanarak, ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup I kabul olanarak, % 33,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağınının bildirildiği alınan rapora karşı davalıların süresinde itirazları bulunmadığı, istinafa gelenlerin sıfatı ve tüm dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda aşağıda yazılı (2) no’lu bent dışında kalan hususlarda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın manevi tazminat ve maddi tazminata ilişkin aşağıda yazılı (2) no’lu bent dışında hususlarda usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalılar vekillerinin aşağıda yazılı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taşıma sözleşmesinin ifası sırasında gerçekleşen trafik kazasında oluşan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 09.08.2016 tarihli aktüerya bilirkişi raporuna göre, davacı zararının 339.856,10 TL olmasına, bu miktardan yapılacak indirimler sonucunda 175.091,02 TL maddi zararının gerçekleşmesine rağmen raporda maddi hata sonucu davacı zararının 357.856,12 TL hesaplanarak ve indirimlerin bu miktar üzerinden yapılarak yanılgılı ve yazılı şekilde 196.059,30 TL maddi tazminat hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenle davalılar vekillerinin manevi tazminat ile maddi tazminat yönelik sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenle davalılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK 373/1 maddesi gereğince dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harçlarının istekleri halinde temyiz eden mümeyyiz davalılara iadesine, 25/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.