Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/4414 E. 2024/290 K. 15.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4414
KARAR NO : 2024/290
KARAR TARİHİ : 15.01.2024

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/434 Esas, 2022/878 Karar
vekili Avukat …
DAVALILAR : 1….
2….
3….
4…. Petrol Ürünleri Tic. Ve San. A.Ş.
vekilleri Avukat …
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/292 E., 2022/93 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekil tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacı vekilinin, 1.004.623,88 TL toplam talepli icra takibine itiraz üzerine açtığı davada Samsun İcra Dairesinin 2021/22950 sayılı takip dosyasında davalı borçlular aleyhine 503.535,46 TL asıl alacak, 494.780,32 TL faiz, BSMV, KKDF, 5.469,28 TL masraf, 838,82 işlemiş faiz, olmak üzere toplam 1.004.623,88 TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatılmış olup, İlk Derece Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı … hariç diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 503.535,46 TL asıl alacak, 493.915,42 TL işlemiş faiz + BSMV, 2.676,66 TL ihtar masrafı, 417,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.000.545,10 TL (davalı şirket yönünden 503.535,46 TL asıl alacak, 493.434,33 TL işlemiş faiz, 2.676,66 TL ihtar masrafı, 417,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.000.064,01 TL ile sınırlı olmak üzere) alacak hakkındaki itirazın iptaline takibin devamına, fazla talebin reddine karar verilmiştir.

Talep edilen ve kabulüne karar verilen kısım dikkate alındığında, … hariç diğer davalılar yönünden reddedilen miktar 4.078,78 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.

Bu nedenle; davacı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı vekilinin davalı …’a yönelik gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı şirket arasında 20.04.2016 tarihli kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların müşterek müteselsil kefil olduklarını, kredi geri ödemelerinin zamanında yapılmaması üzerine hesap kat edilerek davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itirazlarının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; icra takibine ve davaya dayanak gösterilen genel kredi sözleşmesindeki imzaların müvekillerinin … ürünü olmadığını, sözleşmeyi kabul anlamına gelmemekle birlikte hesap kat ihtarının tebliğinin usulüne uygun olmadığını, istenilen faiz oranının fahiş olduğunu, müvekkillerinden …’ın eşinin muvafakatinin alınmadığını savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile genel kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte davalı …’ın şirket ortağı olmadığı, evli olduğu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 184 üncü maddesi gereği kefalet tarihinde eşinin rızasının alınmadığının anlaşıldığı, diğer davalılar yönünden yapılan değerlendirmeye göre, cevap dilekçesinde sözleşmedeki imzaların davalılara ait olmadığı savunulduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 211 … maddesi uyarınca davalı … ve …’a çıkarılan ihtarlı tebligata rağmen imza incelemesi için belirlenen günde duruşmaya iştirak etmediklerinden sözleşmedeki imzalarını ikrar etmiş sayıldıkları, bilirkişi raporuna göre, 20.04.2016 tarihli 2.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi kapsamında taksitli ticari, BCH kredisi ve KMH kredisi kullandırıldığı, diğer davalıların kefil oldukları kefalet limitinin 2.000.000,00 TL olduğu, hesap kat ihtarlarına ilişkin tebligatların sözleşmenin 7.3.1 maddesi gereği geçerli olduğu, akdi faiz oranının sözleşme hükümleri, faiz genelgesi ve ödeme planına göre yukarıda belirtilen krediler için sırasıyla %15,48, %16,75, %19,50, KMH yönünden ise tarihlere göre %25,80 ve %24 olduğu temerrüt faiz oranlarının taksitli ticari kredi ve BCH kredileri için %52,92, KMH kredisi için de tarihlere göre sırasıyla %28,80, %24, %20,40 ve %18,60 olduğu, her bir kredi yönünden öncelikle akdi faiz uygulanmak suretiyle kat tarihi itibari ile alacak hesabı yapıldıktan sonra taleple bağlılık gereği kapitalize edilmeden kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz uygulanarak temerrüt tarihindeki alacağın belirlendiği, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanarak her bir kredi yönünden ayrı ayrı hesaplama yapıldığı gerekçesiyle, … hakkındaki davanın reddine, davalılar … ve … ile … Petrol Ürünleri Tic. San. A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2008 yılında müvekkili bankayla yapılan bir sözleşmede …’ın müvekkiline şirket ortağı olduğuna dair ticaret sicilindeki ortaklığını gösterdiğini, 17.07.2011 yılında evlendikten sonra müvekkili bankaya şirket ortaklığından ayrıldığına dair veya evlendiğine dair bilgi vermediğini, bankaya sağladığı güveni kötüye kullanarak durumdan yararlandığını, diğer davalılar yönünden reddedilen kısmın hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, …’ın 6098 sayılı Kanun’un 583 ve 584 üncü maddeleri gereğince eşinin rızasının kefalet sözleşmesi sırasında alınmadığı, bilirkişiler tarafından tespit edilen ve mahkemece hükmedilen miktarın dosya içeriği ile uyumlu olduğu, asıl alacak-toplam alacak ibaresinin mahallinde her zaman düzeltilebilecek maddi bir hata olduğu, kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hesap kat ihtarnamesine yasal süresi içerisinde itiraz etmemesine dava tarihine kadar sessiz kalmasına rağmen davalı …’ın icra takibine itirazının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davanın kısmen kabulü ile davalı … yönünden davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 211, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi.

3. 6098 sayılı Kanun’un 184, 583 ve 584 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin … hariç diğer davalılara yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2. Davacı vekilinin davalı …’a yönelik temyizi yönünden;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.