Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/4425 E. 2023/3389 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4425
KARAR NO : 2023/3389
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/17 Esas, 2022/213 Karar
HÜKÜM : Kabul

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 25.06.2000 tarihinde müvekkili Habibe Yazıcı’nın davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu otobüste yolcu olduğu sırada, durakta inmek için düğmeye bastığını, duran otobüsten inmesi beklenmeden aracın hareket etmesi sonucu otobüsün altında kalan davacının bakıma muhtaç olacak derecede yaralandığını, bu kazada müvekkilinin sakat kaldığını ve kaza tarihinden 09.05.2010 tarihinde ölene kadar bakıcı tutarak yatağa mahkûm olarak yaşadığını, Şişli 3. (İstanbul 12.) Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/883 E. sayılı dosyasında fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile açmış oldukları tazminat davasında taleplerinin mahkeme tarafından 2 nci kez ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle kısmen reddedildiğini, hak kaybına uğramamak için işbu ek davayı açtıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 40.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı İETT Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, derdestlik itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davanın başka bir mahkemede görülüyor olması nedeniyle derdestlik itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 22.06.2017 tarih, 2017/9 E. ve 2017/245 K. sayılı kararı ile davalılara işleten ve sürücü sıfatları nedeniyle taşıma eylemlerine dayalı olarak husumet yöneltilmiş olup olayda davacı da cismani zarara uğradığına göre davalılar bakımından davanın mülga 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı Kanun) 125 nci maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, dava konusu olayın 25.06.2000 tarihinde meydana geldiği, işbu ek davanın açıldığı tarih olan 11.07.2011 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu, bu talebin zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, davacı vekilinin 32.316,71 TL’lik talebinden yargılama aşamasında feragat etmesi nedeniyle 32.316,71 TL ile ilgili talebin feragat nedeniyle red kararı Yargıtay tarafından bozulmadığından ve kesinleşmiş olduğundan, bu konuda yeniden hüküm verilmesine gerek ve yer olmadığına karar verilmiş, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 05.04.2021 tarih, 2020/1941 E. ve 2021/3306 K. sayılı kararıyla Mahkemece, davanın 7.683,29 TL yönünden esastan reddine, artan kısım yönünden feragat nedeniyle reddine dair verilen ilk karar davacıların temyiz istemi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/7619 E. ve 2016/2566 K. sayılı ilamı ile ‘’Davalılar vekillerinin süresinde zamanaşımı ve derdestlik itirazında bulundukları, davacı vekilinin ise dava dilekçesinde açıkça talebinin müvekkilinin yaralanması nedeniyle malullükten mi yoksa bakıcı giderine mi ilişkin olduğu anlaşılamayan bakiye maddi (malullükten) tazminat ve bakıcılık giderlerine ilişkin isteminin açıklattırıldıktan sonra öncelikle davalıların savunmaları kapsamında zamanaşımı ve derdestlik itirazı değerlendirildikten sonra davanın esası hakkında değerlendirme ve tartışma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.‘’ gerekçesiyle bozulduğu, taraflardan yalnız birinin temyizi halinde hüküm, temyiz edenin aleyhine bozulamayacağı gibi Yargıtayın temyiz eden tarafın lehine verdiği bozma kararına uyan yerel mahkeme de temyiz eden tarafın bozulan karara oranla daha aleyhine bir hüküm veremeyeceği, bu yasağa “aleyhe hüküm verme yasağı” denildiği, mahkeme kararını temyiz eden tarafın aleyhine olarak verilen bozma ilamına mahkemelerce uyulmakla usuli kazanılmış hak oluşmayacağı, zira, mahkeme kararını temyiz kanun yolu incelemesine getirmeyen taraf lehine olacak şekilde kararın bozulmasının, taleple bağlılık ilkesine aykırılık oluşturacağı, somut olayda; davanın bir kısmının esastan reddine dair verilen kararın davalı tarafından öncelikle zamanaşımından reddi gerektiği yönünde temyiz edilmediğinden, zamanaşımı def’inin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle davalı yararına olacak şeklindeki Yargıtayın bozma ilamına uyulmakla usuli kazanılmış hak oluşmayacağı gözetilmeksizin, hatalı değerlendirmeye dayalı olarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin isabetli olmadığının belirtildiği, bozma ilamına uyulduğundan usulü kazanılmış hak kuralı gereği zamanaşımı def’inin nazara alınmadığı gerekçesiyle davacının 32.316,71 TL ile ilgili talebi yönünden feragati nedeniyle reddine, 7.683,20 TL maddi tazminat talebinin ise kabulü ile 7.683,20 TL’nin olay tarihi olan 25.06.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve mütelsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı İETT Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, kaza tarihinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra dava açıldığını, derdestlik itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının kalmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı … Yağcı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, derdestlik itirazlarının dikkate alınmadığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının maluliyetinin yanlış hesaplandığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Mülga 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 765 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, Şişli 3. (İstanbul 12.) Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/883 E. sayılı dosyasından fazlaya dair haklarını saklı tutarak dava açmış, davacı taleplerinin bir kısmı 2. kez ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle reddedilmiş, bunun üzerine davacı ıslah dilekçesinde talep ettiği tazminat için işbu ek davayı açmıştır.

Davacı Şişli 3. (İstanbul 12.) Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı davada 11.087,86 TL maddi tazminat talebinde bulunmuş, ıslah dilekçesiyle talebini 7.683,29 TL olarak artırarak toplam 18.771,15 TL talepte bulunmuştur. Bu mahkemede alınan bilirkişi raporunda davacının maddi zararı 18.771,15 TL olarak belirlendikten sonra, davacının davalı İETT’den tahsil ettiği 1.000,00 TL’lik miktar düşülerek nihayetinde davacının zararının 17.771,15 TL olduğu bildirilmiştir. Bu durumda Mahkemece 6.683,29 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken 1.000,00 TL fazla tahsilata sebep verecek şekilde 7.683,29 TL’ye hükmetmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.