YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/450
KARAR NO : 2023/435
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM :Kısmen kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı … mirasçısı sıfatıyla ve davalı sıfatıyla … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul Eşofman San. ve Tic. Ltd. Şti.’ndeki hisselerini 12.05.2006 tarihinde davalılara devrettiğini, 22.08.2006 tarihinde devrin tescili için davalılara ihtar gönderilmesine rağmen davalıların devir işlemini ticaret siciline tescil ettirmediklerini, bu sebeple şirket borçlarından dolayı müvekkilinin Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) ve vergi dairesine 84.415,00 TL ödemek zorunda kaldığını, vergi dairesine yapılan bu ödemelerin tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız ve kötüniyetle itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının 23.11.2011 tarihine kadar şirket müdürlüğünün devam ettiğini, kamu borçlarından diğer şirket müdürü olan müvekkili… ile birlikte bu tarihe kadar müteselsilen sorumlu olduğunu, yaptığı ödemelerin ancak %50’si için rücu edebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 21.10.2014 tarih, 2014/452 E. ve 2014/472 K. sayılı kararı ile iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, İstanbul Eşofman Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’nin ortağı iken hisselerini 12.05.2006 tarihinde davalılara devrettiği, taraflar arasında protokol düzenlendiği, şirketin SGK ve vergi dairesine olan borçlarının 6111 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi gereğince taksitlendirilerek ödeme planına bağlandığı, davacının 50.577,77 TL SGK ve vergi ödemesi yaptığı, İTO’ya ise 1.021,38 TL aidat ödediği, davacının hisselerini devrinden sonra yaptığı ödemelerden dolayı şirket ortakları olan davalılara rücu edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibe itirazların 51.599,15 TL kısım yönünden iptaline, takibin bu miktar ve asıl alacak için takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi yönünden devamına, asıl alacak miktarı üzerinden %40 oranında inkar tazminatının davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 13.06.2016 tarih, 2015/15687 E. ve 2016/6535 K. sayılı kararı ile “1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasında imzalanan protokol ve hisse devir sözleşmelerinde 02.02.2002 tarihinden sonraki borçların hisseleri devralanlara ait olacağının kararlaştırılmış olmasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, dava itirazın iptali davası olduğuna göre, kural olarak takip tarihi itibariyle borç ve alacak miktarının tespit edilip bu tutar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekir. Bu itibarla mahkemece, davacının takip konusu edilen miktardan ne kadarını takip tarihine kadar ödediği belirlenip ancak takip tarihine kadar yapılan bu ödemeler üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken bilirkişi incelemesinin yapıldığı tarihe kadar yapılan ödemeler üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalılar yararına bozulmasını gerektirmiştir.” gerekçesiyle (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Hocapaşa Vergi Dairesine yazılan müzekkere ile “Davacı …’ın dava konusu ettiği miktarın ne kadarının 18.07.2011 icra takip tarihine kadar ödendiği” hususunun sorulduğu, Vergi Dairesi Müdürlüğünün 29.05.2017 tarihli cevabi yazısına göre, mükellef İstanbul Eşofman San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin vergi borcu nedeni ile 18.07.2011 tarihine kadar 10.668,90 TL vergi aslı ve 984,11 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 11.653,01 TL ödendiğinin bildirildiği, buna göre davacının dava konusu İstanbul Eşofman San. ve Tic. Ltd. Şti.’ndeki hissesini 12.05.2006 tarihinde devrederek şirketle ilişkisini kesmiş olmasına rağmen vergi dairesi yazısına göre şirketin sonradan çıkan vergi borcu nedeni ile 18.07.2011 tarihine kadar 11.653,01 TL ödediğinin anlaşıldığı, bu nedenle davacının bu tutar yönünden davalılara rücu edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların Bakırköy 17. İcra Müdürlüğünün 2011/246 E. sayılı dosyasındaki takibe itirazlarının 11.653,01 TL yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak için takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, asıl alacak miktarı olan 11.653,01 TL üzerinden %20 inkar tazminatının davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … mirasçısı sıfatıyla ve davalı sıfatıyla … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … mirasçısı sıfatıyla ve davalı sıfatıyla … vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerekçenin usulüne uygun yazılmadığını, davacının da şirkete karşı davalı ile birlikte sorumluluğunun bulunduğunu, yanılgılı şekilde davalının ödenen borcun tamamından sorumlu tutulduğunu, alacak likit olmadığından tazminata hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının takip tarihi itibariyle davalılardan talep edebileceği bir alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … mirasçısı sıfatıyla ve davalı sıfatıyla … vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … mirasçısı sıfatıyla ve davalı sıfatıyla … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.