YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4542
KARAR NO : 2023/3868
KARAR TARİHİ : 19.06.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/635 Esas, 2022/63 Karar
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Borusan Mannesman Boru San. ve Tic. A.Ş’nin sigortalısı bulunduğu, müvekkili şirket nezdinde 28.02.2012-2013 vadeli Makine Kırılması Sigorta Poliçesinin, Ergo Sigorta A.Ş’nin jeran olarak yer aldığı 3 ayrı sigorta şirketi tarafından müştereken teminat altına alınmış olup, müvekkilinin hissesinin % 30,5 olarak kabul edildiğini, sigortalıya ait Kone marka, 30 ton kapasiteli, 2012 yılı imali 2 adet kafes yapıda, tek kirişli açık saha portal vincin çalıştığı beton zeminde döşeli bulunan bir tarafta 300 mt, diğer tarafta 300 mt olan 2 adet rayın alt plakalarında eğilme, çatlama, ray altındaki plakalarda eğilme, beton zeminde çökme şeklinde hasar meydana geldiğini, vincin montajının davalı tarafından yapılıp, 2012 yılı Temmuz ayında sigortalıya teslim edildiğini, sonrasında ise söz konusu portal vincin ray altı plakalarında oynamalar tespit edildiğini, işbu hasar sebebiyle sigortalıya hasar bedelini ödeyen müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 51.850,00 USD’nin fiili ödeme günündeki kur üzerinden TL karşılığının 09.12.2013 ödeme tarihinden itibaren Merkez Bankası’nın dövize uyguladığı en yüksek oranlı faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunmuş, hasar nedeniyle müvekkili şirkete süresinde herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, ihbar edilmeyen hasarın, açık kanun hükmü uyarınca kabul edilmiş sayılması nedeniyle davacı tarafın talebinin haksız ve dayanaksız olduğunu, hasarın meydana gelmesinde müvekkili şirketin hiçbir kusurunun bulunmadığını, vincin montajının, yapılacağı vinç yolunun hazırlanması ve tasarımının tamamen davacı taraf sigortalısının sorumluluğunda olup, vincin üretiminden kaynaklanan bir sorun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 04.06.2015 tarih, 2014/160 E.-2015/436 K. sayılı kararı ile davacı tarafından dosyaya sunulan sigorta sözleşmesinin rizikonun gerçekleşmesinden sonra tanzim edildiği, rizikonun gerçekleştiğinin sigorta sözleşmesinin tanzimi öncesinde sigorta ettiren tarafından bilindiği, bu nedenle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 1458 inci maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinin geçersiz olduğu, geçersiz sigorta sözleşmesine dayanılarak yapılan sigorta tazminatı ödemesinin davacıya 6102 sayılı Kanun’un 1472 nci maddesindeki halefiyet kuralına istinaden yasal halefiyet hakkı kazandırmadığı ve rücuen dava açma hakkı vermediği, kaldı ki, dava konusu iki adet portal vinçte meydana gelen hasarın kök nedeninin, zemin betonunun yeterli kalitede olmaması olduğu, zemin sağlam olmadığı ve hareket ettiği sürece zeminin üzerindeki yapıyı hiçbir konstrüksiyonun emniyet altına alamayacağı, alt yapı sağlam değilse üst yapının eninde sonunda kırılacağı ve çökeceğinin teknik bilirkişi heyetince belirtilmiş olması, hasarlanan portal vinç raylarının temini, rayların yerleştirileceği beton zemin inşaatının yapılması ve rayların beton zemine döşenmesi işlerinin davacının sigortalısının sorumluluk alanında olması ve sigortalı firma tarafından dava dışı bir firmaya bu işlerin yaptırılması nedeniyle davalı şirketin davaya konu hasar konusunda kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 21.03.2017 tarih, 2016/1936 E.-2017/1678 K. sayılı kararıyla Mahkemece sigorta sözleşmesinin rizikonun gerçekleşmesinden sonra tanzim edildiği, rizikonun gerçekleştiğinin sözleşmenin tanzimi öncesinde sigorta ettiren tarafından bilindiği, bu nedenle sigorta sözleşmesinin geçersiz olduğu, geçersiz sigorta sözleşmesine dayanılarak yapılan sigorta tazminatı ödemesinin davacıya halefiyet hakkı kazandırmadığı gerekçesine yer verilmiş ise de, jeran tarafından yapılan poliçe ile davacı poliçesinin teminat başlangıç ve süresinin aynı tarihleri kapsaması, ayrıca temlik mevcut olup belgesinin de dosyada bulunduğunun anlaşılması karşısında işbu değerlendirmenin yerinde bulunmadığı, ayrıca, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda hasarın meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığından bahisle de davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafından bilirkişi raporuna karşı, daha önce alınan teknik rapordaki ” … portal vinç için verilen tekerlek yükü değerlerinden raya dik maksimum yatay kuvvet değerinin (=23,4 kn) oldukça küçük alınmış olması, kesme kuvvetinin bulonlarla temele aktarılması, mevcut temel betonu kalitesinin düşük olması nedenleriyle portal vinç yürüme yolunda hasarlar meydana gelmiştir.” şeklindeki tespit uyarınca davalının da hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğundan bahisle ciddi ve somut itirazlarda bulunulduğu anlaşılmakla, işbu itirazları karşılar şekilde ek rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gerekçesiyle karar davacı yararına bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla bozma ilamı doğrultusunda davacının kök bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, hükme esas alınan ek raporda da belirtildiği üzere hasarın meydana gelmesindeki asıl sebebin zeminin sağlam olmamasından kaynaklandığının belirlendiği, işbu davayla aynı vinç, riziko ve hukuki konuya ait İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/530 E. sayılı dosyasında da hasarın meydana gelmesindeki asıl sebebin zeminin sağlam olmamasından kaynaklandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, hasarın meydana gelmesinde davalının herhangi bir kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, İTÜ İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. İnşaat Yüksek Mühendisi …tarafından hazırlanan 11.03.2013 tarihli teknik raporda; “vinç için verilen tekerlek yükü değerlerinden raya dik maksimum yatay kuvvet değerinin (23.4 kN) oldukça küçük alınmış olması, kesme kuvvetinin betonlarla temele aktarılması, temel beton kalitesinin düşük olması” nedeniyle hasarın meydana geldiği kanaatine varıldığı, vincin kurulumunda yatay kuvvet değeri düşük alınmasa idi kesme kuvveti temele daha az aktarılacağını ve söz konusu zararın meydana gelmeyeceğini, davalının tam kusurlu olmadığını kabul anlamına gelmemek üzere; söz konusu vincin montajının davalı tarafından gerçekleştirildiği hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, davalı tarafın montaj işlemini gerçekleştirirken basiretli bir tacir gibi davranarak zeminin montaja uygun olup olmadığını denetlemesi ve uygun değilse bunu derhal ilgililere bildirmesi hatta gerekirse bu şartlarda montaj işlemini gerçekleştirmemesi gerektiğini, davalının zararın meydana gelmesinde kusuru olduğunun açık olduğu, Mahkemece bozma ilamına uyularak ek rapor alınmasına karar verildiği ancak ek rapor alınmasının dosyada çoğunlukla bir fayda sağlamadığını bu nedenle ek rapora itiraz dilekçelerinde belirtildiği gibi İTÜ İnşaat Mühendisliği ve Makine Mühendisliği Fakültelerinden bilirkişi isimleri istenilmesine, dosyanın bu listeden seçilecek kişilerden oluşan yeni bilirkişi heyetine tevdii edilerek rapor alınmasına karar verilmesini istediklerini ancak taleplerinin kabul edilmediğini, itirazlarının karşılanmadan hüküm kurulduğunu, ayrıca davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine aykırı olduğunu, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek resen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, makine kırılma sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun’un 1472 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.