YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/484
KARAR NO : 2023/4068
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1251 Esas, 2021/1455 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/291 E., 2018/1284 K.
Taraflar arasındaki ayıplı malın misli ile değiştirilmesi, bedel iadesi ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin dava dışı finansal kiralama şirketi ile akdedilen finansal kiralama sözleşmesi ile davalılardan bir adet iş makinesi satın aldığını, iş makinesinin satın alma tarihi itibariyle değerinin 195.784,50 euro olduğunu, davalı Ceylan ..şirketinin 09.05.2012 tarihli garanti belgesini imzaladığını, davalı satıcı ASC .. şirketi ile 17.04.2012 tarihli satış sonrası sözleşmenin imzalandığını, iş makinesinin kullanılmaya başlamasından kısa bir süre sonra arıza verdiğini makine içerisindeki palet sistemindeki dişli takımının aşırı bir aşınma sonucu kullanılmaz hale geldiğini, arızanın ihtarname ile her iki davalıya da bildirilerek yenisi ile makinenin yenisi ile değiştirilmesinin talep edildiğini, davalı ….. şirketinin cevabi yazısında arızanın kullanım hatasından kaynaklandığını bildirdiğini, bunun üzerine Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/9 D.iş sayılı dosyasında tespit yaptırdıklarını, alınan bilirkişinin raporunda arızanın rim dişlisindeki ve paletlerdeki bir boşluktan kaynaklandığını ve üretim kaynaklı olduğunu tespit edildiğini, makinenin işleyemez hale gelip müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, iş makinesi kiralamak zorunda kaldıklarını, makinedeki gizli ayıp nedeniyle davaya konu iş makinesinin bedeli olan 195.784,50 euronun işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bunun mümkün görülmemesi halinde aynı nitelik ve özelliklerdeki misli ile değiştirilmesine karar verilmesini, iş makinesi kiralanması nedeniyle davacının uğradığı zarar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL, kiralamaya kadar geçen sürede uğranılan kar kaybı için şimdilik 5.000,00 TL olmak üzere 15.000,00 TL zararın bankalarca uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Ceylan Otomotiv San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreler ve yasal ihbar süreleri geçildikten sonra davanın açıldığını, araçtaki ayıpların davacının hatalı ve kusurlu kullanımından meydana geldiğinin sabit olduğunu, müvekkili davalının araca ilişkin şikayetlerden üretici olmaması nedeniyle sorumlu olmadığını, davacının seçimlik hak kullanmak için yeterli ve gerekli koşulların oluşmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı … Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davaya konu makineyi finansal kiralama şirketine sattığını, davacı tarafından makinenin kiralandığını, iş makinesini yetkili servis davalı Ceylan..şirketi tarafından eksiksiz ve çalışır olarak davacıya teslim edildiğini, sözleşmeye göre İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili kılındığını, müvekkilinin davacı ile arasında bir alım satım ilişkisinin bulunmaması nedeniyle davacının taraf sıfatı bulunmadığından davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, iş makinesinin ayıplı olmadığını, D.iş dosyasındaki bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, tazminat kalemlerinin afaki olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 06.06.2016 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; arızanın yine hiçbir bilimsel tespit inceleme ve açıklama ile gerekçeye yer verilmeden makine üzerinden yapılan incelemenin sonuçlarının açıklandığı buna göre gerek tespit dosyasında alınan bilirkişi kurulu gerekse yargılama sırasında alınan 06.06.2016 tarihli raporun hükme esas alınmasının mümkün bulunmadığı, uzman öğretim üyesi bilirkişilerden oluşan üçlü bilirkişi kurulundan alınan raporun hükme esas alındığı, bu raporda tarafların iddia ve savunmaları ile sundukları belge örnekleri, dinlenen tanık beyanları ve servis formları değerlendirilerek yapılan inceleme ve tespit ile ulaşılan sonucun gerekçesi raporda ayrıntılı ve bilimsel açıdan irdelenerek gösterildiği, sonuç olarak ortaya çıkan hasarın üretim kaynaklı yada ayıplı mal üretim sonucu olduğunu söylemenin mümkün olmadığı, aracın kullanım talimatı ve kurallarına, servis tavsiyelerine uygun kullanımı halinde herhangi bir problemin söz konusu olmayacağının tespit edildiği, davaya konu iş makinesinin üretimden kaynaklı bir ayıbının bulunmadığı, ayıpsız olarak davacı tarafa teslim edildiği, aracın kullanım talimatı ve kurallarına ve servis tavsiyelerine uygun kullanılmaması ve davacı tarafça hatalı kullanım nedeniyle arızanın meydana geldiği anlaşılmakla ve tespit dosyasında alınan rapor ile 06.06.2016 tarihli bilirkişi kurulu raporlarının gerekçesiz, bilimsel ve somut olaya uygun ayrıntıları, tespit ve değerlendirmeleri içerir nitelikte raporlar niteliğinde bulunmadığı göz önünde tutularak hükme esas alınan son bilirkişi kurulu raporu ile de bu yönü ile çelişen raporlar sayılamayacağı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında, davadan önce yaptırılan 01.04.2013 tarihli tespit raporuna göre iş makinesinin üretim ayıbı olduğunun tespit edildiğini, sonra Mahkemece talimat mahkemesi aracılığı ile ve yerinde inceleme yapılarak dava konusu iş makinasında yapılan inceleme ile alınan 06.06.2016 tarihli bilirkişi raporunda “imalat ayıbı olduğunu, ancak gizli ayıp niteliğinde olmadığını, kullanım ve bakım eksikliğinin olmadığını” belirttiğini, gerek 06.06.2016 gerekse 01.04.2013 tarihli bilirkişi raporlarında iş makinasındaki imalat ayıbı bulunduğunun tespit edildiğini, İlk Derece Mahkemesince alınan bu iki rapor içinde her ne kadar raporu ilmi ve bilimsel verileri kullanmadığı gerekçesi ile yetersiz görmüş ise de sonuçta konusunda uzman 3 farklı makina mühendisi olan bilirkişiler kurulu yerinde araç başında aracı görerek sürerek ve kontrol ederek bu tespiti yaptırdıklarını, mahkemece bu raporlardan sonra İstanbul’da ayıplı makinayı görmeden ve kontrol dahi etmeden dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, bilirkişi heyetinin son derece vahim bir hataya imza atmak sureti ile hatalı bir rapor tanzim ettiğini, bilirkişice yapılan palet sisteminin çalışmasına yönelik teknik analize bir diyecekleri olmadığını, palet sisteminin zamanla aşınmasına da bir diyecekleri bulunmadığını, bu ihtimal dahilinde olan bir şey olduğunu, ancak 5 yıl içinde aşınması gereken bir sistemin 2 hafta içinde aşınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirkete ait bir çok iş makinası var iken sadece bu makinada sorun çıkması ayrıca irdelenmesi gereken bir konu olduğunu, bilirkişinin bu tespitleri yapmasına rağmen mahallinde keşfen inceleme yapmadan veya makina üzerinde yeterli tetkik ve araştırma yapmadan yeterli bilgi ve donanıma sahip olmadan ortaya çıkan durumun aşınmanın üretim kaynaklı ve ayıplı mal üretimi olmadığı kanaatine varmış olmasını hayretle karşıladıklarını, bilirkişinin adeta davalı taraf söylemleri ile tespit ve değerlendirmede bulunduğunu, mahkemenin eksik ve hatalı değerlendirme ile hüküm tesis ettiğini, bilirkişinin makinayı görmeden standart dışı malzeme kullanılıp kullanılmadığını bilemeyeceğini, kullanılmış ise mühendislik tekniğine uygun olup olmadığını bilemeyeceğini, huzurdaki davanın niteliği gereği hükme esas alınan bilirkişi raporunun keşfen yapılan bir inceleme sonucu verilmiş bir rapor olmasının zorunlu olduğunu, bilirkişinin ancak iş makinasını yerinde görerek, yürüterek ve inceleyerek bir değerlendirme yapabileceğini, bu şekilde malzemelerin standart dışı olup olmadığını, aşınmanın neden kaynaklandığının açık bir şekilde tespit edilebileceğini, kaldı ki adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesince alınan 01.04.2013 tarihli mahalinde iş makinası üzerinde yapılan incelemede arızanın rim dişlisi veya paletlerdeki bir boşluktan kaynaklandığı tespitinde bulunulduğunu, bilirkişinin buna hiç değinmediğini, mahalinde yapılan bu tespit bile başlı başına imalat veya üretim hatasını gösterdiğini, tüm bu hususlar ve itirazlar sayın mahkemede dile getirilmiş özellikle bilirkişi raporları arasında mübayenetin giderilmesinin istendiğini, bilirkişi raporuna yönelik itirazların kabulü ile raporlar arasındaki mübayenetin giderilmesi, tüm iddia ve savunma çerçevesinde rapor tanzimi için dosyanın mahallinde keşfen icra etmek ve dava konusu iş makinasının incelenmesi sureti ile bu sefer özellikle mümkün olması halinde Adıyaman Üniversitesi Makina Mühendisliği bölümünde öğretim görevlilerinden oluşan bir bilirkişi heyeti ile inceleme yapılması için ilgili Adıyaman Mahkemelerine talimat yazılmasına karar verilmesinin talep edildiğini, Mahkemece bu haklı itirazın usul ve kanuna ve Yargıtay uygulamalarına aykırı olarak dinlenmediğini ve karar tesis edildiğini, buna ilişkin Yargıtay kararlarının ekte sunulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 282 nci maddesi uyarınca hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer deliller ile birlikte serbestçe değerlendireceği, buna göre bilirkişi raporlarının takdiri delil olduğu, Mahkemece tespit dosyasında ve yargılama aşamasında talimat ile alınan 06.06.2016 tarihli bilirkişi raporlarına niçin itibar edilmediği, itibar edilen bilirkişi raporuna itibar edilme nedeni ile dosyaya sunulu deliller değerlendirilerek ve gerekçesi yazılmak suretiyle karar verildiğinin anlaşıldığı, buna göre davacı vekilinin 01.04.2013 ve 06.06.2016 tarihli bilirkişi raporları dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğu, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verildiği yönündeki istinaf nedenleri yerinde görülmediği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun, dosyadaki deliller, önceki bilirkişi rapor içerikleri, servis raporları ve tanık anlatımları da dahil olmak üzere, dosyaya sunulu deliller dikkate alınarak düzenlendiğinin anlaşıldığı, buna göre davacı vekilinin hükme esas alınacak bilirkişi raporunun keşfen düzenlenmesi gerektiği, oysa mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunun keşfen düzenlenmemesinin yasaya aykırı olduğu yönündeki istinaf nedeninin de yerinde görülmediği, İlk Derece Mahkemesi karar ve gerekçesinde kanun ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve resen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu iş makinasındaki arızanın üretim nedeniyle mi yoksa kullanım hatası sonucu mu oluştuğu hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava, ayıp nedeniyle sözleşmenin feshi ile bedel iadesi ve ayıplı malın kullanılamaması nedeniyle yerine kiralanan aracın kira bedeli tahsili ve davacının zararlarının tazmini istemine ilişkindir.
Davadan önce davacının talebi ile Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/9 Değişik İş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi heyet raporunda, dava konusu iş makinesinin istikamet rim dişlisi ve yürüyüş makaralarında aşınma tespit edildiği, bu aşamaların palet muhafazasına sürtünmeden dolayı meydana geldiği ve üretimden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Dava açıldıktan sonra alınan 06.06.2016 tarihli heyet raporunda; iş makinesinde imalat ayıbının bulunduğu, ancak bu ayıbın gizli ayıp niteliğinde olmadığı, ayıbın kullanımdan yada bakım eksikliğinden kaynaklanmadığı, arızalı yedek parçaların KDV dahil 76.914,76 TL’ye bakım onarım yapılabileceği, bu tutar dikkate alındığında satım feshine yada iş makinesinin iadesine gerek olmadığı rapor edilmiş, itiraz üzerine alınan 28.07.2017 tarihli heyet raporunun değerlendirme bölümünde dosya kapsamında alınan bilirkişi heyet raporlarında teknik ölçümlerin yapılmadığı, başka bir deyişle göz kararıyla fotoğraflanarak ölçümler yapıldığı, özel nitelikli malzemeden (çelik) standardı konarak belirlenerek, buna göre üretilmiş bir malın imalat hatasından bahsedebilmek için önce standart dışı malzeme kullanılıp kullanılmadığını araştırmak standarda uygun malzeme kullanılmış ise bu defa hiç bir tartışmaya meydan vermeyecek biçimde mühendisliğin kabul ettiği teknik ölçümlerle durumu belirlemek gerektiği, raporlarda böyle bir tespitin olmadığının ortada olduğu belirlenmiş, netice olarak ortaya çıkan durumun veya tartışma konusu aşınmanın üretim kaynaklı yada ayıplı mal üretimi sonucu olduğunu söylemenin mümkün olmadığı, aracın kullanım talimatına kurallarına servis tavsiyelerine uygun kullanımı halinde herhangi bir problemin söz konusu olmayacağı, aracın değişiminin şart olmadığı belirtilmiş, iş bu rapora davacı vekili tarafından yapılan itiraz Mahkemece reddedilerek davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece yargılama esnasında alınan bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu gibi, hükme esas alınan bilirkişi raporu dava konusu araç üzerinde inceleme yapılmaksızın dosya tetkiki ile oluşturulmuştır. Bu durumda, Mahkemece, üniversitelerin Makine Mühendisliği bölümünde görevli dava konusu makine konusunda uzman bilirkişilere tevdii ile raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, davacı vekilinin 28.07.2017 tarihli rapora itirazları da karşılanacak biçimde makinede ayıp bulunup bulunmadığı, var ise ayıbın niteliği, imalat hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.